Afyonkarahisar’dan Arktik’e uzanan bir bilim yolculuğu… Bu sadece bir okulun değil, bir şehrin vizyon hikâyesi.

Geçen gün, başarılarını uzun zamandır yakından takip ettiğim Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezini ziyarete gittim. Ne zamandır gidip görmek istediğim bu Bilim ve Sanat Merkezi’ni bu kez uzaktan izleyen değil; yerinde gören bir Afyonkarahisarlı eğitimci ve yazar olarak, Türkiye birinciliklerine, aldıkları derecelere ve başarılarının sevinçlerine ortak olmak, şehrim adına gururlanmak için ziyaret ettim. Okulun kapısından içeri adım attığımda hem merak hem heyecan vardı.

Bir okulun havasını kokladım o gün. Koridorlarda dolaştım, duvarlara asılı projelere baktım. Sessiz ama yoğun bir çalışma iklimi vardı. Kapıdan içeri adım attığımda ilk dikkatimi çeken şey, ödüllerle dolu köşeydi. Kupalar, plaketler, dereceler… Ama o köşe sadece bir başarı vitrini değildi. Atatürk’ün fotoğrafının ve bayrağımızın ışığı altında toplanmış onlarca ödül vardı. Sanki hepsi aynı çatı altında, aynı ideali işaret ediyordu.

O manzaraya bakarken şunu düşündüm: Bu başarılar yalnızca bir okulun değil, bir inancın ürünüdür. Cumhuriyet’in emanet ettiği gençlerin, yine Cumhuriyet’in değerleriyle bilim üretmesi… O köşe sadece metal ve camdan ibaret değildi; bir duruştu.

Ziyaretim sırasında daha önce randevu aldığım Müdür Yardımcısı İdris Özek Hocamızla görüştüm. Mütevazı bir şekilde süreci anlattı:

“Biz burada çocuklara sadece proje yaptırmıyoruz, önce merak etmeyi öğretiyoruz.”

Bu cümle aslında her şeyi özetliyordu: Planlı çalışma, disiplinli takip ve sabır… Tesadüf yoktu.

Ardından Okul Müdürü Hakan Gümüş Bey ile tanıştım. Başarıyı anlatırken bile öğrencileri ön plana koyuyordu:

“Önemli olan derece değil, çocuğun kendi potansiyelini keşfetmesi.”

O an anladım ki, bu okulun başarısının arkasında sadece projeler değil, güçlü bir yönetim anlayışı var. Makamın önünde duran değil, öğrencinin arkasında duran bir idare…

Elbette Bilim ve Sanat Merkezleri belirli ölçütlerle öğrenci kabul ediyor. Zeki, meraklı ve potansiyeli yüksek gençler burada bir araya geliyor. Ancak asıl fark, o potansiyelin nasıl işlendiğinde ortaya çıkıyor. Doğru rehberlik, sabırlı takip ve disiplinli çalışma olmadan yalnızca yetenek başarıya dönüşmüyor. Kurum; Özel Yeteneklilerin Eğitimi olarak 2016-2017 Öğretim yılında hizmete başlamış. Tam gün ve hafta sonları eğitim vermekte. 4 Yönetici, 23 öğretmen ve 730 öğrenci ile 1 hizmetli burada özverili çalışma yapıyorlar.

Murside Oklu Ayhan Bilsem

Koridorlarda dolaşırken şunu fark ettim: Rakamlar elbette önemli. Ama o rakamların oluştuğu iklim daha önemli. Ve rakamlar gerçekten konuşuyor:

· 2 Dünya Birinciliği

· 19 TÜBİTAK Türkiye Derecesi

· 16 TEKNOFEST Türkiye Derecesi

Toplam 37 ulusal ve uluslararası ödül.

Bu başarı tesadüf değil; planlı çalışmanın, güçlü bir vizyonun ve istikrarın sonucu.

Kurum, neredeyse 10 yıldır hizmet veriyor ve Afyonkarahisar’da özel yetenekli öğrencilere eğitim sağlayarak birçok başarıya imza atıyor. 2023–2024 ve 2024–2025 eğitim öğretim yıllarında üst üste iki yıl TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmaları’nda Türkiye’nin en başarılı okulu oldu.

Böyle bir başarı başka bir şehirde doğsaydı, şehir günlerce bu gururla konuşur, meydanlar afişlerle süslenir, öğrencilerin adı dilden dile dolaşırdı. Oysa bu büyük başarı, Afyonkarahisar’da çoğu zaman mütevazı bir sessizlik içinde yoluna devam ediyor. Şimdi soralım kendimize: Bu emeği yeterince sahipleniyor muyuz? Bu başarıyı gerçekten görünür kılıyor muyuz?

Bu başarıların arkasındaki öğretmenlerimize, idarecilerimize ve öğrencilerimize gerçekten gereken değeri verebiliyor muyuz? Çünkü başarı sadece kazanmak değildir; hak ettiği değeri görebilmektir.

Özellikle kutup ve iklim araştırmaları alanındaki çalışmalar dikkat çekici. Son dört yılda TEKNOFEST kapsamında düzenlenen 2204-C ve 2204-D yarışmalarında Türkiye’nin en çok ödül alan okulu oldu. Kutup alanında 6, iklim araştırmalarında 5 derece…

Düşünün: Afyon’dan çıkan bir genç, Arktik’te bilim yapıyor. Karın ve buzun ortasında, dünyanın geleceği için veri topluyor.

· Hulusi Diler, 2023 yılında TÜBİTAK Arktik Bilim Seferi’ne Türkiye’den katılan ilk lise öğrencisi oldu.

· Aslı Kılcı, 2025’te aynı gururu Afyonkarahisar’a yaşattı.

2025 yılında TÜBİTAK ve TEKNOFEST’te toplam 11 Türkiye derecesi elde edildi:

· TÜBİTAK finallerinde 3 Türkiye Birinciliği, 1 İkincilik, 1 Üçüncülük ve 1 Teşvik Ödülü

· TEKNOFEST finallerinde 1 Türkiye Birinciliği, 3 İkincilik ve 1 Toplumsal Fayda Ödülü

Başarı kürsüde birkaç dakikadır, ama emek aylar süren sessiz bir yolculuktur. Laboratuvarda sabahlayan öğrenciler, “Bir kez daha deneyelim” diyen genç zihinler, azmi büyüten öğretmenler ve vizyon koyan yönetim anlayışı…

Bu gurur kimin? Sabahlayan öğrencinin, yol gösteren öğretmenin, hedef koyan yöneticinin, evinde dua eden annenin, sessizce destek olan babanın.

Bu gurur Afyonkarahisar’ımızın. Bu başarı yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, Türkiye’nin de kazancıdır. Çünkü bilimde atılan her adım, ülkenin yarınlarına yapılan bir yatırımdır. Arktik’te veri toplayan bir genç, sadece bir okulun değil; Türkiye’nin bilim ufkunu temsil ediyor.

Çünkü başarı tek başına büyümez. Şehir sahiplenirse kök salar. Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi’nde başarı tek bir isme değil, ortak bir iradeye aittir.

Afyonkarahisar’da bir Bilim ve Sanat Merkezi…
Çocuklar günlerce uğraşıyor, projeler hazırlıyor, sorular soruyor. Ama asıl mesele proje değil; zihniyet. Bir ülkenin bayrağı yalnızca törenlerde dalgalanmaz. Laboratuvarda da dalgalanır. Bir çocuğun gözündeki ışıltıda da dalgalanır.

Eğer hedef büyükse, çocuklara güvenmek gerekir. Bilim sessiz bir devrimdir. Ve o devrim sınıflarda başlar. Bugün Afyonkarahisar’da bir öğrenci deney yapıyorsa, yarın o deney bir ülkenin kaderini değiştirebilir. Bayrak yalnızca geçmişin hatırası değildir; geleceğin sorumluluğudur.

Bu vesileyle, Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi’ne desteklerini esirgemeyen Valiliğimize, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze, okul müdürüne, idarecilerine, öğretmenlerine öğrencilerine ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum.

Artık başarı bir durak değil; daha uzun bir yolun kendisidir. Afyonkarahisar’dan yükselen bu ışık, Türkiye’nin dört bir yanında görülmeli, ilham olmalı ve yarınları aydınlatmalı.

MÜRŞİDE OKLU AYHAN

Eğitimci Yazar