Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar İl Başkanlığı, düzenlediği geniş katılımlı basın toplantısıyla kent ve ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Görevden alınan İl Başkanı Hasan Karadeniz liderliğinde gerçekleştirilen açıklamada; derinleşen ekonomik kriz, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) hububat alımlarında yaşanan aksaklıklar, Sultandağı kiraz üreticisinin mağduriyeti, Sanat Okulu arazisi ile Akarçay'daki kirlilik sorunları masaya yatırıldı. Toplantının en dikkat çeken bölümünü ise Afyonkarahisar Belediyesi'ndeki siyasi değişim sonrası çalışanlara yönelik uygulandığı iddia edilen baskı ve sürgün politikaları oluşturdu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar İl Binasında düzenlenen basın toplantısında, geçtiğimiz günlerde görevden alınan İl Başkanı Hasan Karadeniz ve yönetim kurulu üyeleri kameraların karşısına geçti. Gündeme dair çarpıcı dosya ve iddiaları paylaşan Karadeniz, sözlerine Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünü kutlayarak ve harekâtın mimarları Bülent Ecevit ile Rauf Denktaş'ı anarak başladı.
"Bütçenin Önceliği Vatandaş Değil, Faizdir"
Ülke genelinde yaşanan ekonomik çıkmaza değinen Karadeniz, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının bedelini dar gelirli vatandaşların ödediğini vurguladı. Sosyal devlet anlayışının tamamen ortadan kalktığını savunan Karadeniz, ekonomik verilere dikkat çekerek şunları kaydetti:
"Açlık sınırının 35 bin 750 liraya, yoksulluk sınırının ise 116 bin 500 liraya ulaştığı ülkemizde; en düşük emekli aylığının 23 bin 500 lira, asgari ücretin ise 28 bin lira olması kabul edilemez. 2002 yılında en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınabilirken, bugün ancak 2 çeyrek altın alınabilmektedir. İktidar seçim öncesi verdiği asgari ücrete yılda dört kez güncelleme sözünü unutmuş, temmuzda ara zam yapmayarak milyonları enflasyona ezdirmiştir. Emekliye yapılan sınırlı artışlar bütçeye yük gösterilirken, faize rekor kaynaklar ayrılmaktadır. İktidarın önceliği vatandaş değil, faizdir."
"Çiftçi Üretiyor, Aracılar Kazanıyor; Kiraz Dalında Kaldı"
Tarım politikalarındaki yetersizlikleri ve Afyonkarahisar'daki yansımalarını sert bir dille eleştiren Karadeniz, 2026 hububat taban fiyatlarının üreticinin maliyetlerini karşılamadığını ifade etti. Mazotun 75 TL'yi aştığı bir dönemde çiftçinin tüccarın insafına bırakıldığını söyleyen Karadeniz, bölgedeki kiraz ve vişne üreticilerinin durumuna dair şu tespitlerde bulundu:
"TMO’nun randevu ve kota uygulamaları yüzünden taban fiyatı 16,50 TL olan buğday 12-13 TL'ye, 12,75 TL olan arpa ise 9 TL'ye tüccara satılmaktadır. Bazı iktidara yakın kişilerin ise ürünlerini hiçbir engelle karşılaşmadan TMO'ya teslim edebildiği yönünde ciddi iddialar vardır. Bunun adı adalet değil, ayrıcalıktır. Sultandağı ve Çay ilçelerimizde yaptığımız ziyaretlerde gördük ki ihracata giden birinci kalite kiraz 65 TL, ikinci kalite 30-35 TL, üçüncü kalite ise 10-15 TL'den alıcı buluyor. Bu fiyatlar toplama maliyetini bile karşılamıyor. Dünya markası Sultandağı kirazını üreten çiftçimiz yoksullaşmış, kirazını dalında bırakmış, hatta verim çağındaki ağaçlarını kesmek zorunda kalmıştır."
"Sanat Okulu'nda Gerçekler Gizleniyor, Akarçay İhmal Ediliyor"
Afyonkarahisar merkezindeki yerel hizmet zafiyetlerine de değinen Karadeniz, Sanat Okulu binasıyla ilgili çelişkili açıklamalara tepki gösterdi. Binanın deprem riski gerekçesiyle yıkılmak istendiğini ancak belediyeye devri durumunda kullanılabileceğinin söylendiğini hatırlatan Karadeniz, "Deprem riski siyasi kararlara göre mi değişmektedir? Buradaki 10 bin metrekarelik değerli kamu arazisinin geleceği neden gizleniyor? Eski otogar ve stadyum alanlarındaki şeffaf olmayan süreçlerin aynısı burada da işletilmektedir" dedi. Şehrin vitrini olan Akarçay’da ise vaatlerin aksine kötü koku, kirli su ve sivrisinek sorununun baş gösterdiğini, parkların ve yeşil alanların bakımsızlığa mahkûm edildiğini belirtti.
"Ekmeğiyle Oynamayacağız Sözünün Tam Tersi Yaşanıyor"
Basın açıklamasının en hararetli kısmını, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek AK Parti'ye geçiş sürecinin ardından belediyede yaşandığı iddia edilen baskı ve işten çıkarma iddiaları oluşturdu. Seçim döneminde verilen "Kimsenin ekmeğiyle oynanmayacak" sözünün çiğnendiğini savunan Karadeniz, şu iddiaları kamuoyuyla paylaştı:
"Belediye Başkanının AKP'ye katılım sürecinin ardından belediye çalışanları üzerinde yoğun bir baskı ortamı oluşmuştur. Çalışanlara ve ailelerine CHP üyeliğinden istifa etmeleri yönünde baskı yapıldığı; 'Afyonkarahisar İradesine Sahip Çıkıyor' eylemlerine katılmamaları için tehdit ve yıldırma girişimlerinde bulunulduğu iddiaları tarafımıza ulaşmaktadır. Bizzat kendi döneminde işe alınan çalışanların bir bölümü sürgün niteliğinde görevlendirilirken, bir bölümü ise kıdem, ihbar ve işsizlik ödeneği haklarından mahrum bırakılacak yöntemlerle işten çıkarılmıştır. Ayrıca CHP’li Belediye Meclis üyelerine de AKP’ye geçmeleri veya bağımsız kalmaları yönünde baskı yapılmaktadır. CHP oylarıyla seçilip, siyasi tercihleri yüzünden emekçiyi cezalandırmak hangi vicdana sığar? Bu uygulamalar kendi tercihiniz midir, yoksa mensubu olduğunuz AKP’nin siyasi beklentisi midir?"
"Görevden Alınmamız Bizim Şeref Madalyamızdır"
Yaklaşık 10 gün önce Genel Merkez tarafından İl Yönetimi ve Merkez İlçe Yönetimi ile birlikte görevden alınma süreçlerine de değinen Hasan Karadeniz, kararın tamamen siyasi olduğunu ve iradelerini teslim etmeyeceklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Halkın iradesiyle seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanında dimdik durduğumuz için alınan bu karar, benim ve arkadaşlarımın şeref madalyasıdır. Hukuk darbesiyle atanan yönetim, üyelerimizin ve vatandaşlarımızın vicdanında yok hükmündedir. Görevden alındığımız gün 18 İlçe Başkanımız ortak bir bildiri yayımlayarak seçilmiş il yönetiminin ve Genel Başkanımız Özgür Özel'in arkasında olduklarını, bu dayatma kararı TANIMADIKLARINI ilan etmişlerdir. Mücadelemiz; adalet, üretim, şeffaflık ve sosyal devlet anlayışı egemen oluncaya kadar kararlılıkla sürecektir."
Next





