İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Afyonkarahisar’a geldi.

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, bir dizi ziyaret ve program için geldiği Afyonkarahisar’da İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Yılmaz ve İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, son günlerde mecliste yaşanan gelişmelere ve ülke gündemine sert eleştiriler yöneltti.

“7 Yıl Önce Söylediklerimiz Bugün Yaşanıyor”

İl Başkanı Mısırlıoğlu, Türkiye’nin son dönemde yaşadığı gelişmelere dikkat çekerek, geçmişte yaptıkları uyarıların bugün haklı çıktığını ancak yaşanan süreçten üzüntü duyduklarını söyleyerek, “Bugün burada toplanmamızın nedenini açıklayayım. İl Karargâhı Afyonkarahisar İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığımızda... Bugün de basın camiamızı ziyaretlerimiz, STK ziyaretlerimiz ve İl Başkanlığımızdaki basın toplantımızla başlayıp daha sonra akşama kadar sürecek yoğun bir programın başlangıcındayız. Öncelikle programımızın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Bugünkü programımız kapsamında kıymetli Genel Başkan Yardımcımız, Basın Medya Tanıtım Başkanımız Sayın Hüseyin Raşit Yılmaz Bey'i misafir ediyoruz. Kendisine nezaketi ve destekleri için çok teşekkür ediyorum. İlimize hoş geldiler, safalar getirdiler. Biliyorsunuz önemli bir dönemden geçiyoruz. Zor bir dönemden geçiyoruz. Hakikaten Türk milleti olarak Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar zaman zaman büyük sıkıntılar, büyük zorluklar yaşadık. Ama bugün, şu son bir haftadır yaşadığımız olaylar hakikaten hepimizi hayret ve şoka sokmuştur. Biz bunu biliyorduk, söylüyorduk ve 7 yıl evvel İYİ Parti'yi kurduğumuzdan bu tarafa eğer basın mensuplarımız geriye doğru bir kendi arşivlerini kontrol ederlerse, kendi arşivlerinde de mevcuttur bizim tarihe not düştüğümüz açıklamalarımız vardır. Genel merkez bazında olsun, teşkilatlarımız bazında olsun... Hakikaten, "Haklı çıkmasaydık keşke." Bugün haklı çıktığımızın büyük bir memnuniyetini yaşıyoruz ama yaşanan sürecin de bizi çok üzdüğünü... "Haklı çıkmamayı isterdik böyle bir dönemde, böyle bir süreçte."

“Bugün kimin kimle yol yürüdüğünü Türk milleti gördü”

İl Başkanı Mısırlıoğlu, 2023 genel seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak iktidar partisi ve ortağına yönelik eleştirilerde bulundu, İl Başkanı Mısırlıoğlu, geçmişte İYİ Parti’ye yöneltilen suçlamalarla bugün yaşanan siyasi gelişmeler arasında çelişki olduğunu savunarak, “Siyaset ikiyüzlülük sanatına dönüşmemeliydi. Benim şahsi görüşüm... 2023 çok uzun değil, 2023 yılındaki genel seçim sürecini beraber yaşadık. O yaşadığımız dönemde o gün bizi bölücülerle, terör örgütünün siyasi uzantısıyla yan yana göstermeye çalışan, o gayret içinde sahada siyasi çalışmalarını sürdüren iktidar partisi ve onun ortağının milletvekili adaylarının bugün düştükleri durum yürekler acısı. O gün ne diyorlardı, ne söylüyorlardı, hangi iftiraları partimiz üzerine atıyorlardı? Bugün geldikleri noktada durumları hakikaten Afyon'a yarın gelip ne diyecektir milletvekilleri? Ben çok merak ediyorum. Böyle bir ikiyüzlülük olur mu? Değerli basın mensupları, kıymetli Afyonkarahisarlı hemşehrilerim. Böyle tutarsız bir milletvekilliği olur mu? 2023 14 Mayıs seçimleri öncesi çıktılar ortaya ve her yerde bizim Genel Başkanımızın posterlerinin üstüne "Öcalan" denilen bebek katilinin resimlerini yapıştırdılar. Yarısında onun resmi, yarısında bizim Genel Başkanımızın resmi. "Bunlar gelirse Selo'yu, Apo'yu salıverecekler, teröristleri meydana indirecekler, efendim siyasete sokacaklar, bunları özgürleştirecekler, ortak hareket ediyorlar." Bugün kimin kimle yol yürüdüğünü Türk milleti, 86 milyon Türk milleti son 3-4 gündür meclis çalışmalarında İYİ Parti'nin orada mecliste 29 kişilik grubuyla beraber Türk milletine gösteren yayınlarıyla haberdar olmuş oldu. Düşünsenize gözlerimizi yumalım, İYİ Parti olmamış olsaydı o mecliste neler olurdu? Demek ki sessiz sedasız bir şekilde kimseye duyurmadan bu işi bitirip geçeceklermiş.”

"Toplumun %80’inin Karşı Çıktığı Sürece Meclis 'Evet' Dedi"

Basın toplantısının açılış konuşmasını gerçekleştiren İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, son bir haftadır yaşanan olayların Türk milletini hayret ve şoka soktuğunu ifade etti. İYİ Parti’nin 7 yıl önce kurulduğu günden bu yana haklı çıktığını vurgulayan Mısırlıoğlu, “Şimdi tezata bakın, toplumun %80'i bu sürece "Hayır" diyor. Meclisin %60 milletvekili sayısı sürece "Evet" diyor. Toplumdan kopuk bir meclis olur mu arkadaşlar? Toplumun tersine hareket eden bir vekillik olur mu? Bu vekillikleri toplumun helal oylarıyla aldınız! Toplum size anasının ak sütü gibi "Bu memleketin hakkını, hukukunu savunun, adaleti tam ve bağımsız bir şekilde işletin, şehit şühedanın hakkına sahip çıkın" diye verdi. Ama siz ne yaptınız? Toplumun %80'i... Bu bütün yapılan anketlerde toplumun %80'i bu sürece karşı. Ama mecliste toplumun seçip gönderdiği 3 yıl önce, 3,5 yıl önce seçip göndermiş olduğu, vekaletini vermiş olduğu milletvekillerinin %80'i toplumun tam tersine bir oy kullandı mecliste. Bu da tarihe geçti. Tarih bunu unutmayacak. Tarih bunları, bu millete, bu vatana, bu devlete karşı bu kullanmış oldukları "Evet" oyları torunlarının bile gelecekte önüne çıkacak, önüne konacaktır. Bundan emin olun. Tarih unutmaz, millet unutmaz. Onun için burada bu konuları uzun uzun sizlerin de sohbet mahiyetinde değerlendireceği Basın Medya Tanıtım Başkanımız mutlaka konuşacağı çok şey var. Ben daha fazla konuları büyütmeden katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. İnşallah hayırlı bir basın toplantısı olur.”

"Bu Yasa İhanet Olduğu Bilinerek Tasarlanmıştır"

Afyonkarahisar’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren İYİ Parti Basın ve Medya Tanıtım Başkanı Hüseyin Raşit Yılmaz ise Afyonkarahisar’ın tarihiyle, kültürüyle ve insan yapısıyla Türkiye’nin göz bebeği sembol şehirlerinden biri olduğunu belirtti. Konuşmasında mecliste görüşülen yasalara ve iktidarın politikalarına değinen Yılmaz, “Arkadaşlar Afyonkarahisar'dayız. Afyonkarahisar'da olmaktan son derece mutluyum. Kıymetli İl Başkanıma nezaketi, ev sahipliği için çok teşekkür ediyorum; Merkez İlçe Başkanıma, bütün arkadaşlarımıza. Tabii bizim çok kıymet verdiğimiz sembol şehirler vardır Türkiye'de. Bütün memleket bizim gözümüzün bebeği, gözümüzün nurudur ama Afyonkarahisar denildiğinde, o yiğitler diyarında, şehitler otağında hakikaten kalbimize çok tesir eden ilişkileri de tüm hayatımız boyunca gördük. Bizim zihnimizde, kalbimizde çok ayrı bir yeri olan bir vilayetimizdir Afyonkarahisar; tarihiyle, kültürüyle, dokusuyla, demografisiyle, insan yapısıyla. Dolayısıyla burada Afyonlu hemşehrilerimizle birlikte olmaktan, STK temsilcileriyle istişare edecek olmaktan, teşkilatımızla hasbihal edecek olmaktan son derece memnun olduğumu söyleyebilmek durumundayım. Onun için mutluyum. Tabii ülkemiz çok sıkıntılı zamanlardan geçiyor ama bu sıkıntılı zamanlardan geçme aslında bizim için yeni de bir durum değil. Sıkıntının dozu sürekli artıyor ama mahiyeti de sıkıntı olmaktan değişmiyor. Hani deniyor ya "Türkiye çok tehlikeli bir virajdan geçiyordur." 22 senedir bu iktidar nedeniyle Türkiye bir daire çiziyor. Dolayısıyla sürekli, daimi, kaotik bir virajdan hep geçiyormuş gibi. Ama günün sonunda aynı yere geliyor. Bir kere bu yasa gafletle kaleme alınmış, tasarlanmış bir yasa değil arkadaşlar. Bu yasa son derece bilinçli, taammüden, ihanet olduğu bilinerek tasarlanmış ve yürürlüğe konulmak istenen bir yasadır. Dünkü meclisteki olanlar bütün memleketin gözünün önünde yaşandı. Ben de gece geç saatlere kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeydim. Orada parti grubumuzun, İYİ Parti'nin milletvekillerinin hakikaten milletimizin asaletine yaraşır şekilde hakkını, hukukunu koruduğunu, direndiğini, ağırlığını koyduğunu... Kıymetli İl Başkanımızın ifade buyurduğu gibi memleketin %80'i, 85'i bu işe karşıyken, bu rezilce tepki duyuyorken, parlamentonun %85-90'ının bu işe "Evet" diyor olması büyük bir talihsizliktir. Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bütün yetkilerinin tırpanlandığını, neredeyse sembolik hale geriletildiğini elbette biliyorduk. Ama boş kağıda yüzlerce milletvekiline imza attırılacak kadar aşağılandığına daha önce hiç şahit olmamıştık. Bu geldiğimiz nokta bakımından son derece üzüntü vericidir.”

"İYİ Parti Türkiye’nin Sigortası ve Güvencesidir"

İktidarın gerçeklikten kopuk bir "paralel evren" inşa ettiğini savunan Hüseyin Raşit Yılmaz, halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, “Bu iktidarın, eminim Afyonkarahisar'da da öyledir ki, kısa sohbetimizde başkanlarımın ifadelerine göre öyle olduğunu, hatta Türkiye genelinden biraz daha fazla öyle olduğunu görmüş bulunuyorum. Bunlar, bu iktidar, küçüğüyle büyüğüyle paralel bir evren inşa ediyor. Nedir o paralel evren? O paralel evren şudur: Sanki biz Amerika'yla aşık atıyoruz, dediğimizi yaptırıyoruz, İngiltere'yi zaten geçtik, Almanya bizi acayip kıskanıyor. Yani bolluk, bereket içerisinde acayip bir konforda yaşıyoruz, İsviçre'deki konfordan çok daha konforlu bizim bütün insanlarımız. Hepiniz iliklerinize kadar hissederek biliyorsunuz ki kazın ayağı öyle değil. "Bu ülke uçuyor" diyorlar, çöpten ekmek toplayanlar var. "Bu ülke kaçıyor" diyenler var, "Dünyanın en büyüğü olduk, herkes bize gıpta ile bakıyor" diyenler var; bu memlekette çocuklarının beslenme çantasına besin, protein koyamayan milyonlarca anne baba var. Dolayısıyla biz bu milletin mutluluğunu, huzurunu isteyen iyiler olarak bu iktidarın en ivedi bir şekilde millet tarafından gönderilmesi gerektiği kanaatimizi zaten uzun süredir dile getiriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada şu anlaşılmıştır kıymetli arkadaşlar: İYİ Parti'nin varlığı Türk siyaseti için son derece kritiktir. İYİ Parti ve onun Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu Türkiye'nin sigortasıdır, güvencesidir, garantisidir.”

Yılmaz’dan Bayram Sofrası Vurgusu

Vali Aktaş'tan Bölge Müdürlerine veda ve hayırlı olsun
Vali Aktaş'tan Bölge Müdürlerine veda ve hayırlı olsun
İçeriği Görüntüle

Açıklamalarının son bölümünde toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir "bayram sofrası" hayal ettiklerini belirten Yılmaz, iktidarın ise toplumsal huzuru zedeleyen bir tüketim anlayışına sahip olduğunu ifade ederek, “Eğer bu memleketin %85'i hakkının, hukukunun gasp edilmesine, bu memlekette teröristlerin siyasi kanaat önderi olarak utanmazlıkla sahneye çıkarılmasına tepkiliyken, canıhıraş bir şekilde buna karşı haykırıyorken, feryat ediyorken, mahzun oluyorken... Türk parlamentosunda %85 bu yasaya "Evet" çıkıyorsa burada İYİ Parti'den başka bir seçenek de kalmamış demektir milletimiz için. Buradaki haklılığımız milletimizin her geçen gün, bilhassa son bir haftada... Bakın aritmetik bir artışla değil, geometrik bir artışla anladığı şekilde... Ki biliyorsunuz ben Medya Tanıtımdan sorumlu olduğum için ilgi alaka seviyelerine dair verilere de ilk elden sahibim. Büyük bir ilgi alaka artışıyla karşı karşıyayız. Sokaklarda bizim şerefli bir şekilde, başı dik, alnı açık yürüdüğümüz bir Türkiye'deyiz elhamdülillah. Ama boş kağıda imza atanlar, vekili olduğu milletin hakkını, hukukunu savunmaktan aciz olanlar, kendi kirli ticaretlerinin helal ticaretlerinin değil, altını çiziyorum kirli ticaretlerinin derdine düşenler... "Zaten sistem aksıyor, yarın öbür gün bu sistem devrilir, devrilmeden biz biraz daha harama düşelim, biraz daha kesemizi dolduralım" derdinde olanlar elbette bizimle aynı dertleri paylaşmıyorlar. Bizim derdimiz Türkiye, bizim derdimiz insanımız. Biz büyük bir aile olduğumuzu düşünüyoruz. Alevi, Sünni, Kürt, Türk, Türkmen... Adına ne koyarsanız koyun, bir büyük ailede hepsi vardır. En başından beri söylediğimiz şey şudur: Biz bir bayram sofrası oluşturmak istiyoruz. Bayram sofraları nedir? Ailenin büyüğünün evinde toplanılır, Allah ne verdiyse ortaya koyulur. Herkes her şeye ulaşabilir mesafededir. Eğer birisi ulaşamıyorsa o yanındaki ona uzatır, ikram eder. Bayram sofrasında kimin hangi genç delikanlının kulağında küpe vardır, hangi kızımızın omzunda dövme vardır, hangi ablamız tesettürlüdür, kapalıdır, işte hangi abimiz hilal bıyıklıdır, hangisi işte solcu bıyıklıdır bunlara bakılmaz. Bunlar espri konusudur. Bayram sofrası büyük ailelerin bir hakikaten bayramın ruhunu idrak ettiği bir yerdir. Ama şimdi bunlar ne yaptılar? Bunlar şunu yaptılar: Bu milletin elinden bayram sofrasını aldılar. Bayram sofrasını aldılar, kendilerine şatafatlı, küçük açık büfeler yaptılar. Hiç doymak bilmeyen bir iştahları var. Yiyorlar, kusuyorlar, yiyorlar, kusuyorlar ama yemeye devam ediyorlar! Böyle bir tüketici iktidarla karşı karşıyayız. Öbür tarafta ne var? Öbür tarafta simit almaktan bile neredeyse sıkıntıya girecek, simit poğaça almaktan, geniş kitleler var. Bizim derdimiz tam olarak budur.”