Vegan beslenme; et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri, yumurta, bal ve diğer hayvansal kaynaklı besinlerin tüketilmediği, bitkisel kaynaklı besinlerin tercih edildiği bir beslenme modelidir.
1 KASIM DÜNYA VEGAN GÜNÜ
Sebzeler, meyveler, kurubaklagiller, tam tahıllar, yağlı tohumlar, sert kabuklu yemişler ve bitkisel yağlar bu beslenme modelinin temelini oluşturmaktadır.
Vegan Beslenme ve Sürdürülebilirlik
Bitkisel besinlerin üretimi, genel olarak hayvansal ürünlerin üretimine kıyasla daha düşük çevresel etkiye sahiptir. Bununla birlikte bu etki besinin türüne, üretim yöntemine, yetiştirildiği bölgeye, taşınmasına ve tüketim biçimine göre değişmektedir.
Mevsiminde üretilen sebze ve meyveleri tercih etmek, gıda israfını azaltmak, besinleri uygun koşullarda saklamak ve ihtiyacımız kadar alışveriş yapmak; hangi beslenme modelini benimsersek benimseyelim daha sürdürülebilir bir yaşam için atabileceğimiz önemli adımlardır.
Vegan Beslenme Herkes İçin Uygun Mudur?
Vegan beslenme, yaşamın farklı dönemlerinde uygulanabilir ancak gereksinimler yaşa, sağlık durumuna ve fizyolojik özelliklere göre değişir.
Özellikle gebelik ve emzirme döneminde, bebeklik ve çocukluk çağında, ergenlikte ve ileri yaşlarda beslenmenin yeterliliği daha da önem kazanmaktadır. Bu dönemlerde enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinimlerinin karşılanması için ayrıntılı bir planlama yapılmalıdır.
Vegan beslenme modelini tercih eden bireylerin, özellikle B12 vitamini başta olmak üzere risk altında olabilecekleri besin ögelerini değerlendirmeleri ve gerektiğinde diyetisyen desteği almaları önemlidir.
Vegan Beslenmede Hangi Besin Ögelerine Dikkat Edilmelidir?
Vegan beslenmenin sağlıklı ve sürdürülebilir olabilmesi için bazı besin ögelerinin yeterli alımına özellikle dikkat edilmelidir.
B12 vitamini: Sinir sisteminin işleyişi ve kan hücrelerinin oluşumu açısından önemlidir. Doğal ve güvenilir B12 kaynakları büyük ölçüde hayvansal besinler olduğundan vegan beslenen bireylerin B12 ile zenginleştirilmiş ürünlerden ve uygun takviyelerden yararlanması gerekir. Bu konuda sağlık profesyonelinden destek alınmalıdır.
Demir: Kurubaklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, tahin, kabak çekirdeği ve demirle zenginleştirilmiş tahıllar bitkisel demir kaynakları arasında yer alır. Bitkisel kaynaklı demirin emilimini desteklemek için bu besinler C vitamini içeren sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir.
Protein: Mercimek, nohut, kuru fasulye, bezelye, soya ürünleri, tofu, kuruyemişler ve tohumlar bitkisel protein kaynaklarıdır. Gün boyunca farklı bitkisel protein kaynaklarına yer verilmesi, yeterli enerji alınması ve öğünlerin dengeli planlanması protein ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olur.
Omega-3 yağ asitleri: Ceviz, keten tohumu, chia tohumu ve kanola yağı bitkisel omega-3 yağ asidi kaynaklarıdır. Bireyin ihtiyaçlarına göre bu kaynakların beslenmeye düzenli olarak eklenmesi önerilir.
Vegan Beslenmenin Sağlığımıza Katkıları Nelerdir?
Doğru planlanmış vegan beslenme; sebze, meyve, tam tahıl ve kurubaklagil tüketiminin artmasını sağlayarak günlük posa alımını desteklemektedir. Bu durum bağırsak sağlığına, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine ve tokluk hissinin desteklenmesine katkıda bulunmaktadır.
Bitkisel ağırlıklı, dengeli beslenme modelleri; doymuş yağ tüketiminin azaltılması ve posa alımının artırılması yoluyla kalp ve damar sağlığını desteklemektedir. Bununla birlikte, vegan beslenmenin sağlık üzerindeki etkileri yalnızca hayvansal ürünlerin çıkarılmasına bağlı değildir. Beslenmenin genel kalitesi, fiziksel aktivite ve diğer yaşam tarzı alışkanlıkları da belirleyicidir.
Günümüzde giderek daha fazla kişinin ilgisini çeken vegan yaşam biçimi her yıl 1 Kasım’da Vegan Günü olarak kutlanmaktadır. Vegan beslenme yalnızca ne yediğimizle değil, besinlerimizi nasıl seçtiğimiz ve tüketim alışkanlıklarımızın dünyamız üzerindeki etkileriyle de yakından ilişkilidir. Çünkü sağlıklı bir yaşam, yalnızca ne yediğimizle değil; seçimlerimizi ne kadar bilinçli yaptığımızla da ilgilidir.
Diyetisyen Göksu Yavuz
Next
