•Eşek bir defa gittiği yolu asla unutmaz, Bu yüzden değerli ve makbul kurban sayılan *develere kılavuzluk* yaparlar...

•Eşek, bir mühendis gibi yokuşları matematiksel bir eğimle katederek, kısa mesafeleri de virajlar alarak çıkar.

•Eşek, bir kere düştüğü çukura ikinci kez düşmediği gibi, bir kere bastığı bataklığa bir daha basmaz...

• Eşek, sıpasını doğururken kimseden yardım almaz, bakımını ve eğitimini kendisi verir...

• Eşek, kendine iyilik yapanı da, kötülük yapanı da asla unutmaz...

• Eşeğin gözleri harikadır, yakından bakınca içinde kaybolursunuz...

 Bu yüzden bazı insanımsı yaratıklara eşek demek, eşeklere yapılmış hakaret olur... 1950'li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş

Türkiye'ye. Küçük Amerika olacağız diye ilk heveslendiğimiz günler.

 Bir kısım imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış.

O zamanlarda bizde yol güzergahını belirleyecek alet yok, eleman yok..

Nafia mühendisleri eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış.

Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış ve sormuş:

  • Ne yapıyorlar böyle?
  • +Rampada yolun güzergahını belirliyorlar.
  • - Nasıl yani, anlayamadım?
  • +Eşek % 7 eğimin üstüne çıkmaz, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergahı belirliyoruz. demişler.
  • Yatışınca da sormuş: 
  • - Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
  •  Amerikalı katılarak gülmeye başlamış.
  • Yetkili cevap vermiş:
  •  +Amerika'dan mühendis getirtiyoruz...!!!