Kavramaları bilmeyen gafletini ortaya koyar. ADF 2026 Antalya diplomasi formu her yıl dünyayı başına toplayan Türkiye’nin ev sahipliği ile yapılıyor. Toplantının tanımı şöyle: Dıplomacy Forum. İnisiyatif Türkiye’de olsaydı adı Türkçe olurdu: Milletlerarası İstişare Toplantısı… Yanlış tanımın doğru içeriği olamaz. Bu toplantıyı haç ekseni yapsa toplantının tanımını asla Türkçe yapmaz. FİL’ce, Frenkçe, İngilizce, Latince kavramlarla yapar. Neden? Çünkü tanımlayan hükmeder. Dünyayı tanımlayan/hükmeden FİL’ce, haç ekseni olduğu için toplantının tanım ve sunum dili FİL’ce. Asıl olan tanım ve sunum dilidir; çeviri dilinin irapta mahalli yoktur.

Toplantının Gündem Maddeleri: a. “Yarını tasarlarken belirsizliklerle başetmek.” FİL’ceyi esas alan herkes suçüstü yakalanır. Çünkü FİL’ce belirsizliğin ve dünyadaki her türlü zorbalığın kaynağıdır. Şöyle ki: Toplantıya katılıp adaletten, ahlaktan dem vurmayan yok. Adalet! Ahlak! Nereden (ç)aldınız bu kavramları? İslam’ın müktesebatından. FİL’cede adalet, ahlak kavramları yok; etik, ethics, justice, bilmem ne var. Peki, sözünü ettiğiniz adalet İslam adaleti mi, ideolojik, demokratik, muhafazakâr, liberal adalet mi, hangisi? ADF basireti varsa bu sorunun cevabını belli etsin. Belli edemez. Belirsizlikten şikâyet eden ADF belirsizliğin kaynağıdır. ADF İslam’ın kavramlarını çalıyor; içeriğini haç ekseni, FİL’ce zihniyet ile dolduruyor. Telaffuz adalet, ahlak, İslam’dan; içerik haç eksenine ait. Algı, belirsizlik, İslam’ın kavramlarından geçinmek bu işte! Dünyada durumun tanımı belirsizliğin tayin edilmesine denktir. Dünyayı tanımlayabilmek belirsizliği de açık eder. a. “FİL’ce, tek dünya devleti, küreselleşme çukuru, vatansız dünya vatandaşı” gibi onlarca tanımla dünyayı tanımladık ve bu tanımların altını doldurduk. b. Böylece dünyadaki belirsizliği, kimin eli kimin cebinde olduğunu, sınırların ve sembollerin sembolik olduğunu söyledik.

b. Küresel Güç Dengeleri: ADF üyeleri bu madde ile birbirine zımnen “gelin şu dünyada takoz olmayalım, kazan kazan kuralını uygulayalım” diyorlar. Ancak dünyada Nalıncı keseri kuralı geçerlidir. Kesme, katletme yetkisi beş bayidedir, Filistin’de, Ortadoğu’da, her yerde olduğu gibi. Bu toplantıların dünyadaki müesses zorbalığı hiç durduramadığına açık kaynaklar şahittir.

c. Aşınan Uluslararası Düzenin Düzeltilmesi: Demek dünya düzenini FİL’ce ile tamir etmek Türkiye’ye düştü. FİL’ce esas alındığı için tek dünya devletinin, ABD, Çin, Rus, İng. Fr. yani beş/baş bayinin zorbalıkları daha da katılaşır. Beş bayinin dışındaki bütün ülkelerin canı yandıkça şöyle dedikleri kayıtlarda var: “Medet ya tek dünya devleti! Medet ya uluslararası hukuk! Ota doğuyu pırasa gibi doğramayın! Demokrasiden anladığınız bu mu?” Baş/beş bayii bu sızlanmaya içinden gülüyor ve şöyle diyor: “Evet, anladığımız bu, işinize gelirse, yerseniz!”

d. Kimin Aklı ve Vicdanı? Toplantının “küresel vicdan, küresel akıl” tanımlarındaki küresel kelimesi yeni kurbağa dilinden uyduruk bir kelimedir. Vicdan ve akla uyduruk kelime ile atıf yapılırsa o vicdan ve akıl uyduruktur. (Bkz. İslami Düşüncenin Yasaları-10/4) Tek dünya devletine biat neyi icbar ediyorsa toplantıdaki her ülkenin o minval üzere esip gürlediği açık kaynaklarda mevcuttur. Baş/beş bayiinin dışındaki ülkeler bu toplantılarda FİL’ce sunum yaparak tereciye tere satıyorlar. Kraldan çok kralcılar olmasaydı ‘krallar’ olmazdı. Zorbanın düzeni mazlumun çenesini yorar.