YAŞAMAK DEDİĞİN BİR TÜRKÜLÜK YOL

Hayrettin DURMUŞ

Karda bir ceylan, peşinde sırtlan sürüsü,
Aç kurtlar, pusuda tilkiler
Ah şu aç kalmak kaygısı
Suda yüzen bir çift kuğu,
Etrafta yasemin kokusu
Ufukta bir sisli vadi,
Yanında aşkla dökülen çağlayan,
Mavi gök, beyaz bulut,
Gökgürültüsü korku, şimşek umut,
Yağmur bereket, yağmur en taze haber
Buğday tarlaları, tozlu yollar
Bir yanı sarı sıcak, bir yanı kar buz
Şimdi varız, bir de bakmışsın yoğuz
Sırat köprüsünde tek başına bir serçe,
Ağaç kovuğundan bir görünüp bir kaybolan sincap,
Günün yorgunluğuyla kızaran güneş,
Ayçiçeği tarlasından işmar eden sevgili,
Tatlı bir esinti, bir bardak soğuk su, bir kâse sıcak çorba,
Sağrısına binmeye can attığınız dolu dizgin kırat
Savaşlar, açlık, işkence kırılan onur, kaybolan yıllar…
Yaşamak dediğin bir türkülük yol
Keyifle mırıldandığın bir sevda türküsü
İçini yakıp kavuran bozlak
Yolun sonunda binlerce sarı yaprak,
Benzi sararmış ağaçlar
Kayıyor ayaklarımızın altından
Üstüne bastığımız toprak