Usta Gazeteci Efe Hasan Öğünç, yaklaşan Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimlerini yazdı. İşte o yazı!..
YAKLAŞAN ATSO SEÇİMİ, AFYONKARAHİSAR İŞ DÜNYASI İÇİN KRİTİK BİR EŞİK
Afyonkarahisar, iş dünyası açısından son derece önemli bir seçime doğru gidiyor.
Yaklaşan Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimi, bana göre önümüzdeki dönemde Afyonkarahisar iş dünyasının geleceği açısından önem arz eden seçimlerin başında geliyor.
Çünkü bu seçim sadece ATSO'nun yeni yönetiminin ve başkanının belirleneceği sıradan bir meslek odası seçimi değil.
Bu seçim; Afyonkarahisar sanayisinin, ticaretinin, ihracatının, üretiminin ve yatırım vizyonunun önümüzdeki yıllarda hangi anlayışla temsil edileceğinin belirleneceği önemli bir dönüm noktasıdır.
ATSO, herhangi bir kurum değil.
Binlerce iş insanını, sanayiciyi, tüccarı ve girişimciyi temsil eden; şehrin ekonomik meselelerinde söz sahibi olan en önemli kurumlardan biri.
Dolayısıyla ATSO'nun yönetim anlayışı yalnızca üyelerini değil, dolaylı olarak Afyonkarahisar'ın ekonomik geleceğini de ilgilendiriyor.
İşte bu nedenle yaklaşan seçimlere yalnızca;
“Kim başkan olacak?”
“Kim aday çıkacak?”
“Kim hangi listede yer alacak?” penceresinden bakmanın büyük bir hata olacağını düşünüyorum.
Asıl sorulması gereken başka sorular var. Afyonkarahisar iş dünyası önümüzdeki yıllarda nasıl bir ATSO istiyor? Mevcut yönetim anlayışının devamını mı?
Yoksa yeni isimlerin, yeni fikirlerin ve yeni projelerin önünün açıldığı yeni bir dönemi mi?
ATSO'nun Afyonkarahisar'ın ekonomik meselelerinde daha güçlü, daha iddialı ve daha belirleyici olması mümkün mü?
Genç iş insanları bu kurumun yönetiminde daha fazla söz sahibi olabilir mi?
Yeni kuşak sanayicilere ve girişimcilere artık daha fazla alan açılmalı mı?
Ve bütün bunlardan önce sorulması gereken belki de en önemli soru:
17 YIL YETER Mİ?
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, 2009 yılından bu yana görevde.
Dile kolay...
17 yılı aşan bir başkanlık dönemi.
Elbette bu süre içerisinde yapılan hizmetleri, hayata geçirilen projeleri ve Afyonkarahisar'a kazandırılan değerleri yok saymak haksızlık olur.
Kim çalışmışsa hakkını teslim etmek gerekir.
Kim bu şehir için taş üstüne taş koymuşsa teşekkür etmek gerekir.
Ancak bugün tartışmamız gereken konu, geçmişte ne yapıldığı kadar ATSO'nun bundan sonra nereye gideceğidir.
Çünkü mesele artık bir isim meselesinin çok ötesindedir. Mesele değişimdir.
Mesele yeni insanların önünün açılmasıdır. Mesele yeni kuşakların sorumluluk üstlenebilmesidir.
Mesele Afyonkarahisar'ın değişen dünya ekonomisine ayak uydurabilecek yeni fikirleri ve yeni projeleri ortaya çıkarabilmesidir.
Ve belki de en önemlisi: Mesele, kurumların kişilere değil, kişilerin kurumlara hizmet ettiği güçlü bir kurumsal yapıyı geleceğe taşıyabilmektir.
KURUMLAR KİŞİLERDEN BÜYÜKTÜR
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası bir kişinin değil, üyelerinin ortak kurumudur. Kişiler gelir, kişiler gider.
ATSO kalır.
Bir kurumun gerçek gücü, aynı kişinin yıllarca başkanlık koltuğunda oturmasıyla değil; yeni yöneticiler yetiştirebilmesi, yeni fikirlerin önünü açabilmesi ve yönetimler değişse bile daha güçlü biçimde yoluna devam edebilmesiyle ölçülür. İşte yaklaşan ATSO seçimini Afyonkarahisar açısından bu kadar önemli yapan da tam olarak budur.
Bu seçim yalnızca bir başkanlık seçimi değil; Afyonkarahisar iş dünyasının nasıl bir gelecek istediğinin da sınavıdır.
AFYON İŞ DÜNYASINDA ARTIK KAN DEĞİŞİMİ ŞART
17 YIL YETER Mİ? ATSO’DA ARTIK DEĞİŞİMİ KONUŞMANIN ZAMANI GELMEDİ Mİ?
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken, iş dünyasının artık sadece “Kim aday olacak?” sorusunu değil, çok daha temel bir meseleyi tartışması gerektiğine inanıyorum.
Bir insan bir kurumu ne kadar süre yönetmeli?
Bir dönem mi?
İki dönem mi?
Üç dönem mi?
Peki 17 yılı aşan bir başkanlık süresi?
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, 2009 yılından bu yana bu görevi sürdürüyor.
2009’dan bugüne…
Dile kolay.
17 yılı aşan bir dönemden söz ediyoruz. Bu süre içerisinde yapılan hizmetleri, hayata geçirilen projeleri, yatırımları ve ATSO’nun Afyonkarahisar’a sağladığı katkıları yok saymak elbette doğru olmaz. Kim çalışmışsa hakkını teslim etmek gerekir. Kim bu şehir için bir taşın üzerine başka bir taş koymuşsa teşekkür etmek gerekir.
Fakat bugün tartışılması gereken konu, Hüsnü Serteser’in geçmişte ne yaptığı veya yapmadığı değildir. Asıl mesele şudur: Bir kurumda değişim ne zaman gereklidir?
ATSO BİR KİŞİNİN DEĞİL, BİNLERCE ÜYENİN KURUMUDUR
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası, bu şehrin en önemli meslek kuruluşlarından biridir.
Sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, üreticinin, girişimcinin ve iş insanının ortak çatısıdır.
Dolayısıyla ATSO’nun geleceği konuşulurken mesele kişiler üzerinden değil, kurum üzerinden değerlendirilmelidir.
Çünkü kişiler gelir, kişiler gider. Kurumlar kalır.
Bir kurumun gerçek gücü, aynı kişinin yıllarca başkanlık koltuğunda oturması değildir.
Gerçek kurumsallaşma, başkan değiştiğinde de sistemin çalışması, yeni insanların ortaya çıkması, yeni projelerin üretilmesi ve kurumun yoluna daha güçlü devam edebilmesidir. Eğer bir kurum bir kişiye bağımlı hale geliyorsa, orada kurumsallaşmadan söz etmek giderek zorlaşır.
ATSO’nun geleceğini konuşurken artık bu soruyu cesaretle sormamız gerekiyor:
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası yeni bir döneme hazır mı?
2009’DAN BU YANA DÜNYA DEĞİŞTİ
Bir düşünün…
2009 yılında dünyaya gelen bir çocuk bugün üniversite çağına yaklaştı.
2009 yılında iş hayatına yeni başlayan bir genç bugün tecrübeli bir iş insanı oldu.
Bu süre içerisinde dünya baştan aşağı değişti.
Ticaret değişti.
Sanayi değişti.
İhracat değişti.
Üretim modelleri değişti.
E-ticaret hayatımıza girdi.
Yapay zekâ iş dünyasının merkezine yerleşmeye başladı.
Dijital dönüşüm artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi.
Yeşil dönüşüm, enerji maliyetleri, sürdürülebilir üretim, uluslararası rekabet, yeni finansman modelleri ve yeni pazar arayışları şirketlerin öncelikli gündemleri arasına girdi.
Dünya bu kadar değişirken kurumların yönetim anlayışlarının hiç değişmemesi mümkün mü?
İşte tartışılması gereken budur.
17 YIL AZ BİR ZAMAN DEĞİLDİR
17 yıl bir insan hayatında da, bir kurumun tarihinde de küçümsenebilecek bir zaman değildir.
Bu kadar uzun süre görev yapmak önemli bir tecrübe anlamına gelebilir.
Ama tecrübe ile değişmezlik aynı şey değildir.
Hatta bazen uzun yılların getirdiği tecrübenin en değerli sonucu, o birikimi yeni kuşaklara aktarabilmektir.
Bir başkanın başarısı yalnızca görev yaptığı yıllarla ölçülmemelidir.
Kendisinden sonra kaç insan yetiştirdiğiyle de ölçülmelidir.
Yeni yöneticilere alan açabiliyor mu?
Genç iş insanlarını cesaretlendirebiliyor mu?
Yeni kuşakların yönetime katılmasını sağlayabiliyor mu?
Kurumu kendisinden sonra da güçlü şekilde ayakta tutabilecek bir yapı oluşturabiliyor mu?
Bence gerçek kurumsallaşmanın ölçüsü tam olarak budur.
AFYON’DA BAŞKA İŞ İNSANI YOK MU?
Şimdi soralım: Afyonkarahisar’da ATSO’yu yönetebilecek başka yetişmiş iş insanları yok mu?
Elbette var.
Yeni projeler geliştirebilecek sanayiciler yok mu?
Var.
İhracatı bilen, dünyayı takip eden, dijital ekonomiyi anlayan genç girişimciler yok mu?
Var.
Kadın girişimciler yok mu?
Var.
Farklı sektörlerden yetişmiş, vizyon sahibi insanlar yok mu?
Onlar da var.
Öyleyse neden bu isimlerin daha fazla önünü açmayalım?
Neden ATSO seçimlerinde çok sayıda adayın, çok sayıda listenin ve çok sayıda projenin yarışmasını istemeyelim?
ATSO’nun geleceğini birkaç isim arasında değil, yüzlerce yeni fikir arasında tartışmalıyız.
ADAY OLMAK “BAŞKANA KARŞI ÇIKMAK” DEĞİLDİR
İş dünyasında değiştirilmesi gereken anlayışlardan biri de budur.
Bir insan ATSO başkanlığına aday olduğunda;
“Başkana karşı aday oldu.”
“Karşı liste çıkardı.”
“Başkanın karşısına geçti.” denilmemeli. Hayır.
Bir insan aday oluyorsa demokratik hakkını kullanıyordur.
Bir iş insanı liste çıkarıyorsa kurumun geleceğine ilişkin başka bir düşüncesi olduğunu söylüyordur.
Adaylık düşmanlık değildir.
Rekabet kavga değildir.
Farklı düşünmek ihanet hiç değildir.
Tam tersine…
Bir kurumda ne kadar çok fikir yarışıyorsa o kurum o kadar canlıdır.
ATSO seçimlerinde isimlerin değil projelerin yarışması gerekir.
ATSO SEÇİMLERİNDE ARTIK BUNLARI KONUŞALIM
Önümüzdeki seçim sürecinde Afyonkarahisar iş dünyasının gerçek gündemi ne olmalı?
Afyonkarahisar’ın ihracatı nasıl artırılacak?
Yeni sanayi yatırımları şehre nasıl çekilecek?
Organize sanayi bölgelerinin kapasitesi nasıl büyütülecek?
Mermer sektörünün dünya pazarındaki gücü nasıl artırılacak?
Termal, gıda, tarım ve sanayi potansiyeli nasıl daha yüksek katma değere dönüştürülecek?
KOBİ’lerin finansmana ulaşması nasıl kolaylaştırılacak?
Genç girişimciler nasıl desteklenecek?
Kadın girişimcilerin ekonomideki ağırlığı nasıl artırılacak?
E-ticaret yapan Afyonkarahisarlı şirketlerin sayısı nasıl yükseltilecek?
Yapay zekâ ve dijital dönüşüm konusunda üyeler nasıl hazırlanacak?
Afyonkarahisar’ın markaları Türkiye’ye ve dünyaya nasıl daha güçlü açılacak?
Şehrin ekonomik anlamda Ankara’daki temsil gücü nasıl artırılacak?
Üniversite-sanayi iş birliği neden daha ileri bir noktaya taşınmasın?
Nitelikli personel sorununa nasıl çözüm bulunacak?
Afyonkarahisar neden sadece üreten değil, ürettiğini markalaştıran bir şehir haline gelmesin?
İşte ATSO seçimlerinde konuşulması gereken gerçek meseleler bunlardır.
Kimin kimi desteklediği değil.
Kimin hangi listeye girdiği değil.
Kimin kimin yanında fotoğraf verdiği hiç değil.
Projeler konuşsun. Vizyonlar yarışsın. Afyonkarahisar kazansın.
AYNI İSİMLERLE YENİ BİR DÖNEM KURULABİLİR Mİ?
Bu soru rahatsız edici olabilir. Ama sorulması gerekir. Çünkü değişim talebi bir kişiye yönelik saldırı değildir. Değişim hayatın doğal akışıdır. Şirketler yönetimlerini değiştiriyor. Dünyanın dev kuruluşları CEO’larını değiştiriyor. Siyasi partiler yönetimlerini değiştiriyor. Belediyelerde başkanlar değişiyor.
Kamu kurumlarında yöneticiler değişiyor. Peki iş dünyasının en önemli temsil kurumlarında değişim neden bu kadar zor konuşuluyor? Bir yöneticinin yıllarca görev yapmış olması ona önemli bir tecrübe kazandırabilir. Ancak hiçbir makamın vazgeçilmez sahibi yoktur. Makamlar kişilere ait değildir. Makamlar emanettir.
“BEN YOKSAM KURUM YÜRÜMEZ” DÜŞÜNCESİ KURUMSALLIK DEĞİLDİR
Gerçekten güçlü bir başkan, kendisinden sonra gelecek insanları yetiştirir. Gerçekten güçlü bir kurum, başkanı değiştiğinde sarsılmaz.
Gerçekten başarılı bir yönetim, koltuğu devrettiğinde arkasında çalışan bir sistem bırakır.
Asıl başarı budur.
17 yılı aşkın görev süresinin ardından bugün Hüsnü Serteser açısından da belki tartışılması gereken en önemli mesele budur. Biriktirilen tecrübeyi yeni kuşaklara aktarmak…
Yeni isimlere alan açmak…
Gençlerin önünü açmak…
Ve yılların birikimini ATSO'nun kurumsal hafızasına bırakmak. Çünkü bir kuruma hizmet etmenin tek yolu başkanlık koltuğunda oturmak değildir. Tecrübe danışmanlıkla aktarılabilir. Projelerde değerlendirilebilir. Yeni yöneticilere yol gösterilebilir.Şehrin ekonomik meselelerinde görüş sunulabilir. Ama yeni insanların yetişmesi için önce onlara yer açılması gerekir.
ATSO’DA YENİ BİR HİKÂYE YAZILABİLİR
Afyonkarahisar’ın güçlü bir iş dünyası var. Yetişmiş sanayicileri var. Başarılı tüccarları var. Dünyaya mal satan ihracatçıları var. Genç girişimcileri var. Kadın girişimcileri var. Yeni teknolojileri takip eden yeni bir kuşak geliyor. Bu insanları ATSO yönetimlerinde daha fazla görmenin zamanı gelmedi mi?
Sadece birkaç koltukta değil, karar mekanizmalarının tamamında…
Komitelerde…
Mecliste…
Yönetimde…
Ve başkanlık makamında…
Yeni isimlere kapı açmanın zamanı gelmedi mi?
MESELE SERTESER’İN BAŞARILI YA DA BAŞARISIZ OLMASI DEĞİL
Burada altını özellikle çizmek istiyorum.
Bu yazının meselesi Hüsnü Serteser’e “başarılı” veya “başarısız” etiketi yapıştırmak değildir.
Bunun değerlendirmesini ATSO üyeleri yapar.
Yapılan hizmetler vardır; bunların hakkı teslim edilir.
Eksikler varsa onlar da konuşulur.
Ancak bizim tartıştığımız çok daha temel bir meseledir: 17 yılı aşan bir başkanlık süresinden sonra değişimin kendisini konuşmak gerekmez mi? Bir başkan çok başarılı olsa bile değişim olabilir. Çünkü değişim başarısızlığın cezası değildir. Değişim kurumsal hayatın doğal bir parçasıdır. Bugün ATSO’nun önündeki mesele tam olarak budur.
ŞİMDİ SÖZ ATSO ÜYELERİNDE
Yaklaşan seçimler sıradan bir oda seçimi olarak görülmemeli. ATSO üyeleri yalnızca bir başkan seçmeyecek. Aslında Afyonkarahisar iş dünyasının önümüzdeki yıllardaki yönetim anlayışına karar verecek.
Devam mı?
Değişim mi?
Aynı yönetim anlayışı mı?
Yeni bir kadro mu?
Mevcut yöntemler mi?
Yeni projeler ve yeni fikirler mi?
Bunun kararını elbette sandıkta ATSO üyeleri verecek.
Ancak bir konunun artık yüksek sesle tartışılması gerekiyor:
17 yılı aşkın süre bir kurumun başında kalmak yeterli değil midir?
Afyonkarahisar’ın yeni isimlere, yeni fikirlere, yeni projelere ve yeni bir heyecana ihtiyacı varsa bunun yolu yeni insanların sorumluluk üstlenebilmesinden geçiyor.
Hizmet edenlere teşekkür edilir. Yapılan güzel işler unutulmaz. Tecrübe çöpe atılmaz. Ancak kurumların geleceği de tek bir isme bağlanmaz. Çünkü kişiler geçicidir.
ATSO kalıcıdır.
Ve Afyonkarahisar iş dünyası, kişilerin değil kurumların güçlü olduğu bir gelecek inşa etmek zorundadır.
Bu nedenle yaklaşan ATSO seçimlerinin belki de en önemli tartışması şu cümlede saklı:
HİZMET EDENE TEŞEKKÜR, YENİ İSİMLERE ARTIK YOL AÇMA ZAMANI!
Çünkü hiçbir koltuk sonsuz değildir. Hiçbir makam bir kişinin değildir. Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Ama güçlü kurumlar ve yenilenme kültürü vazgeçilmezdir.
Bir gazetecinin yaşadığı şehrin kurumları, yöneticileri ve geleceği hakkında görüşlerini açıklaması, soru sorması ve gerektiğinde eleştiri ortaya koyması demokratik toplumun doğal bir parçasıdır.
Bu köşe yazısı kimseyi hedef göstermek, itibarsızlaştırmak veya yapılan hizmetleri yok saymak amacıyla kaleme alınmamıştır. Ortaya konulan düşünce açıktır: 17 yılı aşan bir görev süresinin ardından ATSO’da değişimin ve yeni isimlerin önünün açılmasının tartışılması gerektiğini düşünüyorum.
Bu görüşe katılan da olacaktır, katılmayan da. Eleştiren de olacaktır. Zaten demokrasi ve fikir özgürlüğü tam olarak bunu gerektirir.
Ben gazeteci olarak görüşümü ve gerekçelerimi ortaya koyarım; ATSO üyeleri de kendi iradeleriyle kararlarını verir.
Eleştirmek düşmanlık, soru sormak saldırı, farklı düşünmek de saygısızlık değildir.
Fikirler konuşulacak, eleştiriler yapılacak, karar ise sandıkta ATSO üyelerinin olacaktır.
Next






