İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, İl Başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
İl ve ilçe yöneticileri ile basın mensuplarının katıldığı toplantıda konuşan Mısırlıoğlu, ülke genelinde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelerin yanı sıra Afyonkarahisar'daki yatırımların geleceğini de gündeme taşıdı.
Özellikle Kızılay Maden Suyu Fabrikası'na yeterli yatırım yapılmadığını savunan Mısırlıoğlu, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi'nin ilerleme hızını eleştirdi. Eğitimde fırsat eşitsizliğinin giderek derinleştiğini belirten Mısırlıoğlu, devlet okullarında bütün öğrencilere ücretsiz sıcak yemek verilmesi gerektiğini söyledi.
EMİRDAĞ'DAKİ FACİAYLA BAŞLADI: “ACIMIZ BÜYÜK”
Basın toplantısına acı bir haberle başlayan Mısırlıoğlu, Emirdağ ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren dört vatandaş için başsağlığı dileklerini iletti.
Emirdağ-Yunak kara yolunun Hisar köyü yakınlarında iki otomobilin çarpışması sonucu dört kişinin yaşamını yitirdiğini, dört kişinin de yaralandığını hatırlatan Mısırlıoğlu, yaşanan olayın kendilerini derinden üzdüğünü belirtti.
Mısırlıoğlu, “Bu sabah üzücü bir haber aldık. Emirdağ ilçemizde meydana gelen kazada dört vatandaşımız hayatını kaybetti, dört vatandaşımız yaralandı. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.
UZMAN ÇAVUŞ RAMAZAN TINAS'IN VEFATI ARAŞTIRILMALI
Şırnak'ta görev yaparken hayatını kaybeden ve 19 Ekim'de memleketi İhsaniye ilçesine bağlı Ablak köyünde toprağa verilen Ulaştırma Uzman Çavuş Ramazan Tınas'ın vefatına da değinen Mısırlıoğlu, acılı aileye başsağlığı diledi.
Tınas'ın cenaze töreninde ailesinin dile getirdiğini belirttiği bazı iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, özellikle mobbing iddialarının yetkili makamlar tarafından araştırılmasını istedi.
Mısırlıoğlu, “Genç yaşta kaybettiğimiz evladımızın vefatından büyük üzüntü duyduk. Cenaze sırasında ailesinin bazı serzenişleri ve iddiaları oldu. Bunların görmezden gelinmemesi gerekiyor. Herhangi bir mobbing yaşanıp yaşanmadığı mutlaka araştırılmalı. Devletimizin bütün şüpheleri ortadan kaldıracak bir inceleme yapmasını ve sonucunu ailesiyle, kamuoyuyla paylaşmasını bekliyoruz” dedi.
Konunun hassasiyetine dikkat çeken Mısırlıoğlu, henüz açıklığa kavuşmamış iddialar üzerinden kesin hüküm verilmemesi, ancak hiçbir soru işaretinin de cevapsız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
“GAZETECİLER GERÇEKLERİ YAZMAKTAN KORKMAMALI”
21 Ekim dolayısıyla basın mensuplarının Dünya gazeteciler gününü de kutlayan Mısırlıoğlu, Türkiye'de basın özgürlüğünün önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu.
Gazeteciliğin yalnızca haber aktarmak olmadığını, aynı zamanda toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak gibi önemli bir sorumluluk taşıdığını belirten Mısırlıoğlu, tarafsız gazeteciliğin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Mısırlıoğlu, “Gecesini gündüzüne katarak, zaman zaman çok zor şartlar altında görev yapan, mesleğini namusu bilen bütün gazetecilerimizi saygıyla selamlıyorum. Vatandaşın doğru ve tarafsız haber alma hakkı son derece önemlidir. Gazeteciler gördüklerini, bildiklerini ve düşündüklerini samimiyetle yazabilmelidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye'de bir korku iklimi oluştuğunu ileri süren Mısırlıoğlu, bunun yalnızca basın mensuplarını değil, toplumun farklı kesimlerini de etkilediğini savundu.
“GENÇLERİMİZİN GELECEĞİ KORKUYA TESLİM EDİLEMEZ”
Ülkede işe girmek veya kamu görevine atanmak isteyen gençlerin siyasi tercihlerinden dolayı kaygı duymaması gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, mülakat ve atama süreçleri üzerinden iktidara yüklendi.
Gençlere yönelik siyasi baskı algısının toplumda ciddi güvensizlik oluşturduğunu ileri süren Mısırlıoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Öğretmen olmuş, mühendis olmuş, hâkim, savcı olmak için yıllarca çalışmış binlerce gencimiz var. Bunlara 'Aman şu partinin yanında görünme, işinden olursun, mülakatta elenirsin' deniliyorsa burada ciddi bir sorun var demektir. Bir ülkede gençlerimiz kendi düşüncelerini özgürce ifade edebilmelidir.”
Siyasi görüş farklılıklarının insanların geleceklerini belirleyen bir ölçüt haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Mısırlıoğlu, Türkiye'de eşit vatandaşlık anlayışının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
SEL FELAKETLERİ ÜZERİNDEN YEREL YÖNETİM ELEŞTİRİSİ
İstanbul ve Kocaeli'de yaşanan sel ve su baskınlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Mısırlıoğlu, afetlere karşı altyapı yatırımlarının zamanında tamamlanmasının önemine dikkat çekti.
Geçmiş yerel yönetim anlayışını eleştiren Mısırlıoğlu, yıllarca yönetilen şehirlerde ortaya çıkan altyapı sorunlarının yalnızca bugünkü yöneticiler üzerinden değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyledi.
Afetlerden etkilenen vatandaşların zararlarının karşılanması amacıyla ayrıldığı belirtilen kaynakların yeterliliğinin sorgulanması gerektiğini savunan Mısırlıoğlu, devletin önceliğinin vatandaşın can ve mal güvenliği olması gerektiğini vurguladı.
Afetler nedeniyle yaşamını yitirenlere rahmet dileyen Mısırlıoğlu, “İnsanlarımız sel sularının içinde canlarını, evlatlarını, yakınlarını arıyor. Böyle felaketlerde siyasi tartışmalardan önce vatandaşın yarasını saracak tedbirler alınmalı. Afetlere hazırlık konusunda geçmişten bugüne bütün sorumluluklar ortaya konulmalıdır” dedi.
“KIZILAY MADEN SUYU FABRİKASI AFYON'UN DEĞERİDİR”
Afyonkarahisar gündeminde en dikkat çekici açıklamalarından birini Kızılay Maden Suyu Fabrikası hakkında yapan Mısırlıoğlu, tesisin geleceği konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
Kızılay maden suyunun Afyonkarahisar'la özdeşleşmiş önemli bir değer olduğunu belirten Mısırlıoğlu, yıllardır Türkiye'nin dört bir yanına bu topraklardan ürün gönderildiğini hatırlattı.
Afyonkarahisar'daki fabrikanın yatırım ve modernizasyon ihtiyacına dikkat çeken Mısırlıoğlu, başka illerde gerçekleştirilen yatırımlara karşın Afyon tesislerinin geleceğine ilişkin yeterli açıklama yapılmadığını savundu.
“Afyonkarahisar, Kızılay maden suyunun doğduğu topraklardır. Yıllarca buradan üretilen maden suları Türkiye'nin her yerinde satıldı. Kızılay'a önemli gelirler sağlandı. Peki Afyon'a ne yapıldı? Bu tesislerin yenilenmesi, geliştirilmesi ve kapasitesinin artırılması için neden yeterli yatırım yapılmıyor?” diye sordu.
“YÜKSEK HIZLI TREN TAM BİR YILAN HİKÂYESİNE DÖNDÜ”
Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi'ni de eleştiren Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'a verilen hizmete giriş tarihi sözlerinin sürekli değiştiğini savundu.
Geçmiş yıllarda projeyle ilgili farklı tarihler açıklandığını hatırlatan Mısırlıoğlu, sahadaki çalışmaların mevcut durumuna bakıldığında açıklanan hedeflerin gerçekleşmesinin zor göründüğünü söyledi.
“Yıllardır Afyonkarahisar'a hızlı tren gelecek deniliyor. Önce başka tarihler söylendi, sonra 2026, ardından 2027 konuşuldu. Biz gidip çalışmaları yerinde görüyoruz. Açık konuşmak gerekirse bu hızla 2027 yılında deneme sürüşlerinin başlayabileceğine inanmak oldukça güç” ifadelerini kullandı.
Projenin 2030 yılından önce tamamlanabileceğine ilişkin ciddi şüpheleri olduğunu dile getiren Mısırlıoğlu, yetkililerin gerçekçi bir takvim açıklaması gerektiğini belirtti.
“AÇTIĞINIZ TÜNELLERİ BARİ PATATES DEPOSU YAPIN!”
Yüksek hızlı tren çalışmalarının yavaş ilerlediğini savunan Mısırlıoğlu, eleştirilerini dikkat çekici bir benzetmeyle sürdürdü.
Afyonkarahisar'ın önemli tarım ürünlerinden patatesi gündeme getiren Mısırlıoğlu, projenin gecikmesi üzerinden iktidara esprili ancak sert sözlerle yüklendi.
“Bu hızlı tren işi artık kara tren hikâyesine döndü. Neredeyse kazma kürekle çalışılsa daha hızlı ilerleyecekti. Madem hızlı tren bir türlü gelmiyor, o açtığınız tünelleri bari patates deposu yapın. Hiç olmazsa üreticimiz yararlansın” dedi.
Geçmiş yıllarda kamu kaynaklarıyla yapılan ve yeterince değerlendirilemediğini savunduğu patates depolama tesisini de hatırlatan Mısırlıoğlu, kamu yatırımlarında planlama ve denetim eksikliği bulunduğunu öne sürdü.
“EĞİTİMDE HERKES MUTSUZ: VELİ MUTSUZ, ÖĞRENCİ MUTSUZ”
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının üzerinden yaklaşık 40 gün geçtiğini hatırlatan Mısırlıoğlu, eğitim giderlerinin aile bütçelerini zorladığını söyledi.
Kırtasiye ürünleri, servis ücretleri, yardımcı kaynaklar ve okul kantinlerindeki fiyat artışlarının velileri ciddi şekilde etkilediğini belirten Mısırlıoğlu, eğitimde ekonomik eşitsizliğin derinleştiğini savundu.
“Velilere bakıyorum mutsuz, öğrencilere bakıyorum mutsuz. Servis ücretleri yükselmiş, kırtasiye malzemeleri pahalanmış. Akaryakıt, sigorta ve diğer giderler servis ücretlerine yansıyor. İnsanlarımız çocuklarını okutabilmek için büyük fedakârlık yapıyor” dedi.
Afyonkarahisar'ın eğitimde başarı seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Mısırlıoğlu, ekonomik sıkıntıların öğrencilerin başarısını doğrudan etkileyebileceği
“AFYONKARAHİSAR'IN SORUNLARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Basın toplantısı boyunca hem yerel hem de ulusal konularda iktidara eleştiriler yönelten Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'ın sorunlarının siyasi tartışmalar arasında unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Mısırlıoğlu, İYİ Parti'nin yalnızca eleştiren değil, sorunları gündeme getirerek çözüm arayan bir siyasi anlayışla hareket ettiğini söyledi.
Afyonkarahisar'ın yatırımlardan hak ettiği payı alması gerektiğini dile getiren Mısırlıoğlu, siyasi iktidarın ve yerel yöneticilerin vatandaşların sorunlarına daha fazla kulak vermesi çağrısında bulundu.

Next





