İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, TV3 ekranlarında yayınlanan “Bugün” programına konuk olarak ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Parti hükümetinin ekonomi politikalarını eleştiren Dalgın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uyguladığı programın dar ve orta gelirli vatandaşlar üzerindeki etkilerine değindi.

"Mehmet Şimşek Programının Özü Talebi Baskılamak"

Mevcut ekonomi yönetiminin izlediği yöntemi değerlendiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, şu ifadeleri kullandı:

“Mehmet Şimşek programının bir tane özü var. Talebi baskılamak. Yani vatandaşlarımız daha az tüketsin, bu çerçevede enflasyon azalsın gibi bir yaklaşımı var. Talebi baskılamak için kullandığı enstrüman da faiz. Ben faizi yükseltirim, talebi baskılarım, enflasyon düşer. Bu program hatalı. Niye hatalı? Talebi baskılamak demek vatandaş daha az tüketsin demek. Aslında pek insani bir politika değil. Yani orta direği zaten baskılıyorsunuz. Alt gelir grubunu daha da aşağıitiyorsunuz.”

"Mazotta Yüzde 400'lük Artış Var"

Bakan Şimşek’in göreve başladığı dönem ile günümüzdeki akaryakıt fiyatlarını kıyaslayan Dalgın, küresel ve yerel piyasalardaki farka işaret ederek şunları söyledi:

“Dün tarihi bir gün yaşadık. Türkiye'de mazot ilk defa 100 lira oldu. Sayın Şimşek Bakan olduğunda mazot 20 liraydı. Hemen savaş diyecek kendisi değil mi? Beraber bir bakalım. Sayın Şimşek göreve geldiğinde mazot 20 lira, dünyada petrol fiyatları 70 dolar. Bugün dünyada petrol fiyatları 100 dolar civarında. Yani yüzde 50'lik bir artış var. Mazot fiyatları 20 liradan 100 liraya çıkmış, yüzde 400'lük bir artış var. Yüzde 400'lük artışın yüzde 50'si petrol fiyatları, geri kalan Türk lirası kuru, geri kalan vergiler, geri kalan rafineri marjları. Sadece savaşı bahane edeceğine, yüzde 50'lik artışı bahane edeceğine, yüzde 400'lük artışın geri kalanı Türk lirasının geldiği hali, millete yüklediği vergileri ve rafineri marjları konusunda bir şey yapıp yapmayacağını konuşmasında sonsuz yararlar var.”

"Avrupa ile Karşılaştırırken Ücretleri de Ele Almak Gerekir"

Türkiye'deki fiyatların Avrupa ülkeleriyle karşılaştırılmasının tek başına yeterli olmadığını savunan Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, alım gücünün dikkate alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Olaylara bakarken uzaktan, Londra'dan bakan bir araştırmacı şeklinde bakıyor. Türkiye'deki olaylarla alakalı içi yanmıyor. Sayın Şimşek, herhalde sadece fiyatları değil, gelirleri ve ücretleri de karşılaştırması gerektiğini bilecek akıllı bir insan. Bile bile bunu yapması daha da rahatsız edici aslında. Çünkü Avrupa'da mazot 150 lira diyorsan, Avrupa'daki ücretler kaç para onu da söylemeniz lazım. Yani pratikte bakmanız gereken Avrupa'daki ortalama bir çalışan maaşıyla kaç litre mazot alıyor? Türkiye'deki ortalama bir çalışan ücretiyle kaç litre mazot alıyor? Türkiye'de diyelim 50 bin lira kazanan bir insan ücretiyle 500 litre mazot alıyor. Ama Avrupa'da çalışan bir insan 1000 litre mazot alıyorsa, 1500 litre mazot alıyorsa, demek ki fiyatları karşılaştırmanın bir anlamı yok. Ücretleri de karşılaştıracaksınız, gelirleri de karşılaştıracaksınız. Maalesef kendisi Türkiye'ye dışarıdan bakmayı bir türlü bırakamadı.”

Mahkeme, Gürsel Tekin'in görevine son verdi
Mahkeme, Gürsel Tekin'in görevine son verdi
İçeriği Görüntüle

"Enflasyon Hedefleri Katılaştı"

Hükümetin açıkladığı enflasyon tahminleri ve geçmiş dönem hedefleri arasındaki farklara değinen Dalgın, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:

“Kendileri de birazcık bıraktılar artık bu işin peşini. Önümüzdeki yıl için hedef yüzde 21, 20'ler civarında Türkiye'de enflasyon katılaştı artık. Yani 20'nin altına, 30'ların altına bile inmesi birazcık zor. Bu sene 30 ile biter herhalde, 28-30 civarında biter. Savaşın etkilerine de bağlı olarak o birazcık daha işte 25'lere falan inerse inebilir. Hedeflerini artık saldılar, tek haneler falan gitti. 2023 yılında, hatırlayalım, 2023 yılında Sayın Şimşek göreve geldikten sonra, bu yıl için, 2026 için öngördüğü enflasyon yüzde 8.5'tu. Sonra bir yıl geçti, 2024'te 2026 için artık ufuk daralmış. Yüzde 9.7 dedi. Hala tek hane. Bu sene için yüzde 16 dedi, bu sene yüzde 32'deyiz şu anda. AK Parti iktidarı geldiğinde, Kasım 2002'de de bu memlekette enflasyon yüzde 32'ydi. Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik. O gün doğan çocuklar büyüdüler, üniversite mezunu oldular, iş hayatındalar. Türkiye'de enflasyon hala yüzde 32. O bakımdan ciddi bir mücadele yok ama savaşın etkileri azalabilir, birazcık daha rakamlar gerileyebilir. Türkiye'de yüzde 20'ler civarında bir enflasyon görürüz önümüzdeki sene diye düşünüyorum.”

"Çözüm Siyasi İktidar Değişimi"

Ekonomik tablonun düzelmesi için yönetim anlayışının değişmesi gerektiğini ifade eden İYİ Partili Dalgın, konuşmasını şu şekilde tamamladı:

“Siyasi iktidar değişmeden hiçbir şey değişmez. Konu oradaki teknisyenin görevi değil. Konu bir iktidar değişimi. Çünkü siyasi iradenin değişmesi gerekiyor. Yoksa orada Mehmet Bey gitmiş, Ahmet Bey ya da Ayşe Hanım gelmiş, hiçbir şey değişmez.”