2026 Dünya Kupası başladı ve ilk hafta maçları oynanıyor. Biz de Türk Milleti olarak Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada ev sahipliğinde oynanan Dünya Kupasını, tabir-i caizse iple çektik.

A Milli Takımımızdan çok umutluyduk çünkü geçmişte bir dünya üçüncülüğümüz vardı, o zaman da iyi bir takımımız vardı, şimdiki gibi bahsedilen bir jenerasyondu.

Şu anki takımımızda birçoğu yurt dışında oynayan yıldız futbolcularımız var, Kenan, Hakan, Arda gibi.. Bunun yanında ülkemizde de forma giyen çok kaliteli oyuncular var. Böyle bir kadro hepimizi heyecanlandırdı ve umutlandırdı. D grubu gibi çokta zor olmayan bir gruba düştük, Türkiye grubun favorilerinden birisiydi ev sahibi ABD ile birlikte. İlk maçımızı pazar günü sabah saat 7'de oynadık Avustralya ile. Bu maç için bütün ülkede organizasyonlar yapıldı, meydanlara dev ekranlar kuruldu, bunun için insanlarımız sabah uykularını bölerek meydanlara veya evlerinde televizyonun başına koştular bizim gibi.

Turkiye Dunya Kupasi

A Milli takımımız gerçekten muhteşem bir şekilde ülkemizden dünya kupasına uğurlanmıştı. Türk bayraklarıyla yerli ve milli aracımız Togg konvoyuyla milli takım Dünya Kupası'na uğurlandı, herkese nasip olmayacak bir uğurlama.

Maça geldiğimizde, gelin görün ki bu yapılan fedakarlıkların hiçbirinin karşılığını veremeyen bir oyuncu grubu gördük sahada. Avustralya çok aman aman bir takım değildi ki, zaten bize karşıda kapandı. Oyunun genelinde topla oynama oranımız %72'ydi. Çok fazla anlam ifade etmeyen 22 girişimimiz vardı. Bunlardan birinde Abdülkerim'in topu direkten döndü, diğerinde de Kerem topu 6 pastan kaleciye nişanlamıştı. Avustralya topu bize bırakıp, akılcı bir savunma yaparak kontrataklarla istediğini aldı.

İngiltere 2 Lig oyuncusu bizim anlı şanlı oyuncularımızı peşine takarak elini kolunu sallayarak golünü attı geldi. İkinci gol de basit bir goldü, hatta üçüncüyü de buluyorlardı, kaleci Uğurcan topu çelerek 3. gole mani olmuştu.

Turkiye A Milli

Demem o ki adamlar 3 defa geldi ikisinde golü buldular, üçünde de çok yaklaştılar. Futbolu temelden itibaren iyi bildiğini düşünen birisi olarak milli takım teknik heyetine ve oyuncularımıza şu şitemi yapmak isterim.

Keşke biraz dersinize çalışsaydınız, biraz rakip takımı analiz edip ona göre oyun oynasaydınız. Dünyada eşi benzeri olmayan santraforsuz bir sistem uydurup A Milli Takımı böyle bir saçmalığa mahkum etmeseydiniz. 1.90'lık 2 metrelik oyuncuların arasına kısa boylu Kerem'i koyup oynatmak bir teknik direktör cehaletidir. Hiçbir akıllı teknik adamın yapacağı bir iş değildir. Maalesef 84 milyonluk ülkeden yerli bir teknik adam milli takımın başına geçiremedik. Milli takım duygu işidir, heyecandır, milli manevi duyguları ruhunda hissetmektir. 84 milyon insanın desteğini hemen yanı başında görmektir ve bu sorumlulukla oynamaktır.

Montella-1

Maalesef futbolcularımızı bu sorumluluk içinde göremedim. Avustralya maçında İyi oynadı diyebileceğim tek bir oyuncu yok hepsi vasattı hatta bazıları vasatın altıydı. Dolayısıyla ülke olarak çok büyük bir hayal kırıklığına uğradık, çok büyük umutlar bağladığımız milli takımımız maalesef ilk maçta bizi sükut u hayale uğrattı, inşallah bu mağlubiyetten dersler çıkarırlar ve Paraguay, ABD maçlarında her şeylerini ortaya koyarak bu maçları alır ve gruptan çıkarlar, aksi bir durum milli takıma asla yakışmayacaktır. Bazıları diyorlar, Dünya Kupasına gitmek başarıdır, doğrudur başarıdır ama başarı vizyonunu bu kadar düşük tutmak ne kadar akılcıdır. Oraya gitmişsen, orada bulunmanın hakkını vereceksin. Kadro değeri 470 milyon avro olan bir takımın 70 milyon avro olan bir takıma yenilme gibi bir lüksü olmamalıdır. Transfer pazarlarında onar yirmişer ellişer yüzer milyon avroları konuşan futbolcular, biraz da sahada bunun karşılığını vermelidirler.

Kulüp takımlarında gösterdikleri performansın kat be kat üstünü göstermelidirler. Lakin bunu görebiliyor muyuz, hayır kulüp takımlarından daha düşük performans gösterdiklerini düşünüyorum milli takımda. Milli ruhla oynamayacak oyuncuların milli takımda olmaması gerektiğini ifade edenlerdenim.

Futbol bu, oldukça basit bir oyun aslında. Yapacakların belli Amerika'yı tekrar keşfetmeye gerek yok ama teknik heyette böyle bir potansiyelin olduğunu düşünmüyorum. Ülkemizde sadece Adana Demirspor'da teknik direktörlük yapmış olan İtalyan Montella’nın kesinlikle milli takımın başında olmasının uygun olmadığını düşünenlerdenim

. Evet 22 sene sonra Dünya Kupası'na gittik, bu bir başarıdır ama başarı vizyonu bu kadar düşük görülmemelidir. Eldeki kadroyla çok iyi yerleri görmesi gereken bir milli takım basit başarılarla avutturmamalıdır.

Son söz olarak A Milli Takım formasını terletecek oyuncuların Paraguay ve ABD maçlarıyla bu millete olan özür borçlarını ödemeleri gerektiğini ifade ediyorum, umudun bitmediğini ifade ederek bu vesileyle oynanacak bu iki maçta A Milli Takımımıza başarılar diliyorum.

Lokman ÖZKUL

Spor Yazarı ve Yorumcu