İstiklal Harbi döneminde vatan topraklarının bağımsızlığı için, zafer için mücadele etmiş önemli kadın kahramanlarımız vardır. Melek Reşit Hanım, Kara Fatma, Şerife Bacı, Halime Çavuş, Gördesli Makbule, Tayyar Rahmiye, Ayşe Hanım (Mehmet Çavuş), Şerife Kübra, Süreyya Sülün, Nazife Kadın, Kamalı Fatma, Adile Hala… Türkiye’nin dört bir tarafında kadar çok kadın kahraman var ki… Fakat ben size bugün başka bir şehirdeki kadın kahramandan değil Afyonkarahisarlı 15 yaşında genç bir kadın kahramandan bahsedeceğim… Çaylı Fatma’dan…

Evet, bu yazacaklarım ilk kez yazılacak… İlk kez ortaya çıkardığım bir belge olacak… Çaylı Fatma’yı Çaylılar dahi bilmiyor olabilir. Soyadını ve köyünü de yazacağım... Afyonhaber aracılığıyla bütün Afyonlular, bütün Çaylılar öğrensin.

Kadın Kültür Evleri’nde yaptığım Zaferin 100.Yılında Zaferin Kadınları adlı konferanslarımda ve okullarda yaptığım Zulmün ve Zaferin Tanıkları 100.Yıl Konferanslarımda bu şehrin kahramanlarını dilim döndüğünce anlatıyorum. İnanıyorum 100.Yılda bu şehrin insanları kendi kahramanlarını daha çok tanıyacak.
 


Şimdi gelelim Çaylı Fatma’ya…

2 Nisan 1921 günü Yunan ordusunca işgal edilen Çay, bir gün sonra 3 Nisan 1921 günü ordumuzca geri alınmıştır. Daha sonra 21 Ağustos 1921 günü ikinci kez işgal edilen Çay 24 Eylül 1921 günü kurtarılmıştır. Sonraki süreçte 26 Ağustos 1922’de Şuhut Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz’a kadar sevk ve idarede önemli yerlerden biri olmuştur.
 


1907 doğumlu Fatma, Çay ilçesinin Kılıçyaka köyündendir. Büyük Taarruz zamanında 15 yaşındadır. İleride evlenmiş ve Soyadı Kanunu’ndan sonra Yıldızhan soyadını almıştır. Onun adı Fatma Yıldızhan

Ulaştığım arşiv belgesinde Çaylı Fatma Yıldızhan, Büyük Taarruz öncesi ve sırasında yaşananları bakın nasıl anlatıyor? Haydi, onun dilinden vereyim cümleleri size… Çaylı Fatma anlatıyor…

“Köyümüzden eli değnek tutan herkes savaşa katıldı. O zaman köyümüz 25-30 hane arasında idi. İşgal günlerinde Yunan askeri köyümüze gelip 50 koyun alınacak deyip aldılar. Daha sonra beğendikleri bir atı da alıp gittiler. Zorla aldılar….”

Savaş dönemi yaşadıkları zulmü gözler önüne seriyor Çaylı Fatma… Ve devam ediyor anlatmaya…

“Biz daha sonra Milli Hükümetimize de bulgur, fasulye, mercimek ve giyecek çamaşırlar gönderdik. Verdiklerimiz bağış şeklinde oldu… Ben kağnı ile cephane taşıyan bir birliğin içinde idim. Dumlupınar yakınlarda bir köylü kadını sevinç içinde bizi karşıladı. Elinde ayran tenceresi ile bize yaklaştı. ‘Allah razı olsun Kemal Paşa’dan, bizleri kurtardı. Sizlerden de Allah razı olsun’ dedi. Ben Kemal Paşa adını ilk kez orada duymuştum.”

Onun Mustafa Kemal Paşa ismiyle karşılaşması ilk kez böylece oluyor. Peki, Çaylı Fatma ne yapmıştı Kurtuluş Savaşı’nda, görevi neydi Çaylı Fatma’nın? Bakın neler yaptığını şöyle anlatıyor:

“Ben, kağnı kolunda görevli idim. Şimdiki Çay’dan kağnıya bir şeyler sarıldı. Bir kağnı başına görevli olarak verildim. Bu yiyeceği Afyon’a götürüp askeriyenin erzak bulunan yerine indirdik. Yine kağnıya sandıklar sarıldı. Üzerleri kapalı idi. Ne olduklarını bilmiyordum. Afyon’dan öğleye doğru Dumlupınar’a doğru hareket ettik. Akşam hava kararınca Dumlupınar’a vardık. O gece kağnı başında yattık. Sabah Dumlupınar halkı bizi görünce etrafımıza sevinçle doldular. Halk sevinçlerini bizlere sarılarak gideriyorlardı. Aynı gün Uşak’a doğru hareket ettik. Yollarda pek çok ölü ve kan gördük. Ölüler ise Türk ve Yunan askerleriydi. Az ötede top sesleri kulaklarımızı çınlatıyordu ama biz de ileri gitmekten geri kalmıyorduk. Akşamüzeri Uşak’a vardık. Orada kağnılarımızdan yükleri boşalttılar. İki gün İzmir’e göndereceğiz diye bekletildik. Ayağımızda çarık bile yoktu. Perişan durumumuz ve ayağımızda çarıkların bile olmadığın görmeleri sonucu, bizi ileriye değil geri memleketimize gönderdiler. Biz de üç-dört kadın arkadaş yaya olarak Sandıklı üzerinden köyümüze geldik. Şimdi vatanımızın kurtuluşunu görmek ve seyretmek bana gurur veriyor.”
 

Çaylı Fatma bu topraklarda zulmü görmüş ve sonrasında ise zafer için savaşmış 15 yaşında genç bir kızdı. Sonraki yıllarda zaferin gururunu ise yüreğinde hep yaşadı.

Şimdi Zafer’in 100.yılında Çaylı Fatma gibi kahramanlarımızın adını yaşatmak bize düşer. Dediğim gibi ben konferanslarımda anlatıyorum, yazdığım kitaplarda anlatıyorum onu ve onun gibi kahramanlarımızı…

En kısa sürede Çay’a gideceğim, Kılıçyaka köyüne gideceğim, mezarını bulup bir Fatiha okuyacağım. Belki de başına bir Türk bayrağı asarım…

Belki bu yazımız bir vesile ile Çay Kaymakamımıza, Çay Belediye başkanımıza ulaşır ve onun adını birlikte Çay’da daha çok duyurabiliriz.

Belki de onun mezarının başına “İstiklal Harbi Kahramanı Çaylı Fatma” diye bir kitabe diksek, onun cümlelerini o kitabeye yazsak güzel olmaz mı?

Zaferin 100.yılında onun adını yaşatalım.

15 yaşında bir kahraman Çaylı Fatma’ya ve Zafer’in bütün kadınlarına…

Saygı ve rahmetle…