Afyonkarahisar’da inanç dünyasının önde gelen temsilcileri, Muharrem ayının başlaması vesilesiyle toplumsal birlik, beraberlik ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendirecek önemli açıklamalarda bulunmaya devam ediyor. TV3 televizyonunda yayınlanan ve Sami Türkkan’ın hazırlayıp sunduğu ‘TV3’te Sabah’ programının canlı yayın konuğu olan Hacı Bektaş-i Veli Kültür Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Güllü, İslam dünyasının ortak değerleri ve matem ayının manevi iklimi üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Canlı yayın formatında icra edilen programda, Muharrem ayının tarihsel ve inançsal boyutu ele alınırken, toplumu ayrıştırmaya çalışan kalıpların ötesine geçilmesi gerektiği aktarıldı. Federasyon Başkanı Güllü, bu mübarek zaman diliminin hem büyük bir hüznü hem de tarihi bir sevinci bünyesinde barındıran müstesna bir dönem olduğunu işaret etti.

"İmam Hüseyin’in Acısına Üzülüyor, Nuh Peygamberin Selametiyle Siniyoruz"
Muharrem ayının inançsal ritüellerine ve toplumsal yansımalarına değinen Başkan Mustafa Güllü, bu dönemin bir yönüyle derin bir yas, diğer yönüyle ise şükür ayı olduğunu saptadı. Ehl-i Beyt’in en nadide parçalarından biri olan İmam Hüseyin ve beraberindeki canların Kerbela’da katledilişinin acısını yüreklerinde yas-ı matem olarak yaşadıklarını belirten Güllü, bu süreçte toplum olarak düğün, eğlence, kesici alet kullanımı ve kişisel zevklerden uzak durarak bir nevi matem iklimini sürdürdüklerini kaydetti.
Aynı ay içerisinde Hz. Nuh’un gemisinin karaya ulaşması ve insanlığın kıtlıktan kurtularak malzemeleri paylaşıp aşure pişirmesi gibi sevindirici bir hadisenin de yaşandığını hatırlatan Güllü, hüznü ve sevinci bir arada harmanlayarak aşure lokmalarını paylaştıklarını ifade etti. Bu tür anmaların sadece Şii veya Alevi toplumuna aitmiş gibi gösterilmesini yanlış bulduğunu vurgulayan Güllü, Hz. Peygamber’in torununa sevgi besleyen, Ehl-i Beyt sevdası taşıyan her Müslüman’ın bu günlerde aynı hassasiyet ve tedbiri göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Kerbela'da zalime boyun eğmeyen İmam Hüseyin'in maruz kaldığı susuzluk ve zulmün, mezhep ayrımı olmaksızın tüm İslam aleminin ortak sızısı olduğunu aktardı.

"Alevi ve Sünni Dünyasının Yolu ve İslamiyeti Birdir"
Alevilik inancını ve kültürel yapısını aslından kopararak farklı yönlere çekmeye çalışan odaklara karşı net bir duruş sergileyen Federasyon Başkanı Mustafa Güllü, temelde hiçbir ayrılığın bulunmadığını belirtti. Hazreti Muhammed’in tüm insanlığın ve İslam dünyasının ortak rehberi olduğunu dile getiren Güllü; Alevi’nin peygamberi ile Sünni’nin peygamberinin ayrı olmadığını, herkesin aynı peygambere iman ettiğini, inanç yolunun ve İslamiyet’in bir ve bölünmez bir bütün olduğunu özellikle vurguladı.
"Alevi Toplumu Siyasi Bir Malzeme Olarak Görülmemelidir"
Konuşmasının son bölümünde Alevi toplumunun siyasi arenadaki konumuna ve seçmen davranışlarındaki değişime de değinen Hacı Bektaş-i Veli Kültür Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Güllü, bazı siyasi partilerin Alevileri kendi ikballeri için birer arka bahçe gibi görme eğiliminde olmalarından duydukları rahatsızlığı açıkça ifade etti.
Geçmişte geleneksel veya vasiyet niteliğindeki saiklerle belirli bir siyasi akıma, özellikle sol düşünceye toplu bir yönelim olabildiğini ancak son on yıllık süreçte bu algının tamamen yıkıldığını kaydetti. Alevi toplumunun artık tamamen uyandığını ve rasyonel bir seçmen bilincine ulaştığını aktaran Güllü; vatandaşların körü körüne bir partiye bağlı kalmadığını, hangi aday veya parti vatanına, milletine fayda sağlıyorsa, kim düzgün, namuslu ve hizmet odaklıysa tercihini ondan yana kullandığını bildirdi. İnanç değerleriyle uyuşmayan, dürüstlükten sapan yapıların arkasından gidilmeyeceğini belirten Güllü, Alevi’siyle Sünni’siyle tüm toplumun siyasi görüş gözetmeksizin her zaman doğrunun, haklının ve adaletin yanında saf tutması gerektiği çağrısıyla konuşmasını tamamladı.

Next




