Afyonkarahisar’ın İlçelerini dolaşmaya devam ediyoruz. Bu kez yolumuz Çay İlçesine düşüyor. Şirin bir ilçe Çay… Tarihi eskilere dayanıyor. Zamanında suları bol olduğu için bu adı almış olmalı.  O zamanlar;  sokaklarından, yollarından, bahçelerinden akıp giden;  dereden büyük, ırmaktan küçük akarsuların şimdi sadece adını yaşatan bir ilçemiz Çay... İlçenin ilk bilinen adı İpsos’dur. Sırtını Sultan Dağlarına dayamış, Eber Gölü ile Karamık Sazlığı arasında tarihi ve doğal güzellikler içinde; nev’i şahsına münhasır (başka benzeri olmayan) bir şekilde yaşayıp gidiyor. Afyonkarahisar’a 48 km. uzaklıkta 

Çay İlçesinin merkezine doğru ilerliyoruz. Hava soğuk ve kar yağışı devam ediyor. Saat kulesi gözümüze çarpıyor, hemen yakınında Kadın Kooperatifi olarak faaliyet gösteren pastane-kafeterya bulunuyor. Çay’da çay içmek güzel fikir... İçeri giriyoruz. Kooperatif Başkanı Merve Oruç karşılıyor bizi.  Dışarının soğukluğuna rağmen sıcak bir ortamda buluyoruz kendimizi. Masalarda oturan gençler durumdan memnun birbirleriyle sohbet edip bir şeyler yiyip içiyorlar.  İçeride ki camekânlı vitrinlerinde birbirinden lezzetli olduğu belli, albenili yaş pastalar, poğaçalar, ilçeye özgü börek, bükme, baklava, tatlı, tuzlu kuru pastalar sıralanmış iştahları kabartıyor. Büyükçe salonun gerisinde mutfak yer alıyor. Mutfakta çalışan kadınları görüyorum. Hamur yoğurma makinelerinde yoğrulmuş hamurları, özene bezene şekil verdiren kadınlarla sohbet ediyoruz. Üyelerinden Yasemin Hanım;  

 ‘’Hamur işi ile uğraşmaktan büyük keyif alıyorum. Bu işi severek yapıyorum. Daha önceleri evde yapıyordum eşe dosta, isteyene. Ama burada sürekli bir işim var ve sigortalıyım. ’’ derken gerçekten de yapılan işlere yansıtmış becerisini, hevesini. Vardiyalı sistemle çalışıyor kadınlar. Gece gündüz demeden birbirinden leziz yöresel hamur işlerini üretiyorlar. 8 sigortalı kadın çalışıyor. Üç kız öğrenci de staj yapmak üzere burada bulunuyor. Başkanları Merve Hanım, İşletme ve Aşçılık okumuş, işlerini profesyonelce yapıyorlar.  

 ‘’Şimdiye kadar Çay’da böyle bir işletme yoktu. Hem Çay halkına, hem de albikere.com aracılığı ile tüm Türkiye’ye ulaştırıyoruz yaptıklarımızı. Her gün sıcak ve taze günlük hizmet veriyoruz’’  diye sözlerine ekledi başkanları. Bu kadın Kooperatifi,  Çay’a büyük yenilik getirmiş görünüyor. Doğum günü gibi özel günlerin kutlamaları da yapılıyor.  Yaptıkları işten çok memnunlar. Bunun için; ‘’ Sayın Valimiz Gökmen Çiçek Beyefendiye, Saygıdeğer eşleri Sümeyra Çiçek Hanımefendiye ne kadar teşekkür etsek azdır.’’  diyerek minnet duygularını dile getiriyorlar. Çay Kaymakamına, Belediye Başkanına ve ekibine de ayrıca teşekkür ediyorlar. Bu projede görev alan ekip, sık sık ziyaret ediyor, bütün İlçelerde ki Kadın Kültür Evlerini ve Kooperatiflerini. Elleri ile büyüttüğü çocukları gibi görüyorlar, şefkatle bir ihtiyaçları olup olmadığını soruyorlar. Yakın zamanda Çay Kadın Kooperatifi, Park Afyon Alışveriş Merkezinde açılacak yeni iş yerinin müjdesini de veriyorlar. Hem iş yeri, hem kafe, hem de satış mağazası olarak hizmet verecek. Sevinçliler, mutlular.     

  

Kadın Kültür Evini ziyaret etmek üzere Kadın Kooperatifinden biz de mutlu bir şekilde ayrılıyoruz. Kar yağışı azalsa da yerler biriken karlar henüz erimemiş. Öyle bir yere gidiyoruz ki; gittikçe yolların karları artıyor. Arabamız tepelere doğru tırmanmaya çalışıyor. Yavaş gittiği için etrafı doya doya seyretme şansımız oluyor. Karların altında Çay çok güzel görünüyor. Yamaca dayanmış evlerin en sonuna geliyoruz. Çam ağaçları ormanı seriliyor gözümüzün önüne. Birden bire karşıma çıkan bu tepeye, bu ormana şaşırıyorum. Yeşil ağaçlar, karlar arasında huzur mırıldanıyor. Kadın Kültür Evi öyle bir yerde ki muazzam, muhteşem kelimeleri yetersiz kalıyor.  Öyle ki etrafımıza bakacağız diye üşüdüğümüzün farkında değiliz. Uzaktan Eber gölü görünüyor, suyunun iyice azaldığını söylediler. Yan yana iki bina, ikisi de Kadın Kültür Evine ait. Binanın birine giriyoruz. Geniş aydınlık girişin ilk göze çarpanı uzun tezgâhıyla mutfağı oluyor. Hemen yanındaki taş fırının odun ateşi ile kızdırıldığını öğreniyoruz. Kadınlar burada yöresel yemeklerini, hamur işlerini eski usulle modern bir şekilde gerçekleştiriyor. Aynı zamanda girişte masalar var. Hem sohbet edecekleri hem de yaptıklarını yiyecekleri bir ortam düzenlenmiş. Mutfak, kafeterya tarzı tasarlanan girişte, her yer pırıl pırıl. Yukarı çıkıyoruz.  

 Müdireleri Aysun Orak Hanım bizi atölye sınıfına alıyor. Sınıfta masanın etrafında oturan kadınları görüyoruz. Her birinin elinde farklı bir iş var. Örüyorlar, dikiyorlar, farklı modellerde oyuncaklar yapıyorlar. Raflarında tamamladıkları eserleri sergiliyorlar. Çerçevelenmiş minyatür yöresel kıyafet dikkatimi çekiyor. ‘’Biz kına gecelerimizde bu kıyafetleri giyeriz. ‘’ diye açıklama getiriyor Çaylı bir hanım. Geleneklerini hâlâ sürdüren, geçmişten bağını koparmayan Çaylılara hayran oluyorum. Kadınlar yaptıkları işlerle zamanlarını burada geçirirken  ‘’Hem öğreniyoruz, hem eğitiliyoruz, sosyalleşiyoruz burada. ‘’ diyorlar. ‘’Keşke’’ diyor küçük yaşta evlenmiş bir kadın, ‘’ Keşke daha önce açılsaydı bu Kadın Kültür Evleri, çocukken, çocuk yetiştirdim, bilir bilmez. Şimdi olsa öğrendiklerimden, aldığım eğitimden daha bilinçli yetiştirirdim çocuklarımı.’’ Burada da, Sayın Valimiz Gökmen Çiçek’e, değerli eşleri Sümeyra Çiçek’e ve diğer emeği geçenlere dualar yağdırıyor kadınlar.  

Çay merkezden buraya gelebilmek için Belediye Başkanları servis ayarlamış. Geliş gidişleri çok kolay oluyor. İlk zamanlar eşler biraz yadırgamış, kendileri getirip götürmüşler sonra bakmışlar hanımları eğitiliyor, öğreniyor, memnun oluyor,  alışmışlar. Çay İlçesinin en güzel yeri sunulmuş kendilerine. Havanın güzel olduğu zamanlar yürüyerek geliyorlarmış buraya. ‘’Yürüyüş ile birlikte spor yapmış oluyoruz’’ diyorlar. Sayın Valimiz, kadınlar için; ‘’Biz onlar için bir yol açtık, onlar bu yolda zirveye tırmandılar ‘’ derken Kadın Kültür Evlerindeki kadınlar, başarı basamaklarını özveriyle, güvenle hızla tırmanıyorlardı. İnsan tesadüfle bir yere kadar, azimle çalışarak sonuna kadar gidermiş.  Bu ışığı hemen hemen bütün Kadın Kültür Evlerine gelen kadınlarda görebiliyorsunuz. Sonuna kadar gideceklerini hissediyorum. Derslik, atölye, kütüphane, dinlenme odası, bebek bakım odası, mescittin yer aldığı binadan öbür binaya geçiyoruz.  

Burası bir konak… Üç katlı konağın her bir katına hayran olarak çıkıyoruz. Nereye bakacağımızı şaşırıyoruz. Öyle güzel otantik havası var ki; halı yastık ve minderlerle döşenmiş sedirleri, modern tarzla dünü harmanlamışlar ortaya şaheser çıkmış. Aydınlık pencereleri Çay İlçesini, Eber Gölünü ayaklar altına seriyor. ‘’Butik otel olsa diyorum’’  kendi kendime. ‘’Sadece kadınlara hizmet verse…’’ Biliyorum pek çok yalnız yaşayan emekli kadın tek başına turlarla geziyor.  Buraları da görmek isteyecek, ormanın içinde güzel manzara eşliğinde unutulmaz tatil yaşayacaklar. İster kışın, ister yazın... Bu düşüncelerle hiç ayrılmak istemesem de gidiyoruz Çay’dan. Bir araya gelmek başlangıç, bir arada bulunmak gelişme, beraber çalışabilmek ise başarıdır. Kadınların başarı öyküleri, Kadın Kültür Evleri ile birlikte yazılıyor. Alkışlar sahneye çıkanlar içindir… Susmayan alkışlar kadınlarımıza…