‘Kim var’ denildiği zaman, “ben varım, benim olmadığım yerde kimse yoktur” şuurunda bir gençlik… Bu tür nutuklar duyuyoruz. Gazi ve Necip Fazıl gençliğe hitabe yazdılar. Hayati bir mesele gençlere ihale edilemez. Çünkü gençlerin sırtında yumurta küfesi yoktur. Bu yokluğun asırlık ispatı var. 12 Eylülün başlangıcı 1960, düdüğün çalındığı tarih 1980. Bu çeyrek asırda Türk gençliği topluca imtihan verdi. Altısı sağda, altısı solda 12 kümeye bölündü ve birbiri ile 20 yıl savaştı (!) Hiç kimse şu küme Gazi’yi, şu küme Necip Fazıl’ı temsil etti diyemez. Türk gençliği 1980’de “savaşmayın, sevişin” nasihati aldılar ve bu nasihati yolda, parkta, bahçede uyguluyorlar. Film yine başa döndü, birbirinin canına kıyma ve bağımlılık yaşı lise, ortaokul, bazı bağımlıklar ise ilkokula kadar indi. Minguzzi cinayet serisi büyük-küçük birbirinin canına kıyanların miladı oldu. Bu çocukları cinayet ve bağımlılıklardan kurtaracak İslam ilmihali dersinden başka çare kesinlikle yoktur.
Ben de ‘kim var’ diyorum; bakalım ‘kimse’ var mı?
1. Okullardan din kültürü denilen ve İslam’ın adını örtbas eden sözde din dersini kaldırıp, adı İslam Dini, içeriği sadece İslam ilmihali olan, ilkokuldan üniversiteye, her yaşa göre düzenlenen ‘İslam Dini’ adlı dersi koyabilecek ‘kim var’? Bu dersin içeriğinin, laik-demokratik hukuk devletine, üniter yapıya hiçbir müdahalesi yok! Abdest, gusül, helal, haramı konu ediniyor. Harama inanan cana kıymaz. Tüm çocuklar adına İslam’ın ‘adını’ duyurabilecek ‘kim var’?
2. Tanım kelimesinin tanımını, kelimelerin tasnifini, kavramın tanımını ve kavramların tasnifini bilen, yazan ‘kim var’? Cevaplamak kolay; kitabını, sayfası, link, makale, ismi yaz, bu kadar.
3. İslami kavramlara yama-takas-vekâlet uygulayarak İslam’ı batıl dinlerden ayırabilen, İslam’ın tanım ve tasniflerini, din ve değer tanımlarını bilen, tuzak bilgi sistemlerini reddeden ‘kim var’?
4. Besmeleyi reddeden kitle alanlarını teşhis eden ve reddeden, itikat esas alınacağı için sorgulamayı iktidar değil itikat üzerinden yapan, bunu yapabilmek için se-FİL kavramların listesini çıkarıp üzerini çizebilen ‘kim var’?
5. Bir dil tamamen kavramlarından ibarettir. Pencereye pencere veya window demenin din, düşünce, değer bakımından hiçbir mahzuru yoktur. Bu bütün isimler için geçerlidir. Çobanından padişahına kadar kavramları bilmeyen herkesin yazıp-konuştukları hurdalıktır. Empeyalist diye suçlanan Netanyahu’nun, Trump’ın, Macron’un kavramları ile konuşup-düşünmeyen ‘kim var’?
Bu sorulardan birisi bile cevapsız ise orada kimse cümle kuramaz. Kavramları bilmeden, vatanın etrafına, düşman ile kendi aramıza, İslam ile küfür arasına kırmızıçizgi çekebilmek imkânsızdır. Takoz gibi kitaplar öne sürmüyorum; ilmi bir nokta, birkaç cümle ile takdim ediyorum. Allah “illa ki benim kelimelerim” diyor. Bu kelimelere vakıf olan kim var? Sükût ikrardandır.