TV3 Televizyonunda Sami Türkkan’ın sunumuyla yayınlanan ‘TV3’te Sabah’ programına katılan Yazar Lokman Özkul, Emirdağ ilçesi yakınlarında halen kazı çalışmaları devam eden tarihi Amorium kentinde 12 yaşayan, Selmani Farisi’nin konu edilen kitabın bir sahabenin hayatını ve yaşantısını anlattığını söyledi.
Yazar Özkul, “Bu şehirde İslam tarihinin önemli şahsiyetlerinden Selmani Farisi'nin yaklaşık 12 yıl yaşadığı ortaya çıkıyor. Bu birçok eserde vurgulanmış. Biz kitabımızda da bunu vurguladık. Kaynaklarını da belirttik. Bazı tabii eleştiriler vesaire karşılanıyor olabiliyor ama bu tabii kesin kes bir bilimsel vurgu. Dolayısıyla Selmani Farisi'nin, Peygamber Efendimiz'in sahiblerindendir. Benim ehl-i beytimdendir dediği bir sahabe, onun 12 yıl kadar yaşadığını ve bunun öncesindeki hakikat arayışını vurguladık” dedi.

“MECUSİ BİR AİLENİN ÇOCUĞU”
Selmani Farisi’nin, İran'da Mecusi bir aileden dünyaya geldiğini ifade eden Lokman Özkul, “Mecusi, bunlar ateşe tapan bir din yani. Selmani Farisi'nin çocukluk ismi Mabih. Babası ateşkede, yani Mecusilerin ateşlerini yakmakla görevlendirilmiş olan bir kişi ve asil zade. Asil bir aileden geliyor” dedi. Büyüdükçe kendi dinlerinin saçma olduğunun farkına varan Selmani Farisi’nin çıktığı hakikat arayışına çıktığını hatırlatan Yazan Özkul, şunları söyledi: “Şam yolculuğunda bir kiliseye rastlıyor. Tabii hakikat arayışı yani. Orada girdiği yerde bakacak böyle. Orada bir ayin görüyor. Ayinden etkileniyor. Bu diyor en azından benim dinime göre daha anlamlı. Sonuçta İsevilik yani Hıristiyanlık da hak bir din. Yani bozulmadan önce hak bir dindi. Tabii daha sonra dönüyor. Ama burası aklında kalıyor. Kaçma planları yapıyor, Selman. Daha sonra bir yolunu buluyor ve Şam'a kaçıyor. Şam'da bir rahibin yanında bir sürü ona talep oluyor. Oradaki rahip vefat ediyor. Ölmeden önce Musul'a git diyor. Musul'da diyor yine başka bir rahip var benim talebem. O diyor sana üstatlık yapsın diyor. Bir süre Musul'da kalıyor. Ama tabii burada aileden tamamen kopmuş. Musul'da da yine bir süre onun yanında kalıyor. Musul'dan Nusaybin'e bizim topraklarımıza geliyor. Nusaybin'e de yine bir süre bir rahibin yanında bulunuyor. O da vefat ettikten sonra bizim topraklarımızı unutuyor. Yani Amuriye. Burada orada da bir rahip ama İslam'ı iyi bilen bir rahip yani. O bayağı bir uzun yaşamış diğerlerine göre. On iki yıl kadar onunla birlikte bulunuyor. Burada tabii sepet ustalığı yapıyor. Geçimini de sağlayacak. Bir yandan tabii hayvanlar falan da edinmiş. Koyunları var onları gidiyor. Bir yandan sepet ustalığı yapıyor. Çünkü kendisine bir birikim sağlaması lazım. Çünkü bir hakikat arayışına çıktı Selman.
Bu hakikat arayışına kendisine bir miktar yolluk da lazım. Parada harcırah da gerekiyor. Ve bunu ediniyor o süre içinde. Amuriye'de yani bizim topraklarımızda Afyon Karahisar sınırı içinde yaklaşık on iki yıl kaldıktan sonra artık bir kervanla Mekke’nin yolunu tutuyor. Yani bu şekilde devam ediyor. Ve Peygamberimizin en yakınındaki insanlardan biri oluyor.”

“YAZARKEN ÇOK ETKİLENDİM”
Kitabını yazarken bile Selman’ın hayatından çok etkilendiğini dile getiren Yazar Lokman Özkul, “Yeni kitap yazan ortaya bir eser ortaya koyan bu sanat eser de olabilir herhangi bir şey olabilir. Yani tepkilerden eleştirilerden çekinmeyecek. Bunu göğüslemesini bilecek. Yani olumlu olumsuz eleştiriler olabilir. Ve bu yönde kendisini geliştirmeye gayret edecek. Yani eleştirilerin olumlu tarafını alıp olumsuzlarını da bir tarafa bırakıp çünkü bazıları eleştiri boyutunu aşıyor. Farklı boyutlara ulaşabiliyor. Onlara çok dikkate almamak lazım. Özellikle sosyal medyanın çok etkili olduğu bu dönemde çok hadsiz tabii eleştiriler de olabiliyor. Genel anlamda diyorum. Kendim için demiyorum. Bunları aldırmadan insanlar bir şeyler eserler ortaya koyabilmeliyim. Ve tamamen bu konuda kendilerini geliştirmeliler. Bunun için de okumak şart” diye konuştu.

Next





