2019 yılı mayıs ayının 19’uncu günü Samsun’a ulaştım.

Güzel, güneşli bir sabahtı. “İlk Adım” limanı Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlarla dolmuştu. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışının 100.yılı idi. Ben de “Cumhuriyet’in kazanıldığı topraklar” sloganına sahip Afyonkarahisar’da görev yapan bir tarih öğretmeni sorumluluğu ile oradaydım.
 Ben de o tarihi anın heyecanını duymak, o ruhu hissetmek istiyordum.

2019 yılında, Millî Mücadele’nin 100.yılı çerçevesinde, bir yıl boyunca yapılacak etkinliklerin ilk adımı Samsun’da olacaktı. Sonrasında ise Amasya, Erzurum ve Sivas… Samsun beni çok etkiledi, çok kalabalıktı, inanılmaz bir heyecan vardı insanlarda.

 Samsun’da yaşadıklarımdan sonra kendi kendime şunu dedim: “Evet, Muhammet Öztürk, daha sonra Amasya’ya, Erzurum’a ve Sivas’a da gitmelisin.” Samsun’dan itibaren, kendi kendime, omuzlarıma farklı bir görevi yüklemiştim; 2019’daki bütün 100.yıl etkinliklerini yerinden takip etmek. Ettim de… 21-22 Haziran’da Amasya Genelgesi’nin, 23 Temmuz’da Erzurum Kongresi’nin, 4 Eylül’de Sivas Kongresi’nin 100.yılı etkinlikleri için bu şehirlere gittim. Bu etkinliklerden 1 yıla yayılanlar da oldu 4 ay yapılanlar da… Tabii ki etkinliğin yoğunlaştığı belirli bir zaman dilimi de oldu.

2022 yılında Büyük Taarruz’un ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 100.yıl etkinlikleri yapılacaktı. Bildiğiniz üzere o etkinliklerin merkezi de Afyonkarahisar şehri olacaktı… 2022 yılı Zafer Bayramı’nın 100.yılı olacaktı, Zafer Yılı olacaktı ve önümüzde 3 yıl vardı.

Neydi, benim 2019’da kendime yüklediğim görev? Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta yapılanları, izlenimlerimi, değerlendirmelerimi, karşılaştırmalarımı, öngörülerimi bir rapor haline getirecektim.
O şehirlerde yapılan etkinlikleri izlerken iyi bir şey gördüğümde “Evet, bu kesinlikle Afyon’da olmalı”, bir olumsuz durumla karşılaştığımda “Aman dikkat! Bunu kesinlikle Afyon’da yapmayalım. Buna önlem alalım diyordum. Ve daha neler neler!

İşte, 2019’da Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas’ta yapılan etkinliklerden bir rapor oluşturdum. Bu rapor “MİLLİ MÜCADELENİN 100.YILINDAN ‘2019’DAN 2022’YE’ AFYONKARAHİSAR İÇİN BİR ÖNGÖRÜ RAPORU” adını taşıyordu. Araştırma raporu aynı zamanda bir TÜBİTAK yarışmasında 12 Mart 2020 tarihinde ikincilikle ödüllendirildi. O zaman 2022’ye iki yıl vardı. Şimdi ise 2022’ye girdik. Zafer Yılı başlıyor? Başladı…

2022’ye girdiğimiz şu zaman diliminde şu soruları sormak istiyorum:
  • Zaferin 100.yılına hazır mıyız?”  “Ne kadar hazırız?”
  • “Yol haritamız nedir?” “Neler yapılmalı?” “Nasıl yapılmalı?”
  • “Zafer Yılı yerel de mi kalacak, yoksa ulusal hale getirebilecek miyiz?”

Aslında yazılacak, anlatılacak ve yapılabilecek o kadar çok şey var ki… “Cumhuriyet’in kazanıldığı topraklar” sloganını yaşatan Afyonkarahisar’ın 100.Yılda Zafer Yılı etkinliklerinde fark yaratmasını çok isterim.

Bu şehir zafer kelimesi ile anlam buluyor. Zaferin Merkezi, Zafer Meydanı, Zafer Anıtı, Zafer Müzesi, Zafer Stadı, Zafer Havaalanı… Zaferin 100.yıl sorumluluğu ile çalışmalar yapıp zafer ruhunu ve bilincini gelecek nesillere taşımak hepimizin önemli bir görevidir.

AFYONHABER platformunda “Zaferin Sesi” başlıklı köşemde 2022-Zafer Yılı merkezli yazılarımla sizlerle birlikte olacağım.

Bazen Zafer Yılı ile ilgili raporumda yazan önerilerimi sunacağım. Bazen arşiv belgelerinden ilk kez duyacağınız zafer hikayelerini sizlerle paylaşacağım.

Gelin, 2022’de zafere birlikte ses verelim.


[email protected]