AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Dr. Özgür Kavak tarafından dile getirilen “Bir belediye başkanını yanında tutamayanlar nasıl birinci parti olacak?” yönündeki açıklamalar kent ve ülke siyasetinde gündem oluşturdu. Söz konusu değerlendirmelere tepki gösteren Yeni Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz; iktidar kanadının siyaset anlayışı, yerel yönetimlere dönük idari süreçler, kamu kaynaklarının kullanımı ve siyasi iradeye yaklaşım konularında açıklamalarda bulundu.

Siyasi Mülk Tartışması ve Özgür İrade Vurgusu

Karadeniz, siyasetin "insanları yanında tutmak" biçiminde ele alınmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirterek, seçilmiş yöneticilerin veya vatandaşların kişisel ya da siyasi bir mülk olarak görülemeyeceğini kaydetti. Farklı siyasi partilere geçen belediye başkanları üzerinden yürütülen söylemleri eleştiren Karadeniz, iktidara boyun eğmeyen ya da tutumunu değiştirmeyen yerel yöneticilerin idari süreçlerle karşı karşıya bırakıldığını savundu. Karadeniz;

153. IPU Genel Kurulu Tanzanya'da toplandı
153. IPU Genel Kurulu Tanzanya'da toplandı
İçeriği Görüntüle

"AKP Afyonkarahisar İl Başkanı çıkmış, 'Bir belediye başkanını yanında tutamayanlar nasıl birinci parti olacak?' diyor. Asıl gülünç olan, siyaseti 'insanları yanında tutmak' zannetmenizdir. İnsanlar sizin yanınızda tutulacak kişiler değildir; belediye başkanları da sizin siyasi mülkünüz değildir. Bir belediye başkanı halkın iradesini satıp AKP’ye geçtiğinde 'gönül kazandık' diyeceksiniz; dik duran, baskılarınıza boyun eğmeyen belediye başkanlarına gelince soruşturmalar, operasyonlar, tutuklamalar gündeme gelecek. Sonra da çıkıp bize 'gönül kazanmayı' anlatacaksınız. Önce siyasi baskıyla insanları yanınızda tutmakla, insanların özgür iradesiyle yanınızda olması arasındaki farkı öğrenin."

Muhalif Belediyelere Yönelik Tutum ve İdari İncelemeler

İktidara muhalif tutum sergileyen yerel yönetimler üzerindeki idari ve yargısal süreçlere dikkat çeken Hasan Karadeniz, yürütülen siyaset tarzının kamu gücü üzerinden şekillendiğini iddia etti. Muhalif belediyelerin idari araçlarla baskı altına alınmaya çalışıldığını ileri süren Karadeniz, bu durumun siyasi gelenek ve hafıza açısından sorunlu bir tablo ortaya koyduğunu vurguladı:

"Siyaset 'Bize katıl, rahat et; karşıda kalırsan başına ne geleceğini görürsün' anlayışıyla yapılmaz. Bugün kendisine muhalif olan belediyelere ve siyasetçilere yönelik operasyonlar ülkenin gündemindeyken, kalkıp bize 'bir belediye başkanını yanında tutamadınız' demek gerçekten siyasi hafızayla alay etmektir."

Ekonomik Denge ve Kamu Kaynaklarının Kullanımı

Ülke genelindeki ekonomik göstergeler ile kamu finansmanına dair tartışmalara da değinen Karadeniz, geniş kitlelerin yaşadığı geçim sıkıntısı ile kamu kaynaklarının yönetimi arasındaki tezatlığa işaret etti. Milyarlarca liralık fonların ve kamu imkânlarının konuşulduğu bir süreçte "gönül kazanma" söylemlerinin karşılık bulmadığını dile getiren Karadeniz, iktidarı kamu kaynaklarının kullanımı konusunda şeffaf olmaya davet etti:

"Ülkenin gündeminde milyarlarca liralık fon tartışması var. Soruşturmalarda AKP çevreleriyle bağlantılı olduğu kamuoyuna yansıyan isimler tartışılırken, siz çıkıp insanların gönlünü kazanmaktan bahsediyorsunuz. Millet sizin 'gönül kazanma' anlayışınızı da, kimin nasıl zenginleştiğini de görüyor. Bir tarafta ekonomik sıkıntı içinde yaşayan milyonlarca insan, diğer tarafta milyarlarca liralık paraların, fonların ve kamu imkânlarının konuşulduğu bir düzen... Önce şu ülkeye bir bakın. İnsanların neden öfkelendiğini, neden umutsuzlaştığını ve neden size güvenmediğini anlamaya çalışın."

Sandık Vurgusu ve Hesap Verilebilirlik Çağrısı

Açıklamasının son bölümünde seçim sürecine ve halk iradesine dikkat çeken Yeni Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, makam ve imkân dağıtarak siyasi tercih yaptırmanın marifet olmadığını ifade etti. İktidar temsilcilerini sandık gününe kadar kamusal harcamalar ve idari kararlar hususunda hesap vermeye çağıran Karadeniz, nihai kararın seçmen tarafından verileceğini belirterek konuşmasını tamamladı:

"Bir de utanmadan 'boyunuzun ölçüsünü alacaksınız' diyorsunuz. Boyunun ölçüsünü kimin alacağını sandıkta herkes görecek. Ama sandığa kadar yapılması gereken bir şey daha var: Milletin parasının hesabını vermek, kamu gücünü kimin için kullandığınızın hesabını vermek, kendinize muhalif olan belediyelere neden farklı davrandığınızın hesabını vermek... Siyasi tercihini değiştirmeyen insanların neden soruşturmalarla, baskılarla ve tehditlerle karşı karşıya kaldığı yönündeki iddialara cevap vermek. Çünkü insanları yanınızda tutmak marifet değildir; makamla, imkânla, kamu gücüyle, baskıyla veya korkuyla yanınızda duranları saymak hiç değildir. Asıl marifet, bütün gücünüze rağmen insanların özgür iradesiyle sizi tercih etmesini sağlamaktır. Bunu başaramıyorsanız, çıkıp başkalarına siyaset dersi vermeyeceksiniz. Hele hele 'gülünç', 'komik' diyerek kimseyi küçümsemeyeceksiniz. Çünkü bugün başkalarına gülenler, yarın kendi söyledikleri sözlerin altında kalabilir. Biz kimseyi yanımızda tutmayacağız, kimsenin üzerinde baskı kurmayacağız, kimseye makam veya imkân dağıtarak siyasi tercih yaptırmayacağız. İnsan özgürdür, irade milletindir. Son sözü de AKP İl Başkanı değil, millet söyleyecektir."