Bugün, sosyal medyada üzerinden, Afyonkarahisar’dan bir fotoğraf paylaşıldı. Muhtemelen, hafta sonunda ödevini yapmayı unutan bir 4. Ya da 5. Sınıf öğrencisi olmalı, ödevi aklına gelince bir anda okul giderken oturduğu binanın duvarında ödevini yapmaya çalışıyor…

Aslında doğal bir fotoğraf, doğal ve içten olduğu kadar hoş da bir fotoğraf…

Bu fotoğraftan hareketle, “eğitim sistemimiz böyle olmamalı, çocuklara ödev veriliyor, çocuklar bu şartlarda ödev yapmak zorundalar” gibi yorumlar da yapıldı.

Bu yorumlara elbette ki katılmak mümkün değil…

Önce, hafta sonu iki günlük tatil boyunca ödevini unutup son anda aklına gelince koşullar ne olursa olsun ödevini yapmaya çalışan bu çocuğumuza birkaç kelam edeyim, bir sitem ve bir tebrik…

Tüm çocuklarımıza, öğrencilerimize bir hatırlatma, öneri, ya da sitem...Lütfen ödevlerinizi, görevlerinizi not alın, bir akıl defteriniz olsun, unutmayın… Sevgili çocuklar, hafta sonu iki günlük tatil boyunca tutacağınız notlar ve akıl defterleriniz ile öğretmeninizin verdiği görev ve ödevleri zamanında yapalım…

Sonra da elbette ki, bu çocuğumuzu tebrik ediyorum… Verilen görev ve ödevi, şartlar ne olursa olsun yerine getirmek için çalışıyor ve ödevini yapıyor… Sana kocaman bir aferin… Tebrikler!..

Kısaca, bu fotoğraf üzerine yukarıda belirtilen “eğitim sistemi” eleştirilerine…

Eğitimde, ölçüsünde, kararınca, abartmadan ve çocuğun gücü nispetinde ödev, görev elbette olacak, olmalı… Ödevsiz, görevsiz bir eğitim sistemi düşünülemez..

Hani çok beğendiğimiz, gıpta ile baktığımız Japonya eğitim sistemi var ya… Ondan iki örnek vereyim:

Bir...

Biliyor musunuz, Japonya’da İlkokullarda, okulun temizlik hizmetlerini yapmak için ayrıca personel yoktur, bu hizmetler öğretmenler ve öğrenciler tarafından birlikte yapıyor… Neden yok?.. Amaç, çocuklara sorumluluk duygusu ve beceri kazandırmak… İlk 4 yılı (ilkokul), sadece kendi ihtiyaçlarını kendisi görebilen, sosyal çevre ve sağlıklı yaşam kurallarına uyan, sorumluluk ve görev bilinci kazandırmayı hedefleyen Japon eğitim sisteminin bu örneğindeki; görevi, ödevi, sorumluluk bilinci kazandırmaktaki sert iradeyi görüyor musunuz?!..

İkinci örnek..

Japonya’da da bizdeki gibi, ilkokuldan, ortaokuldan, liseden sonra seçme sınavları yapılır, çocuklar bu sınavlara hazırlanır. Hem günlük ders programları çerçevesinde, hem de sınavlara hazırlık çerçevesinde çocuklara ödevler verilir. Hatta, ara tatillerde çocuklara bol bol ödev verildiği belirtiliyor Japnya eğitim sistemini inceleyen makalelerde…

Yani, değerli dostlar, anne ve babalar, öğretmenler…

Ödevsiz görevsiz eğitim ve okul olmaz… Ama ölçüyü kaçırmadan, abartmadan, çocuklarımızın bilişsel ve fiziksel gelişimlerine uygun, eğitimin hedef ve davranışları doğrultusunda olması koşuluyla…

Buradan, bu vesileyle ödev olayını abartan, ölçüyü kaçıran, çocuklarımızın bilişsel ve fiziksel gelişimlerini dikkate almadan, çocuğa sosyal ve sportif faaliyetleri için zaman ayıramayacak şekilde; sayfalarca yazı yazma, abartılı testler-sorular çözme, etkinlik ve okuma yapma vb. ödev-görev veren değerli meslektaşlarımıza, bu yönde öğretmenlerimize baskı kuran anne ve babalarımıza da küçük bir hatırlatma yapalım…

Ölçülü olma her zaman iyidir…

Kalın sağlıcakla…

 

İDRİS ÖZEK
idrisozek@gmail.com