Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Muhtar Demirci, İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun son toplantısında yaşanan usulsüzlükler, yasal süre ihlalleri ve sümen altı edildiği iddia edilen soruşturmalarla ilgili basına kapsamlı bir açıklama yaptı. Demirci, disiplin kurulunda usul kurallarına uyulmadığını, 30 günlük yasal karar sürelerinin aşıldığını belirterek, durumun ciddi boyutlarda kamu zararına yol açtığını ifade etti.

"Sendika Temsilcileri Karar Sürecinden Dışlandı"

4 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen disiplin kurulu toplantısına katıldığını belirten Muhtar Demirci, toplantı esnasında usul kurallarının açıkça ihlal edildiğini savundu. Demirci, sendika temsilcilerinin yaklaşık bir saat boyunca kapıda bekletildiğini ve bu sırada diğer kurul üyelerinin kendi aralarında karar oluşturduğunu söyledi.

Yaşanan duruma tepki gösteren Demirci, şu ifadeleri kaydetti: "Disiplin kurullarının çalışma usul ve esasları bellidir. Sendika temsilcileri olmadan karar verilemez, açık oylama yapılmadan 'Biz böyle karar verdik' denilemez. Yıllarca bu kurullarda görev yapmış biri olarak bugün tanık olduğumuz tablo son derece üzücü ve düşündürücüdür."

"30 Günlük Yasal Süre İhlal Edildi"

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’ne dikkat çeken Demirci, itiraz dosyalarının yasal süresi içinde karara bağlanmadığını vurguladı. Haziran ayında yapılan itirazların ancak Ağustos ayında gündeme alınmasının belirgin bir usul hatası olduğunu kaydeden Demirci, kurula yapılan itirazlara karşılık "Mahkemeden düzelttirin" cevabının verilmesini eleştirdi.

"Gecikmeler Kamu Zararı Doğuruyor"

İdari süreçlerdeki gecikmelerin devlete ek mali yük getirdiğini ifade eden Demirci, açılan idari davaların kamu zararına yol açtığına işaret etti. Bir idari davanın devlete yaklaşık 34.500 TL maliyet çıkardığını belirten Şube Başkanı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Bu durum devleti gereksiz yargılama giderleriyle karşı karşıya bırakmakta ve kamu zararına yol açmaktadır. Konuyla ilgili çok sayıda Danıştay kararı, bu tür gecikmeleri usul yönünden hukuka aykırı değerlendirmektedir. Sayın Valimizin, sorumlular hakkında gerekli inceleme ve soruşturmayı başlatması gerektiğine inanıyoruz."

28 Dosya Tek Toplantıda Görüşüldü

Kurulun yıllık izin gibi gerekçelerle zamanında toplanmadığını ve bunun sonucunda 28 dosyanın tek bir oturumda ele alınmak zorunda kalındığını aktaran Demirci, üyelerin dosyalara yeterince hâkim olmadığını öne sürdü. İncelemelerin yüzeysel yapıldığını savunan Demirci, kararların çoğunlukla dosyaların detayları incelenmeden, yalnızca soruşturma kapakları üzerinden verildiği izleniminin doğduğunu dile getirdi.

İscehisar Soruşturması Gündemde: "Rapor Sümen Altı mı Ediliyor?"

Milli Eğitim ve Müftülükten iş birliği
Milli Eğitim ve Müftülükten iş birliği
İçeriği Görüntüle

Açıklamasında ilçelerde yürütülen soruşturmalara da değinen Muhtar Demirci, İscehisar ilçesinde yürütülen önemli bir soruşturmanın akıbetinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti. Muhakkik tarafından hazırlanan raporda ciddi tespit ve tekliflerin yer aldığını ifade eden Demirci, raporun işleme konulup konulmadığı veya bekletilip bekletilmediği hususunda şeffaflık çağrısında bulundu.

"Hukuki Mücadelemizi Sürdüreceğiz"

Soruşturmaların şekil, usul ve esas yönünden eksik yürütüldüğünü ve bu nedenle açılan davaların büyük bir kısmının sendika lehine sonuçlandığını belirten Demirci, 4 Ağustos'ta alınan kararların da yargıya taşınacağını bildirdi. Eğitim çalışanlarının haklarını sonuna kadar savunacaklarını vurguladı.

Mülki İdareye Müdahale Çağrısı

Afyonkarahisar Valisi ve göreve yeni başlayan İl Milli Eğitim Müdürü'ne seslenen Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Muhtar Demirci, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Eleştirilerimizi doğrudan yeni göreve başlayan yöneticilerimize yöneltmeyi doğru bulmuyoruz. Biz yalnızca belge ve örnekleriyle bir durum tespiti yapıyoruz. Söylediğimiz her sözün belgesini ortaya koyabilecek durumdayız. Beklentimiz; Sayın Valimizin ve Sayın İl Millî Eğitim Müdürümüzün bu konulara bizzat müdahil olarak kamu yönetimine duyulan güveni yeniden tesis etmeleridir."