Bursa’da özel bir şirkette bünyesindeki spor kulübü tarafından organize edilen halı saha futbol turnuvasında gerçekleşen acı olay, iş hukuku ve iş sağlığı güvenliği açısından emsal niteliğinde bir yargı sürecine dönüştü. Müsabaka esnasında kalp krizi geçiren işçi S.Ö., kaldırıldığı hastanede yürütülen yaklaşık 3 aylık tedavi sürecinin ardından yaşam mücadelesini kaybetti.
Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan incelemeler sonucunda vefat olayı "iş kazası" olarak kayıtlara geçirildi. Yaşamını yitiren işçinin yakınları ise organizasyonda gerekli sağlık ve ilk yardım tedbirlerinin alınmadığını öne sürerek işveren şirket aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtı.
Yerel Mahkeme 400 Bin Lirayı Aşan Tazminata Hükmetti
Dava sürecinde davacı aile bireyleri, müsabaka alanında ilk yardım ekibi ve ambulans bulundurulmadığını, bu nedenle hastaneye sevkin geciktiğini iddia ederek mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti. Davalı şirket ve şirket spor kulübü derneği temsilcileri ise davanın haksız olduğunu belirterek reddini istedi.
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, toplanan deliller ve SGK tahkikat raporu doğrultusunda olayın iş kazası olduğunu teyit etti. Bilirkişi heyetince hazırlanan raporda davalı şirkete %60 kusur verilirken, vefat eden işçiye %20 kusur atfedildi, kalan %20’lik oran ise "kaçınılmazlık ilkesi" kapsamında değerlendirildi. Mahkeme, toplamda 400 bin Türk Lirasını aşan maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verdi.
İstinaf Sonrası Dosya Yargıtay’a Taşındı
Kararın ardından taraflar dosyayı İstinaf Mahkemesine taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi’nin manevi tazminat miktarının yetersizliğine dikkat çekmesinin ardından dosya temyiz edilerek Yargıtay gündemine geldi. Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay, yerel mahkemenin kusur oranı tespiti ve eksik inceleme ile karar verdiğine hükmederek kararı bozdu.
Yargıtay: "Bünyesel Faktörler ve Yaşam Şekli Araştırılmalı"
Yargıtay tarafından açıklanan bozma kararında, kalp krizine bağlı vefat olaylarında işçinin bünyesel rahatsızlıklarının ve yaşam tarzının doğrudan göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulandı. Kaçınılmazlık oranının doğrudan işveren kusuruna eklenmesinin hatalı olduğu belirtilen kararda şu hususlara dikkat çekildi:
-
Sorumluluk Ayrıştırması: İşveren şirket ile şirket spor kulübü derneğinin kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
-
Sağlık Geçmişi İncelemesi: Müteveffanın vefatından önce kalp-damar rahatsızlığının bulunup bulunmadığı, bu konuda tedavi görüp görmediği SGK Medula sistemi üzerinden araştırılacak.
-
Genetik ve Yaşam Tarzı Etkisi: İşçinin sigara kullanımı, beslenme tarzı, olumsuz yaşam şekli ve genetik yatkınlığı gibi etkenlerin olayın gerçekleşmesindeki payı belirlenecek.
Kardiyolog ve A Sınıfı İSG Uzmanlarından Yeni Rapor Alınacak
Yargıtay, mahkemenin öncelikle SGK’dan rücu dosyasını getirtmesini, toplanan sağlık ve yaşam tarzı verileri ışığında yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını istedi. Aralarında kardiyolog hekim ile A sınıfı iş güvenliği uzmanlarının yer alacağı heyet; işyeri şartlarını, yaşam şeklini ve bünyesel faktörleri bir bütün olarak değerlendirerek tarafların kusur oranlarını yeniden hesaplayacak. Mahkeme, usuli kazanılmış hakları da gözeterek oluşacak yeni rapora göre karar verecek.
Next








