Reklam

TREN KAZASI, ÇİN OPERASI, SURİYE POLİTİKASI, EKONOMİ, YEREL SEÇİMLER, MEMUR ALIMLARI...

SAADET PARTİSİ AFYONKARAHİSAR İL BAŞKANI ADNAN ŞENEL'İN BASIN AÇIKLAMASI

TREN KAZASI, ÇİN OPERASI, SURİYE POLİTİKASI, EKONOMİ, YEREL SEÇİMLER, MEMUR ALIMLARI...

SAADET PARTİSİ AFYONKARAHİSAR İL BAŞKANI ADNAN ŞENEL'İN BASIN AÇIKLAMASI

TREN KAZASI, ÇİN OPERASI, SURİYE POLİTİKASI, EKONOMİ, YEREL SEÇİMLER, MEMUR ALIMLARI...
21 Aralık 2018 - 11:54

SAADET PARTİSİ AFYONKARAHİSAR İL BAŞKANI ADNAN ŞENEL'İN BASIN AÇIKLAMASI


"Basın açıklamamıza ne yazık ki geçtiğimiz günlerde yaşanan Hızlı Tren Kazası ile başlamak istiyorum.

Bu üzücü hadise hem bizi hem de 80 milyon vatandaşımızı son derece üzmüştür. Kazada hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yaralılara ise başsağlığı dilerim.

Lakin şunu da hemen belirtmek istiyorum ki; bu kaza nasıl yaşanmış sorusu hala doğru düzgün cevaplanabilmiş değil?

İlgili Bakan konu ile alakalı ihmalleri araştırmak ve kamuoyunu aydınlatmak yerine ne yazık ki sadece demagoji yapıyor.

Neymiş sinyalizasyon sistemi olmazsa olmaz bir sistem değilmiş!

Uzmanlar bu hatta sinyalizasyon olsaydı bu kazanın gerçekleşmeyeceğini açık bir şekilde ispat ediyorlar.

 

Öyle görünüyor ki bu iktidarın zihniyeti 1453’te şahi toplarını çizen Fatih Sultan Mehmet’in yanında olsaydı.

Fatih’e de aynı tavırla “Şahi planları çizmeye gerek yok” derdi.

Çanakkale’de tabyalar kazdıran Sultan Abdülhamid’e, “Boğazı korumak için bu tabyalar ille de şart değil!” derdi.

Gökbilimci Ali Kuşçu’ya, Uluğ Bey’e ve nice bilim insanına ihtiyaç duymaz, onların çalışmaları için de ille de şart değil, derdi.

Yazık! Çıkıp bir özeleştiri yapmak, noksanınızı görmek, sorumluluğu üstlenmek bu kadar mı zor?

Hal bu iken en büyük sorumlu sıfatıyla bakan beyin söyledikleri nasıl yönetildiğimizi açık bir şekilde gösteriyor.

Biz bu kazanın içerisinde herhangi bir ihmal var mı?

Sorusunun sonuna kadar üzerine gidilmesinin takipçisi olacağımızı belirtmek isterim.

Tekraren hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet diler bir daha böyle bir kazanın vuku bulmamasını niyaz ederim.

 

AFYON’A GÜZEL BAŞKANLAR GÜZEL PROJELER KAZANDIRACAĞIZ

Belediye başkanlığı adaylığı, Beldiye Meclis Üyeliği adaylığı, ve İl  Genel Meclisi Üyeliği adaylığı başvuruları devam ediyor.Aday tespit çalışmalarımız görüşmelerimiz devam ediyor.En güçlü adaylarla yola çıkıyoruz.Yakında tespit edilen adaylarımızı açıklayacağız.Tüm ilçe ve kasabalarda adayımız olacak.Afyon’a güzel başkanlar güzel projeler kazandıracağız.Milletimiz değişiklik istiyor.Bu değişikliğe Saadet partisi olarak hazırız.

 

2. 100 GÜNLÜK EYLEM PLANI

Ekonomimizde yaşanan gelişmeler ile basın toplantımıza devam etmek istiyorum.

Ülkemizin ekonomik durumu ortada, kriz her geçen gün daha da derinleşiyor.

İktidar kriz yok ekonomimiz sağlam,  yaşananlar sanal demeye devam etse de tablo ortada.

TÜİK'in son açıkladığı verilere göre Ekim ayı sanayi üretimi geçen yıl Ekim ayına göre yüzde 5,7 azaldı.

İşsizlik oranı ise Eylül ayında yüzde 11,4'e yükseldi (geçen yıl Eylül ayında bu rakam yüzde 10,6 idi.)

Her hafta yeni bir veri açıklamak durumunda kalıyoruz.

Ekonomimiz artık alarm verme seviyesini de aşarak alev alma durumuna geldi.

Peki krize karşı önlem alması gereken iktidar ne yapıyor?

Bir yandan dövize dayalı tahvil senetleri ile hazine borçlanırken diğer yandan.

100 günlük kendilerinde bile herhangi bir heyecan uyandırmayan projeler açıklıyorlar.

Sormak istiyorum; ardı ardına 100 günlük plan açıklayan iktidar neden 11. Kalkınma planını açıklamıyor?

Peki gelelim projelere hep birlikte bakalım içinde ne var ne yok?

81 ile toplam 1.5 milyon metrekarelik millet bahçeleri kurulması.

41 km Bisiklet yolu yapımı.

Büyük Opera Salonu kurulması

Bölünmüş yollar

Kanal İstanbul gibi tamamlanamayan projelerin tamamlanması.

Buradan çok açık ve net bir şekilde belirtmek istiyorum.

Bu sayılanlar güzel birer hizmet olabilir ama asla bunlarla ekonomi ayağa kalkmaz.

Şair İsmet Özel’in dediği gibi “Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak, hep aynı hikâye, duyanlara selam olsun.”

Biz bu millet için hakikatleri söylemeye devam edeceğiz…

Üretmeyen ekonomi ayağa kalkamaz!

Siyaseti bir 'şantiye alanı', kendilerini de 'müteahhit' olarak gören siyasilerden bu millet artık bıktı, usandı.

Parayı toprağa gömmekten vazgeçmediğiniz sürece bu ekonomi içine girdiği çukurdan çıkamaz.

 

İŞ ALIMLARI TÜRKİYE VATANDAŞLARI İÇİN Mİ AK PARTİ ÜYELERİ İÇİN Mİ?

Hükümet, son dönemde birçok kuruma işçi veya memur alımıyla ilgili ilanlar vermeye başladı.

Yerel seçimler için bir yatırım olan bu iş ilanlarında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Adalet kısmının ayaklar altına alındığına şahit oluyoruz.

Binlerce kişinin başvuru yaptığı kurumlarda, alınacak 20-30 kişinin, daha işe alım süreci başlamadan Ak Parti teşkilatlarında belirlendiğini duyuyoruz,

Milletin birliğini ve bütünlüğünü korumak sadece slogan atmakla olmaz.

Milletin birliğini işte bu tavrınızla katlediyorsunuz.

Sormak istiyorum kurumların açtığı iş başvuruları Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları için mi yoksa Ak Parti üyeleri ve yakınları için mi?

Ak Parti’ye oy veren kardeşlerimize sesleniyorum, özellikle üniversite okuyan öğrencilere.

Bugün ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar.

Siz bunlara verdiğiniz her oyla bu adaletsiz sistemin devam etmesini sağlıyorsunuz.

 

ÇİN OPERASI

17 Aralık'ta Ans Kampüsü Atatürk Kongre Merkezi'nde, yapılması planlanan 
Çin Operası halktan gelen tepkiler üzerine iptal edildiği bildirilmişti. Ancak aynı operanın 18 Aralık Salı günü sessiz sedasız yine Afyonkarahisar Hattat Karahisar Kültür Merkezi'nde protokolün de katılımı ile yapıldığı öğrendik.

Doğu Türkistanda zulüm yapılırken Müslüman katliamı yapılırken Çin Operasının yapılmasını doğru bulmuyoruz tepkiyle karşılıyoruz. Doğu Türkistanda sahip çıkmalıyız.

 

SURİYE MESELESİ

Basın açıklamamızın son kısmını dış politika meselelerinde yaşanan gelişmelere ayırmak istiyorum.

Bugün Arakan’dan, Gazze’ye Yemen’den Doğu Türkistan’a kadar yaşanan bütün olayların Saadet Partisi olarak takipçisiyiz.

Özellikle komşumuz olan Suriye’de yaşanan hadiseleri yakından takip ediyoruz.

Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz günlerde dışişleri bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu "Suriye'de Beşar Esad demokratik bir seçimi kazanırsa, onunla çalışmayı değerlendiririz"

Şeklinde bir açıklama yaptı.

Anladığımız kadarı ile dış politika hedefleri içerisinde ESED’in tekrar ESAD olması söz konusu.

Şimdi sormak istiyorum Saadet Partisi Suriye olayları çıktığı ilk gün Suriye’ye gidip olayların büyümemesi için görüşmeler yaptığında.

Bize Esadçı diyenler, İran’cı diyenler bu olaylardan sonra biraz olsun haya edecekler mi?

Biz ne Esadçıydık, ne de İrancıydık sadece bölgede masum insanların kanı akmasın, yaşananlar barış yolu ile çözülsün istedik.

İktidar 7 sene sonra bizim dediğimiz noktaya geldi.

Lakin sonuç ne;

-350 Bin insan hayatını kaybetti.

-56 Bin insan kayboldu, akıbetleri bilinmiyor.

- 22 Milyonluk ülke nüfusunun yarısı göç etmek zorunda kaldı. 5 Milyon insan Suriye dışına göç etti.

- Şam, Halep, Hama gibi İslam tarihinde ve insanlık tarihinde önemli yere sahip olan şehirler harap oldu.

-335 Milyar dolarlık maddi zarar meydana geldi.

Bunca şeyden sonra iktidar silahsız çözümden yana tavır alıyor bu durum ancak Bad' el Harab - ül Basra! Sözüyle açıklanır.

Basra, Şam, Halep ne yazık ki harap oldu iş işten geçti…

Ziya Paşa’nın dediği gibi

Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık

Zîra ki ziyan ortada bilmem ne kazandık

 

Biz şartlar ne olursa olsun hem coğrafyamız, hem ülkemiz hem de bütün insanlık için ÇARE VAR diyoruz."

YORUMLAR

  • 1 Yorum