Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Afyonkarahisar Belediye Meclis Üyesi Halil İbrahim Baykara, TV3 Televizyonunda Kadir Kaplan’ın hazırlayıp sunduğu ‘Diskur’ programına konuk olarak belediye meclisinde yaşanan tartışmaları ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 2009 yılından bu yana belediye meclis üyeliği görevinde bulunduğunu hatırlatan Baykara, geçmiş dönemlerde de tartışmalar yaşadıklarını ancak bunların Afyonkarahisar için daha güzel şeyler yapma amacı taşıdığını belirtti.

"Hiçbir Zaman Basit Şeylerden Dolayı Tartışmadık"

Geçmişteki çalışma dönemlerine değinen MHP Meclis Üyesi Halil İbrahim Baykara, şu ifadeleri kullandı: "2009 ve 2019 arası çok büyük tartışmalar yaptık. Ama bu tartışmaların tamamı Afyon'umuza, daha güzel şeyler yapmanın tartışmalarını yaptık. Hiç böyle çok basit, çok basit şeylerden dolayı hiçbir zaman tartışma yapmadık." Mevcut mecliste yaşanan tartışmalara şaşırdığını ve anlam veremediğini dile getiren Baykara, meclis üyelerinin çoğunun uzun yıllardır birbirini tanıdığını, sokakta selamlaştığını ve aynı masayı paylaştığını ifade ederek şunları söyledi:

"Belediye Meclisi'nde bulunan insanların çoğu, hatta neredeyse tamamı daha önceden yıllardan beri birbiriyle yıllardır tanııştığımız, görüştüğümüz, sokakta merhaba dediğimiz, efendim beraber oturup çay kahve içtiğimiz, yemek yediğimiz insanlardan oluşuyor. Koca koca insanlar çok basit şeylerden dolayı böyle birbirlerine olmadık şekilde, hatta ayıp şekilde davranmalarını ben anlayamıyorum. Sebebini düşünüyorum, sebebi falan da yok yani. Sebebi de yok yani çünkü insanlar birileri meşhur olmak ister, zaten meşhur çoğu. Yani kimisi o da başkanı, kimi bilmem ne başkanı. Anlayamıyorum ve utanıyorum. Ben bu dönem meclis üyesi olduğumdan dolayı utanıyorum."

DP İl Başkanı Bülbül'den Hükümete Sistem Eleştirisi
DP İl Başkanı Bülbül'den Hükümete Sistem Eleştirisi
İçeriği Görüntüle

"İyi ki MHP Mensubuyum, İlkelerimizden Asla Sapmadık"

MHP’lilerin hiçbir zaman ilkelerinden sapmadığını vurgulayan Baykara, partisinin duruşunu şu sözlerle anlattı:

"Bizim siyasi olarak anlaşamadığımız insanlar var. Ben Milliyetçi Hareket Partisi mensubuyum. İyi ki ben Milliyetçi Hareket Partisi mensubuyum. İyi ki benim liderim Devlet Bahçeli. Yani ben şu dönemde, benim kendi partimi ve teşkilatımı, liderimin kıymetini daha çok anladım. Bizim duruşumuz vardır, görüşümüz vardır. Efendim, ilkelerimiz vardır, inançlarımız vardır. Biz ona göre hareket ederiz. Hiçbir zaman sapmayız. Dün FETÖ'ye biz 2008'lerde, 2009'lerde, 2007'lerde daha önceden okyanus ötesi diye söylediğimiz FETÖ, bizim beğenmediğimiz, sevmediğimiz milletimize, memleketimize, devletimize zararlı olduğunu o dönemde, bundan 20 sene önce söylediğimiz FETÖ millet şimdi birbirini suçluyor. Sen şusun, sen busun. Çoğunuz zaten öyleydi. Çoğunuz öyleydi. Sadece ülkücüler ve Milliyetçi Hareket Partisi mensupları o gruplara da FETÖ'dür, bilmem nedir, zararlı hiçbir şeye dahil olmamışızdır. Memleketimize, milletimize, devletimize zarar verecek hiçbir grubun, hiçbir teşkilatın içerisinde biz olmadık. Ondan dolayı çok şükür, her yerde başımız dik, alnımız açık şekilde geziyoruz. Her şeyi söylemeye de hakkımız oluyor."

"İnsanlar Siyasetten ve Herşeyden Soğudu"

Afyonkarahisar Belediye Meclisinde yaşanan tartışmaları çok çirkin bulduğunu belirten Baykara, meclis sonrasında insanların kendileriyle alay ettiğini dile getirdi. Bu tür görüntülerin toplumda siyaseti sarstığına işaret eden Baykara, şunları kaydetti:

"Bu görüntülerin, yani hem ulusal kanallardaki hem sizin kanallarınızdaki görüntüler, çirkin görüntüler, siyasilerle ilgili çirkin görüntüler, toplumu siyasetten soğuttu. İşin esas, kötü tarafı o. Gençler şimdi hiçbir partiye güvenmiyor. Hiçbir siyasi olayın, hiçbir siyasi kuruluşun tarafında olmak istemiyorlar. Bakıyorlar, ya berbat ortalık. Berbat. Berbat. Yani iş o hale geldi ki ya arkadaş, adam senin verdiğin deprem parasını yemiş, tutmuş, sen onu savunuyorsun. Bir tarafta efendim sen hayır kurumu diye, efendim bilmem ne kişisi diye kurban vermişsin, bilmem ne etmişsin. Onları altına çevirmiş adam 200-300 kilo altına bilmem nereye. Yani sağa sola bakıyorsun, kimseye güvenmiyorsun. İnsanları soğuttular, siyasetten soğuttular, dinden soğuttular. Yani her şeyden soğuttular. Yazıklar olsun. Bunu yapanlara yazıklar olsun."

"Meclis Üyelerimiz Rakibimiz Değil, Dostumuzdur"

Meclis üyeliğine seçilmesinin hemen ardından ilk meclis toplantısındaki konuşmasını hatırlatan Baykara, hangi partiden olursa olsun meclis üyelerinin rakip değil, birlikte çalışılan dostlar olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Seçim sonrası rozetlerin bir kenara bırakılması gerektiğini ifade eden Baykara, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Seçim sonrası parti rozetlerimizi arkaya takacağız. Seçim bitti, artık siyaset bitti. Bundan sonra 5 yıl, 5 yıl bu çatı altında meclis toplantılarını yaparken siyaset yaparsınız. Hem Afyon'a zarar verirsiniz. Hem bu kuruma zarar verirsiniz. Siyaset buraya zarar verir. Siyaset yapmayalım. Herkes söz verdi. Seçimler de işte seçimler bitti mi rozetleri arkaya takacağız. Herkes bizim için aynıdır. Ben herkesin başkanı olacağım. Ben herkesin meclis üyesi olacağım. Ben herkese hizmet edeceğim der. Böyle söylemişizdir. Söylemişimdir. Fakat bunu tatbik eden sadece Milliyetçi Hareket Partililerdir. Herkes oraya oturuyor. İçeri girdi mi herkes siyaset yapıyor. Herkes siyaset yapıyor. Ondan buraya da bu kavgalar oluyor."

"Şov Yaparak Bir Yere Gelinmez"

Siyasetten beklentileri olanların ve gelecek hesapları yapanların şov yaparak bir yere varamayacağını kaydeden Baykara, toplumun istediği ve sevdiği kişileri yine toplumun bir yere getireceğinin altını çizdi:

"Şov yaparak kendini göstermeye çalışmaya gerek yok. Toplumun benimsediği, toplumun değerlerine göre hareket edersen insanlar seni bir yere getirir. Öyle artistlik yapmakla veya şov yapmakla veya efendim kendimi orada göstereyim, bilmem neyim diye hareket etmekle herhangi bir yere gelinmez. Zaten bunun da size, onlara zararı olur. Yani çirkefliğin kimseye faydası olmaz ki. Yani toplum içerisinde bizler örnek insanlar olmamız lazım. Örnek insanlar olmamız lazım. Zaten seçilmiş insansın sen. Yani insanlar tarafından seçilmiş insansın. Sana oy vermiş insanlar. Sen oy vermiş insanları utandırmayacaksın arkadaşım. Sen Müslüman gibi, Türk evladı gibi yaşamak zorundasın. Müslüman gibi, Türk evladı gibi davranmak zorundasın. O şekilde oturuşun, kalkışın, konuşman, hareketlerin o şekilde olması lazım. Örnek olman lazım topluma, gençlere, herkese örnek olman lazım. Sen pislik yaptıkça, çirkeflik yaptıkça, artistlik yaptıkça insanlar senden soğur. Soğur. Şimdi önümüzde iki buçuk sene sonra seçim var. Seçim var. Böyle devam etsinler bakalım ne olacak. Böyle devam etsinler. Hiçbiri bir daha orayı göremezler. Hiçbiri göremez. Yani bu toplumun değerlerine göre hareket eden, memlekete faydalı olan insanlar bir yere gelir."

Vatandaşlara Seçim ve Oy Çağrısı

Vatandaşların seçim zamanı aday olan siyasileri dikkatlice araştırarak oy vermesi gerektiğini belirten MHP Belediye Meclis Üyesi Halil İbrahim Baykara, çağrısını şu sözlerle tamamladı:

"Lütfen, lütfen oy verirken oy verirken partiye göre veya şahıslara göre vermeyin. Orada oy verdiğin insanların geçmişine bakın, yaşantısına bakın. Para kazandıysa kazandığı parayı nasıl kazanmış? Efendim çoluğuyla, çocuğuyla, ailesinin arası nesil yaptığı işlerde başarılı olmuş mu, olmamış mı? Adam on tane iş yapıyor başarısız. Orada memleketi yönetmeye kalkıyor. Evvela sen kendi işini, gücünü düzelt. Evvela çoluğuna, çocuğuna ne iyi olur ki? Milletine ne iyi olur? Sen iki tane iş kuruyorsun. Üç tane iş kuruyorsun. Üçünü de batırıyorsun orada. Memleketi yönetmeye kalkıyorsun. Evvela kendini düzeltmişsin. Ailesi, işleri, kişiliği demişler. Bir de belli yaşa gelen insanlar ben şunu bilirim, ben Müslümanım elhamdülillah. Herkes Müslüman burada. Yani onu demek istemiyorum. İnsanlar ne isterse Allah'tan istesin. Milletvekili kim oluyor? Bakan kim oluyor? Veyahut da efendim il başkanı bilmem ne. Kim oluyor ya? Onlar ne yapabilir ya? Kimsin sen ya? Sadece bulunduğun partinin yöneticisidir. Başka bir şey değildir. Yani sen ona her şeyin ona bağlama arkadaşım. Sen işine, gücüne bak. Ne istiyorsan Allah'tan iste. Kendi şeyine bak, becerine bak. Becerini artır."