İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, fon krizine ilişkin açıklamasında denetim mekanizmalarını, müdahale sürecini ve hukuki uygulamaları eleştirdi. Sermaye Piyasası Kurulu verilerine atıfta bulunarak 455 bin 758 vatandaşın birikimlerinin geleceğine ilişkin belirsizlik yaşadığını öne süren Olgun, kriz öncesinde fonlardan çıkış yapan isimlerin makam ve siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Hakan Şeref Olgun’dan fon krizine ilişkin açıklama
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, fon krizine ilişkin yaptığı açıklamada, yaşananların borsadaki geçici bir dalgalanma olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Kamu kurumlarının denetim ve müdahale süreçlerini eleştiren Olgun, yatırımcıların birikimlerinin akıbetine ilişkin belirsizliğin giderilmesi ve sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Fon krizinin yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Olgun, denetim mekanizmalarının ne zaman devreye girdiğini ve müdahale sürecinin neden geciktiğini sorguladı. Olgun, özellikle kriz öncesinde fonlardan çıkan kişilerin kimliklerinin açıklanması gerektiğini savundu.
“455 bin 758 vatandaş birikiminin akıbetini bilemiyor”
Sermaye Piyasası Kurulunun verilerine atıfta bulunan Hakan Şeref Olgun, 455 bin 758 vatandaşın birikimlerinin geleceği konusunda belirsizlik yaşadığını ileri sürdü. Yatırımcıların paralarını devlet tarafından lisans verilen fonlara yatırdığını belirten Olgun, yaşanan süreç üzerinden denetim mekanizmalarının işleyişine ilişkin eleştirilerde bulundu. Olgun, yatırımcıların birikimlerinin korunması konusunda ilgili kurumların sorumluluklarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
Fon krizine müdahalenin 10 ay geciktiğini savundu
Olgun, fonlarda manipülasyon yapıldığına ilişkin iddiaların Kasım 2025'te sorumlu makamlar tarafından gündeme getirildiğini öne sürdü. Buna rağmen müdahalenin yaklaşık 10 ay geciktiğini savunan Olgun, söz konusu dönemde fonların büyüklüğünde yaşandığını belirttiği artışa dikkat çekti. Fonların büyüklüğüne ilişkin rakamları da paylaşan Olgun, tasfiye edilen fonların toplam büyüklüğünün 297 milyar liradan 822 milyar liraya yükseldiğini ifade etti.
Sürecin yönetimine yönelik eleştirilerini dile getiren Olgun, “Sorunu teşhis edip tedaviyi on ay erteleyenlerin bugün başarı hikâyesi anlatması, mağdurların acısıyla alay etmektir” dedi.
Hukuki süreçlerde farklı uygulamalar yapıldığını iddia etti
Anayasa'nın 10'uncu maddesinde yer alan eşitlik ilkesine işaret eden Hakan Şeref Olgun, fon krizine ilişkin yürütülen hukuki süreçlerde herkese eşit yaklaşım gösterilip gösterilmediğini sorguladı. Bazı fon yöneticilerinin sabaha karşı düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındığını, iktidara yakın olduğunu öne sürdüğü bazı kişilerin ise ifadeye çağrıldığını ve kazançlarını iade ettikten sonra serbest kaldığını iddia etti. Olgun, bazı mal varlığı tedbirlerinin de kısa süre içerisinde kaldırıldığını savundu.
Söz konusu iddialar üzerinden hukuki uygulamalara tepki gösteren Olgun, “Kazancı iade eden kurtuluyorsa, babası kendisine kefil olan kurtuluyorsa bu hukuk değil, pazarlıktır” ifadelerini kullandı.
Fon krizinde adı geçen isimlerin açıklanmasını istedi
Fon krizine ilişkin iddialarda görevdeki bazı bakanların isimlerinin de geçtiğini belirten Olgun, iktidarın ilgili listeyi kamuoyuyla paylaşmadığını öne sürdü.
Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı'na çağrıda bulunan Olgun, kriz öncesinde fonlardan çıkış yapan bütün isimlerin açıklanmasını talep etti. Olgun, açıklanacak isimler arasında herhangi bir makam veya siyasi parti ayrımı yapılmaması gerektiğini belirtti.
Fon krizinin tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini savunan Olgun, kamuoyunun sürece ilişkin bilgilendirilmesi ve sorumlulukların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
“Kimin korunduğu ortaya çıkarılmalı”
Hakan Şeref Olgun, açıklamasının sonunda fon krizine ilişkin denetim ve müdahale süreçlerinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Olgun, “Sistemin neden işlemediğini ve kimin korunduğunu ortaya çıkarmak bu çatının görevidir” sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Next






