İslami Düşüncenin Yasaları

(Son Şekli, Dünyada Bir İlk)

40 yılda yazdığım bu on prensip “şu prensipler sayesinde İslami düşünebiliriz” diyen dünyada ilk ve tek metindir. Sefil kavramlar FİL’ce; Frenkçe, İngilizce, Latince kavramlardan oluşur ve bunları bilen, üzerini çizebilen ve İslami düşünebilen yok. Necip Fazıl, İsmet Özel, Yedi güzel adam, alim, lider, fakih, müfessir, eli kalem tutan ‘herkes’ sefil/haram kavramlara sahip çıktılar. Sefil kavramlar ile Allah’ı ideolog, İslam’ı ideoloji seviyesine indirdiler. “Sen onları konuşma biçiminden tanıyacaksın.” (Muhammed-30) Bu ayet ‘onlar’ diyerek sefil kavram kullananları dışlıyor. Bu yasalar çarpan ebadında olup en az yüz konuyu içeriyor. Kavramlar engelini aştık. Besmelesi düdük olan futbolu ben yazdım. Kalan 99 konuyu kitap hacminde yazabilen yoksa Türkiye’de kimse yok demektir.

İslami Düşüncenin Yasaları: (Çerçeveletip odaya asılabilir.)

1. Kelime ve kavramların tanım ve tasnifi TDK dâhil hiç kimsenin kayıtlarında yok. Bu durum bir odadaki yirmi çeşit meyveyi ayrı sepetlere tasnif edemeyen akıl yokluğundan daha kötüdür. Kelimenin tasnifi TDK’nın dediği gibi sekiz değil, kavramlar ve ıstılahlar başa eklenir; on sınıftır. Kavramlar: Sefil ve yüce kavramlar. Bu tasnifi yapmamak İslam ile küfrü bilerek-bilmeyerek karıştırmaktır.

2. Hangi kelime kavramdır? Kavramın, kelimenin teşhis, tanım, tasnif ve ayrıntıları kayıtlarımızdan başka hiçbir yerde yok. “Sen kimsin, senin dinin/ideolojin nedir” sorusunun cevabı kavramdır. Kavram din tayin eder, ıstılahlar ayrıntı verir. İsime, sıfata, kavram demeyen ve karşıdan kavram çalmayan yok. En muteber bildikleriniz bu hırsızlık felaketine ortak oluyor, seyirci kalıyor.

3. İslami kavramlar; İslamcı, siyasal İslam, demokratik İslam vs. gibi yama-takas-vekâlet kabul etmezler. Hiçbir kavram, İslami kavramlarla terkip, tamlama, müşterek yapılamaz. Bu kuralları ihlal edenler “onlar kelimeleri yerlerinden değiştirirler” ayetinden hareketle Kuranın kelimelerini ‘pratikte’ değiştirmiş olurlar; bu değişiklik Kuranı inkârdan beterdir. Allah, İslam, Mümin, Müslüman, şehit vs. hiçbir dile tercüme edilemezler ve ayetlerdeki gibi hepsinin orijinalini telaffuz etmek Kuranın emridir.

4. Ahlak, adalet, din, düşünce, kimlik, dünya görüşü vs. Böyle değer tanımlarına açık bir din veya ideoloji ile atıf yapan yok; işte bu herkese tuzak kurmaktır. Çünkü atıfsız veya yanlış atıf yapılan değer tanımı aldatma içerir. “Adil bir dünya mümkündür” diyenler bu adaletin, İslam adaleti mi veya hangi ideolojik adalet olduğunu söylemedikleri için herkes karşılıklı aldatma ve aldanma içindedir. Bir şeye ne ile atıf yaparsan matufun temeli odur. Bu sözümüzü anlamayan düşünemez. Mesela Görüş’e İslam ile atıf yapılır; ‘milli görüş’ dersen o slogandır, İslam’ın zıddıdır. Böyle yanlış atıflı İslam dışı değer tanımlarını ‘sahiplenerek’ kullanmak İslam dışını sahiplenmektir.

5. Allah’ın ihdas ettiği tanım ve tasnifler vardır. İslam, Müslüman, İslam’ın, imanın, adaletin şartları/tasnifleri vs. gibi. Bir de insanların ihdas ettikleri ikili, üçlü, çoklu tasnif grupları vardır. Osmanlıcılık-İslamcılık-Türkçülük/ demokrasi-insan hakları-serbest Pazar/ hizmet-himmet-hoşgörü teslisleri gibi. Tanım ve tasnif ne üzerinden ise din onun üzerinden oluşur. İslam’ın kayıtlarında olmayan insan icadı yüzlerce tanım ve tasniflerin hepsi İslam’ın dışındadır ve yok hükmündedir.

6. Tuzak bilgi sistemleri olan felsefe, sosyoloji, antropoloji, psikoloji, sosyal-siyasal bilgiler vahyi asla kabul etmezler. İKA: İslam’ın kapsama alanı: İtikadi, ilmi, ameli, iktisadi, içtimai, hukuki, sıhhi, ailevi. İslami ilimler hayatın her alanına cevap veriyor; vermiyorsa bir kişi neden Müslüman olsun ki!

7. Slogan ideolojilerin, her sistemin makyajı, maskesidir. Saman altından su yürütmektir. Sınırsız, belirsiz, limitsiz, ilkesiz adama biçimidir. Slogana inanan karşıtına dönmüştür. Slogan, ayetle rekabet eden, belirsizlik vaat eden aldatma yöntemidir. İslam itikadı sloganların üzerini kesinlikle çiziyor.

8. Besmeleyi Reddeden: a. Kavramlar, b. Fiiller; caz, saz, sözde müzik türleri, bale, orkestra, opera, heykel ve resimler, konser, konçerto, spor, film, müzik, sinema festivalleri, c.10 M çukuru: Marka, Market, Makyaj, Medya, Moda, Müzik, Festival, Faşing, Futbol, Olimpiyat oyunları. Besmeleyi reddeden fiiller 1000 tanedir ve hayatın tamamını kuşatmıştır. Cahiliye kuşatması bunun binde biri idi.

9. İslam’da sorgulama, a. İtikat, b. Kavramlar c. Fiiller/ameller üzerinden yapılır. İslami düşünceden mahrum olan sorgulama yapamaz; güç/iktidar ve sefil kavramlara teslim olur. Her tabelanın kayıtlarında “biz din, dil, ırk, kimlik gözetmiyoruz” kaydı var. Din, dil, ırk, Allah’ın ayetlerindendir. Allah’ın elçisi sorgulamayı, hak aramayı, kendini beyan etmeyi ‘itikat’ üzerinden yaptı.

10. “Allah’ın kelimeleri yüce, kâfirlerin kelimeleri sefildir.” (Tevbe-40) Bu ayet, FİL’ce; Frenkçe, İngilizce, Latince kavramların üzerini çizmeyi emrediyor. Emre uymayan; a. Düşünemez. b. Tanımlayamaz. c. Cümle kuramaz. d. Belirsizlikten geçinir. e. İman havuzu delik-deşik olur. f. “Barış-konjonktür-reel politik” teslisine inanır. g. Allah’ın kelimelerini Kuranda iki kapak arasında değil, ‘pratikte’ kelimeler üzerinden değiştirmiş olur…

Yazan: Ramazan DEMİR. 1986- 2026. AFYON