ŞEHRİMİN SOKAKLARI 


Adım adım dolaşırım, şehrimin eski sokaklarını,
Farklı zamanların duvarına tutunarak, yürüyorum el yordamı.

Yüzyılların yükü var sanki sırtımda, neden yorulmuşum?
Nasıl da kayboluyor devleşen gölgeler? Dünle bugün arası uçurum…

Onarılmış; dünlerden alev alev yürek yakan yangınları,
Güneş doğar yeniden, aydınlanır dünyanın bütün sabahları…

Estirir Kale ile Hıdırlık arası haşhaşlı ekmek kokulu yaşam rüzgârı,
Sonra katık eder, zaferinin surlarından, dağlara sığınmış damları…

Karanlıktan aydınlığa, şafağın ışıkları tan ağarsın biraz, yol versin dağları,
İlahi ile kanatlanır zikreden dervişler; fırtınayla yıkılmaz, gönül bağları.

Saklı kalmış avlularından taşar, yaşamış gizemli duygular,
Orda şurda tenhaya gömülmüş acılar, mermerler içinde sırlar…

Kadınananın bir çömlek altını; ‘’ Su gibi aziz ‘’ olur, kuruyan dudaklara,
Adımlarım yüzer, geçmişten geleceğe köprü kurma çabalarında.

Kalenin tahtında dileklerim; Kız Kulesinin ahtın da bahtında,
Lakabımı sorar bir teyze ‘’Kimlerdensiniz?’’ incitmeden lokum tadında.

Ağrıyan baharlarıma hasret sürerim, bu şehrin en sıcak sularında,
Şifa ararım, sevgi ararım, dost ararım, vefa ararım yanımda, yanı başımda…

Ruhunu sarıp sarmalasam, saklayabilsen, attırıp dünün hallacını,
Şehrimin eski sokaklarında, sıkıştırsam zamanın kadim kıskacını…

Işıklarından hızla kayarak gelir dün; hüzünle bakarken bugüne…
Yaşanmış anıları; iyisiyle kötüsüyle öper, korum başımın üstüne…

 

Mürşide OKLU AYHAN 
(AFYONKARAHİSAR'I KUCAKLADIM ŞİİRLERİMLE) Şiir Kitabından.