İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın terörist başı Abdullah Öcalan’a ilişkin açıklamalarına yazılı bir basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Mısırlıoğlu, Öcalan'ın “Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu” başkanı olacağı yönündeki söylemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Mısırlıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde bir terör örgütü liderine hangi unvan altında olursa olsun siyasi veya idari bir rol biçilemeyeceğini vurguladı.

"Siz Devlet mi Yönetiyorsunuz, İmralı’ya Makam mı Hazırlıyorsunuz?"

Başkan Mısırlıoğlu, açıklamasında İmralı’dan bir koordinatör veya yetkili çıkarılamayacağını ifade ederek şu soruları yöneltti:

  • Siyasi Rol Vurgusu: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde terör örgütü liderine 'başkanlık', 'koordinatörlük' veya siyasi bir rol biçilemez."

  • Şehit Aileleri ve Gaziler: "Binlerce evladını teröre şehit vermiş bir millete, terör örgütü liderinin 'sürecin koordinatörü' yapılmasını nasıl anlatacaksınız?"

  • Karar Merkezi: "Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, karar merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Devletin rotasını terör örgütü lideri çizemez."

"Devletin İtibarı Pazarlık Konusu Yapılamaz"

Terörle mücadelenin terör örgütünü ve liderini meşrulaştırarak yürütülemeyeceğini savunan Mısırlıoğlu, milli egemenliğin ve devlet itibarının koruma altında olduğunu belirtti. Açıklamasını şu kritik noktalarla tamamladı:

  • Pazarlık Eleştirisi: "Silah bırakmak bir lütuf değildir. Hiç kimse devlete silah çektikten sonra siyasi makam veya meşruiyet talep edemez."

  • Kırmızı Çizgiler: "Şehitlerimizin hatırası, milli egemenlik ve üniter yapı pazarlık konusu yapılamaz."

  • Net Mesaj: "Terör örgütü liderinden koordinatör olmaz, İmralı’dan Türkiye’ye talimat verilemez."

Muhammet Misirlioglu-11

Büyük Birlik Partisi'nden Hükümete Ekonomi Eleştirisi
Büyük Birlik Partisi'nden Hükümete Ekonomi Eleştirisi
İçeriği Görüntüle

İşte açıklamanın tam metni...

“Artık lafı eğip bükmenin, kelimelerin arkasına saklanmanın zamanı değildir. Türk milletinin gözünün içine baka baka söylendi: Abdullah Öcalan kurulun başında olacak, geri dönüşleri koordine edecek!

Şimdi soruyoruz:

SİZ DEVLET Mİ YÖNETİYORSUNUZ, İMRALI’YA MAKAM MI HAZIRLIYORSUNUZ?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde terör örgütü liderine hangi sıfat altında olursa olsun ‘başkanlık’, ‘koordinatörlük’, ‘yöneticilik’ veya siyasi bir rol biçilemez. Bunun adını değiştirerek gerçeği değiştiremezsiniz.

‘Silahsızlanma’ deyin, Siyasallaşma’ deyin, Koordinasyon’ deyin, Geri dönüş’ deyin…

Millet ne olduğunu görüyor. Bir terör örgütünün liderine devletle ilişkili bir süreçte makam ve meşruiyet kazandırılmasına kapı açılıyorsa bunun üzerini hiçbir süslü kavram örtemez.

DÜN TERÖRİST DEDİĞİNİZE BUGÜN DEVLET MASASINDA KOLTUK MU VERİYORSUNUZ?

Bu milletin hafızasını bu kadar küçümsemeyin! Bu ülke binlerce evladını teröre şehit verdi. Ocaklara ateş düştü. Çocuklar babasız kaldı. Analar evlatlarını toprağa verdi. Gazilerimiz bedenlerinden parçalar bıraktı. Şimdi bütün bunların ardından terör örgütünün liderine ‘sürecin koordinatörü’ muamelesi yapılmasını Türk milletine nasıl anlatacaksınız? Şehit annelerinin yüzüne bakıp bunu nasıl savunacaksınız?

TÜRK DEVLETİNE İMRALI’DAN KOORDİNATÖR ATANMAZ!

Bunu herkes kafasına kazısın: Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’dır!

Karar merkezi Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Egemenliğin sahibi büyük Türk milletidir. İmralı değildir! Kandil değildir! PKK değildir! Bu devletin rotasını terör örgütünün lideri çizemez. Bu milletin geleceğinin koordinasyonu cezaevindeki bir terör örgütü liderine bırakılamaz.

DEVLETİN İTİBARINI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN AYAĞINA SEREMEZSİNİZ

Öcalan’ın adı devletin bir kurulunun başkanlığıyla yan yana getiriliyorsa, burada milletin önüne çıkıp açık bir hesap verilmek zorundadır. Kim karar verdi? Hangi makam karar verdi? Hangi kanuna dayanıyor? Devlet yetkilileri Öcalan’ın başkanlığında mı çalışacak? Kimlerin ‘geri dönüşü’ koordine edilecek? Dağdan gelecek terör örgütü mensuplarına hangi hukuki ve siyasi imkânlar hazırlanıyor? Bunun karşılığında ne veriliyor? Türk milletinden ne saklanıyor? Bunların her biri cevaplandırılmalıdır.

ŞEHİDİN KANINI PAZARLIK MASASINA KOYAN TARİH ÖNÜNDE HESAP VERİR

Türkiye terörden kurtulsun diye terörist başını siyasallaştırmak çözüm değildir. Terörü bitirmek, terör örgütünü ve onun liderini meşrulaştırmak değildir. Silah bırakmak bir lütuf değildir. Türkiye Cumhuriyeti’ne silah doğrultmamak zaten olması gerekendir. Hiç kimse yıllarca bu devlete silah çekmenin ardından silahı bıraktığı için siyasi makam, nüfuz veya meşruiyet talep edemez. Devlet terör örgütüne borçlu değildir! Terör örgütü bu millete hesap borçludur!

BU NEYİN BEDELİ, NEYİN PAZARLIĞIDIR?

Bugün gelinen noktada Türk milletinin şu soruyu sorma hakkı vardır: Terör örgütü silah bırakıyor diye Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanından ne veriliyor? Bir terör örgütü liderinin ‘başkan’ sıfatıyla konuşulduğu noktaya nasıl gelindi? Kim bu yetkiyi verdi? Kim millet adına böyle bir tasarrufta bulunabileceğini düşünüyor? Biz bu soruları sormaya devam edeceğiz.

Çünkü mesele bir parti meselesi değildir. Mesele seçim değildir. Mesele günlük siyaset değildir. Mesele Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin itibarıdır.

İMRALI’DAN DEVLET ADAMI ÇIKARAMAZSINIZ!

Bir terör örgütü liderini kelimelerle aklayamazsınız. Unvan değiştirerek geçmişi silemezsiniz. ‘Koordinatör’ diyerek terörü unutturamazsınız. ‘Başkan’ diyerek meşruiyet kazandıramazsınız. ‘Siyasallaşma’ diyerek milletin hafızasını sıfırlayamazsınız. İmralı’dan devlet adamı çıkaramazsınız!

Bizim kırmızı çizgimiz bellidir: Şehitlerimizin aziz hatırası tartışılamaz. Milli egemenlik pazarlık konusu yapılamaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı üzerinde pazarlık yapılamaz. Ve son sözümüz de nettir:

TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİNDEN KOORDİNATÖR OLMAZ!

İMRALI’DAN TÜRKİYE’YE TALİMAT VERİLEMEZ!

DEVLETİN ANAHTARI İMRALI’YA TESLİM EDİLEMEZ!

Bu devletin sahibi terör örgütleri değil, büyük TÜRK milletidir.”

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE