Dinar İlçesini ziyaret etmek kar, soğuk dinlemeden yola çıktık. Daha önce gitme teşebbüsümüzü yoğun kar nedeniyle ertelemek zorunda kalmış, Sandıklı’dan geri dönmüştük. Dinar; İç Anadolu Bölgesini Ege’ye, Akdeniz’i Marmara’ya bağlayan çok önemli bir yoldur. Afyonkarahisar’ın en çok göç veren ilçelerinden biride Dinar’dır. Özellikle Yurtdışına gidenler Emirdağ’dan sonra ikinci sırada yer alır. Afyonkarahisar’ın İlçeleri içinde en kalabalık nüfusa sahiptir Dinar. Afyonkarahisar’ın en fazla şehit veren ilçesidir.   İlçenin geçmişe uzanan tarihi; efsanelerle dolu, ismini Orta Asya’dan gelen Türk Gökleri sırasında bölgeye yerleşen Kitiş Beyin oğlu Dinar Bey’den alır. Eski ismi Geyikler’dir.

Afyonkarahisar’a uzak ilçelerinden biri Dinar. Yol boyunca sabırla Dinar’a yaklaşmayı bekledim. Hâlbuki Antalya’ya giderken kim bilir kaç kere Dinar’dan geçip geçmişizdir? Suçıkan’ da mola vermişizdir. Dinar’a gelmek için bu kadar sabırsız olmamışımdır. Neyse yaklaşıyoruz Dinar’a. Kış masalı anlatıyor tarlalar, bahçeler, ağaçlar. Çekilmiş kendi köşesine yeniden doğacakları günü bekliyorlar ağırbaşlı, gururlu,  yaşamayı unutmayan bir ümit ile.  Arabamız birden yavaşladı, yolda mola verecekmiş gibi sağa yanaştı. Büyük bir tabelada yazan ‘’Dinarelli ’’  yazısı bizi buyur ediyor, dinlenme tesisi sanacağınız binaya. Yol kenarlarında tek tük birden ortaya çıkan yapılar arasında göze çarpan bir binanın önünde duruyoruz. Büyük pencereleri ile modern farklı bir yapı, yeni yapılmış belli.  Çatıya yakın üstünde yine ‘’Dinarelli’ yazısı dikkat geçiyor.  Geniş bir araziye kurulmuş tek katlı yüksek binanın etrafı göz alabildiğince tarla. Bu tarlalar lavanta tarlası imiş. Yazın mor çiçekleri ile insanın aklını başından alan görüntülü ve güzel kokulu; büyüleyici bir alana dönüşüyormuş.
Birkaç merdivenle tamamen ahşap olan binaya giriyoruz. Binanın içi, geniş ferah ve yüksek tavanlı,  lavantanın o dinlendirici hoş kokusunu hissediyorsunuz. İçeride bizi Esrin Çoban ve bir çalışanı karşılıyor. Kadın Kooperatif başkanı bizi kafeterya bölümündeki masalardan birine yönlendiriyor. Dinarelli Kadın Kooperatifi hakkında bilgi alıyoruz kendisinden;
’’ İktisadi İşletme Derneğinin faaliyeti ile birlikte Dinarelli açıldı. Etrafındaki tarlalara iki yüz bin fide dikilerek üretime başlandı. Bakanımız Veysel Eroğlu, Dinar Kaymakamı Mustafa Şahin ile birlikte lavanta tarlaları oluşturuldu. Şu anda Kaymakam Selami Kapankaya ile devam ediliyor. Kaymakamlarının başından beri takip edip yönettiği Dinarelli çalışmaları, Dinar Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ve Sürdürülebilirlik Gelişim Derneği ve Dinar Kadın Kültür Evi üzerinden yürütülüyor. İlçenin Kurumlarından Tarım, Orman, İlçe Özel İdaresi ve bağlı oldukları İl müdürlükleri her zaman yanlarında olmuşlar.   

Bütün bunların mimarı Sayın Valimiz Gökmen Çiçek ve saygıdeğer eşleri Sümeyra Çiçek Hanımefendi.  Burada hazır olan bir kooperatif var. Fakat bunların ortaya çıkmasını sağlayan Sayın Vali Gökmen Çiçek Beydir. Sayın Vali Gökmen Çiçek Bey, bu alanlarda kadınların istihdam edilmesine zaten önem veriyor. ’’


Yapı çok güzel tamamen ahşap, doğal malzemelerden oluşan binanın içinde satışa sunulan lavantadan elde edilen ürünlerde doğal… Bir şey daha dikkatimizi çekiyor. Yol üstündeki ilan tabelaları dâhil tüm eşyalar ve ürünler lavanta rengi. Aynı zamanda Afyon Sporun renkleri... Haşhaşın çiçek halindeki mor beyaz renklerini de hatırlatıyor. Afyonkarahisar’ın rengi mor diyebiliriz. Mor rengi güçlüdür, saygı gerektiren bir zenginlik ve kaliteye sahiptir. Mor rengi liderliğin iddialı ve kendinden emin yönünü taşır. Bu renk duyguları manevi olarak sakinleştirirken, geleceği, hayal gücünü ve rüyalarımızı temsil eder. Ruhani yetenekleri ve ruhsal aydınlanmaya ilham verir, geliştirir. Aynı zamanda bizi gerçekçi ve ayakları yere basan olarak tutar.  Lavantaların mor rengi gücün ihtişamın sembolüdür. Çiftler birbirine hediye ettikleri takdirde sadakat ve bağlılık gibi manalarını taşır.

Mor renginin bütün bu özelliklerinin yanı sıra lavantanın kokusu ile birleşince sağlık açısından birçok faydaları ortaya çıkıyor. İşte muhteşem faydalarından bazıları; ruhu sakinleştirir ve dinlendirir. Dezenfekte malzemesi olarak fayda sağlar. Toksinleri temizlemede yardımcı olur. Cildi temizler, cilt sorunlarına iyi gelir, Saç dökülmelerini engeller ve saçı güçlendirir. Uykusuzluk problemini giderir. Baş ağrısını ve migreni keser. Sindirim sistemini rahatlatır. Kabızlığa ve gaz problemine iyi gelir. Kanamaları durdurmak için kullanılabilir. Bu kadar faydalı olan bitkinin yetiştirilmesi ve üretimde kullanılması çok iyi düşünülmüş proje Dinarelli Kadın Kooperatifi olarak faaliyete geçmesini sağlamış. Kooperatif binasının içerisinde gördüğümüz ürünler, raflarda yerini almış huzur veren ambalajları içinde;  yol üstündeki bu güzel binada hediyelik eşyalar olarak satışa sunulmuş. Neler yok ki Dinarelli ’de;  kişisel bakım ürünlerinde, lavanta yağı, kolonyası, sabunu, kremi, traş losyonu, şampuan, oda kokusu, duş jeli, tonik ve temizleme köpüğü. Temizlik ve kozmetik ürünleri satışa sunuluyor. Albireke.com internet sitesinden de alınabiliyor. Dinarelli’nin ünü sınırları aşmış durumda. Dinarelli lavanta ürünleri, Kadın Kültür Merkezi tesisleri 2021 Şubat Ayı sonunda hizmet vermeye başlamış. Uzun dönemli turistik bir mekân olarak tasarlanan merkez, gelen ziyaretçilere çay, kahve içerlerken dinlenebilecekleri alanların yanı sıra lavantadan üretilen ürünleri inceleyip alışveriş yapma imkânı sağlıyor. Mevsiminde ise lavanta tarlalarının muhteşem güzelliğinde ve kokusunda bol bol hatıra fotoğraf çekmek için özel tasarlanmış salıncak, kalp şeklinde dekorları da bulunuyor.  Lavanta tarlaları, düğünlerin dış çekimlerinde görsel şölen sunuyor yeni evlenenlere.  Çocuklu aileler için oyun parkı temiz havadar bahçesinde çocukları bekliyor.
Dinar kadın kooperatifi lavanta ekiminde, üretiminde her şeyden önemlisi lavantadan ürettiği ürünlerin kalitesiyle mutlaka denenmeyi ve kullanılmayı hak ediyor. Dinar’da kadınlarımız çok büyük bir mücadele veriyorlar. Dinarelli markası bizim bu markaya sahip çıkalım. Başaracaklar.

Dinarelli ‘de dinlendikten sonra yola devam edeceğiz. Gümüş rengi lavanta tarlalarına bir kez daha bakarken; sezon mevsiminde gelip açan lavantaları görme fırsatı yakalamayı düşündük. Dinar merkeze yaklaşıyoruz. Menderes Nehrinin kaynaklarından biri olan Suçıkan’dan geçerken; tarihte ilki gerçekleştirilen ve ilk müzik yarışmasının yapıldığı yer olarak bilinen Suçıkan’dan dağlarından yansıyan flüt sesini duyar gibi oluyorum.  Sağlı sollu sıralanmış evler bana 1995’de ki depremi hatırlatıyor. Enkaza dönmüş binaları görmüştüm depremden sonraki yıllarda. Şimdi kendi küllerinden yeniden doğmuş gibiydi Dinar. Dinar Kadın Kültür evine geliyoruz. Merkezi konumda Salı pazarının girişinde yer alıyor. Korona salgını halen devam ediyor. Bu yüzden Kadın Kültür Evi Çalışanları karantinadalar. Kapıları kapalı. Kapalı olduğunu yola çıkarken biliyorduk. Gelmişken hiç olmazsa binasını dışarıdan olsun görelim istedim. Belki bir gün bir daha uğrama şansımız olur.  Beraber geldiğimiz ekibimizden İlknur Yüksel Dönmez Hanım, bize Dinar Kadın Kültür Evi hakkında bilgi veriyor.

‘’Kadın Kültür Evi binasında; derslik, atölye, kütüphane, dinlenme odası, çocuk oyun alanı, bebek bakım odası, mutfak, kafeterya, mescit, bahçesinde spor alanı ve kamelya, fitness odası, konferans salonu, cep sineması bulunuyor.’’

  Ayrıca hemen yanı başında ki binada ürünlerin sergilendiği teşhir salonu da yapılmış. Dinarlı kadınlar nezih ve ferah bir ortamda sosyal ve kültürel etkinliklere ve bilgilendirici eğitim faaliyetlerine katılabiliyorlar. Diğer Kadın Kültür Evlerinde olduğu gibi eğitimlere Afyon Kocatepe Üniversitesi, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi, sivil toplum kuruluşları, gönüllü eğitmenler destek veriyor. Dinar Kadın Kültür Evi Atölyesinde mum ve mumluk üretiliyor. Otuz yedi çeşit el yapımı ürün bulunuyor. Kadınlar emeklerinin karşılığını alıyorlar. Sayın Vali Gökmen Çiçek ve eşi Sümeyra Çiçek hanımefendi önderliğinde, il genelinde hayata geçirilen Kadın Kültür Evi Dinar’da da büyük başarı ile yoluna devam ediyor. Emeği geçen  herkesin emeklerine sağlık.