Emirdağlı yazar Fikret Akın, TV3 Televizyonunda Sami Türkkan’ın sunumuyla yayınlanan “TV3’te Sabah” programına konuk oldu. Programda yeni kitabı “Emirdağ Yemek Kültürü ve Davet Geleneği” hakkında bilgiler veren Akın, çalışmanın hazırlanış sürecini ve kitabın bölgenin kültürel mirası açısından taşıdığı içeriği anlattı.

Akın, kitabın “Afyon Yemekleri” adlı çalışmadan yola çıkılarak hazırlandığını belirtti. Emirdağ’a özgü yemek kültürünün ve davet geleneklerinin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan kitap, Emirdağ Belediyesi Kültür Yayınları kapsamında yayımlandı.

Bakan Kacır, Afyon’da Gastronomi Sokağı'nı açacak
Bakan Kacır, Afyon’da Gastronomi Sokağı'nı açacak
İçeriği Görüntüle

Emirdağ’ın yemek kültürü kitapta ele alındı

“Emirdağ Yemek Kültürü ve Davet Geleneği” adlı çalışmada, bölgenin geleneksel yemek kültürünün yanı sıra davet ve sofra geleneklerinin de ele alındığı belirtildi. Fikret Akın, kitabı hazırlama amacının Emirdağ’ın geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürünün genç nesiller tarafından tanınmasını sağlamak ve bu kültürel mirasın yaşatılmasına katkıda bulunmak olduğunu ifade etti. Çalışmayla birlikte Emirdağ’a özgü yemek kültürünün yazılı bir kaynak haline getirilmesi ve bölgenin kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılması hedeflendi.

Fikret Akın’ın 12 kitabı yayımlandı

Programda yazarlık çalışmalarına da değinen Fikret Akın, bugüne kadar kaleme aldığı 12 kitabın yayımlandığını söyledi. Yeni kitabının da Emirdağ’ın kültürel değerlerinin kayıt altına alınması açısından hazırlanan çalışmalar arasında yer aldığını belirten Akın, yöresel yemeklerin ve davet geleneklerinin gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmasını okuyucularla buluşturdu.

Emirdağ’ın kültürel mirasına yazılı kaynak

Emirdağ’ın yöresel mutfak kültürü, geleneksel yemekleri ve davet anlayışını konu alan “Emirdağ Yemek Kültürü ve Davet Geleneği”, Emirdağ Belediyesi Kültür Yayınları tarafından okuyuculara sunuldu. Kitap, Emirdağ’ın geleneksel mutfak kültürünün ve sosyal yaşam içerisinde yer alan davet geleneklerinin yazılı olarak kayıt altına alınmasına yönelik bir çalışma olarak yayımlandı.

“Aynı aşiretlerin kültürünü yaşıyoruz”

Son kitabı ‘Emirdağ Yemek Kültürü ve Davet Geleneği’ adlı kitabı hakkında da bilgiler veren Fikret Akın, Emirdağ ile Afyon’un aynı Türk aşiretlerinin kültürünü yaşattıklarını dile getirdi. Yazar Fikret Akın, “Kitabımın bir kısmı Afyonumuzdan alınma. Yani bu da şunu gösteriyor. Emirdağ’ı ve bölge Afyon aynı aşiretlerin, aynı Türkler aşiretlerinin, aynı kültürün insanlar olduğunu bize gösteriyor. Mesela hamur işlerimizin büyük bir çoğunluğu Afyonumuzdan alınma. Tabii ufak değişiklikler olsa da, mesela diyelim ki biz hamur işlerimizin büyük bir çoğunluğunda haşhaş kullanırız. Afyon da olduğu gibi yani. Hiç değiştirmiş yok. Bükme aynıdır. O meşhur Afyonumuzun mercimekli bükme o da Emirdağ'da. Emirdağ’ı don yağı kullanır yalnız. Son zamana kadar Afyon'da don yağı kullanıyordu. Şimdilerde pek kullanmıyorlar herhalde” dedi.

“Haşhaş yağı en kaliteli yağdır”

Afyonkarahisar’da kalp hastalıklarının az olduğuna değinen yazar Fikret Akın, “Şundan çok etkilenmiştim. O ara bir araştırma yaptım. Türkiye'de kalp hastalıklarının en az olduğu ilk Afyon'du. Devlet istatistiklerine o zaman bakarsanız, onun da sebebini haşhaş yağına bağladılar” dedi.

Afyonkarahisar’da geçmiş dönemde büyük oranda haşhaş yağının kullanıldığına dikkat çeken Yazar Fikret Akın, haşhaş yağının dünyanın en kaliteli yağı olduğunun altını çizdi. Yazar Fikret Akın, “Bölgemizde yaşayan ailelerimiz klasik aileler ve haşhaş yağı kullanılırdı. Haşhaş yağı bence dünyanın en kaliteli yağıdır. Sıfır kolesterol. Zeytinyağından daha da üstündür diyebilirim” diye konuştu.

“Kültürümüzü kayıt altına almalıyız”

Kültürümüzün gelecek nesillere aktarılması ve yıllara yenik düşmemesi adına kayıt altına alınması gerektiğini belirten Yazar Fikret Akın, yeni neslin sosyal medyadan uzaklaştırılması gerektiğini savundu. Yazar Akın, “Kültürümüzü yaşatabilmek adına imkanlar doğrultusunda kayıt altına alınması gerekir. Liselerimizde seçmeli ders olarak gençlerimize aktarılabilir. Çeşitli etkinlikler yaparak kültürümüzü yaşatabilmemiz gerekir. Gençlerimizi kültürümü yaşatma adına yönlendirmemiz gerekir diye düşüyorum” şeklinde konuştu.