MotoFest’in kuruluşundan bu yana Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen bir organizasyon olduğunu belirten Mısırlıoğlu, festivalin farklı dönemlerde Afyonkarahisar Belediyesi tarafından düzenlendiğini ifade etti.
Mısırlıoğlu, “MotoFest’in kuruluş hikâyesinde ‘Cumhurbaşkanımızın himayelerinde’ denilerek yola çıkıldı. O günden itibaren belediye başkanları da AK Partiliydi. Bir-iki dönem, iki yıl üst üste farklı parti belediye başkanı sıfatıyla Sayın Köksal döneminde de MotoFest düzenlendi. Bu dönemde Sayın Köksal’ın AK Parti’ye katılmasıyla birlikte yine iktidar partisi, Cumhurbaşkanı himayelerinde ve iktidar belediyesi öncülüğünde MotoFest’i gerçekleştirmiş olduk” dedi.
“Sanatçıların Kıyafetleri Üzerinden Eleştiriler Yapıldı”
Festival kapsamında gerçekleştirilen eğlence, gösteri ve sahne koreografilerinin yanı sıra sanatçıların kıyafetlerinin de kamuoyunda tartışıldığını belirten Mısırlıoğlu, özellikle festivalin son gününde sahne alan 79 yaşındaki sanatçı Kamuran Akkor’un ekibinin kıyafetleri üzerinden eleştiriler yapıldığını söyledi.
Mısırlıoğlu, “79 yaşındaki sanatçı Kamuran Akkor’un sahnesinde yanında yer alan ekibin kıyafetlerinin uygun olmadığı yönünde birçok il başkanı, milletvekili ve sivil toplum temsilcisinin eleştirilerini basından takip ettik” ifadelerini kullandı.
Kendisinin konuyla ilgili daha önce açıklama yapmadığını belirten Mısırlıoğlu, bunun nedenini ise konunun arka planını araştırmak istemesi ve değerlendirmesini basın toplantısında yapmak istemesi olarak açıkladı.
“Kıyafete Takıntılı Bir Milletiz”
Kıyafet tartışmalarının festivalin genel niteliğinin önüne geçmemesi gerektiğini savunan Mısırlıoğlu, kültürel ve ahlaki değerlerin de tartışılması gerektiğini söyledi.
Mısırlıoğlu, “Kıyafete çok takıntılı bir milletiz ama kıyafetten çok ahlaki ve kültürel değerlerimiz her geçen yıl azalıyor. O sanatçı oraya çıkarken devletin yetkilileri, Kültür Bakanlığı yetkilileri, valilik makamı ve belediye makamı tarafından mutlaka değerlendirilmeleri, görselleri ve programları incelenmiştir. Bunlar o zaman görülüp dikkat çekmediyse belli bir standartta oturtulması gerekirdi” diye konuştu.
“Uluslararası Standartlara Uygun Olmalı”
MotoFest’in uluslararası nitelikte bir etkinlik olduğunu vurgulayan Mısırlıoğlu, festivalin sanatçı seçiminden sahne koreografilerine kadar belirli standartlar çerçevesinde hazırlanması gerektiğini ifade etti.
Mısırlıoğlu, “İnsanların orada gördüğü oyunu, sadece sanatını icra eden oyuncuların üzerindeki kıyafetler üzerinden değerlendirmeye kalkarsak bu işin sonunu getiremeyiz. Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılan bir programda, ‘Her sanatçı yol geçerken uğrasın, burada sahne alsın’ mantığıyla hareket edilmez” dedi.
Festivalin uluslararası standartlara uygun şekilde planlanması gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, “Burası uluslararası bir etkinlik. Uluslararası standartlara uygun sanatçılar ve uygun koreografiler seçilir. Orada sahne alanların da Türk toplumunun ahlaki ve kültürel değerlerini zedelemeyecek şekilde programlarını gerçekleştirmeleri gerekir” ifadelerini kullandı.
Karacaören'de 314 bin ağacın söküleceği iddiası
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Çay ilçesine bağlı Karacaören beldesinde yürütüldüğünü belirttiği arazi toplulaştırma çalışmalarına ve bölgede 314 bin ağacın sökülmesi için ihale yapıldığı iddiasına tepki gösterdi.
Karacaören ve çevresindeki Akkonak ile Orhaniye gibi yerleşimlerde Devlet Su İşleri (DSİ) tasarrufunda bir proje çalışması yürütüldüğünü belirten Mısırlıoğlu, arazi toplulaştırmasının vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve tarımsal verimliliğin artırılması amacıyla yapıldığının ifade edildiğini söyledi.
“314 Bin Ağacın Sökülmesi Planlanıyor”
Mısırlıoğlu, bölgede yürütülen çalışma kapsamında 314 bin ağacın sökülmesi için bir müteahhide ihale verildiğini öne sürdü.
Mısırlıoğlu, “İnsanlara, ‘Kimse mağduriyet yaşamayacak, herkesin hakkı ve hukuku korunacak. Daha verimli topraklar ve çalışma koşulları oluşturacağız. Sulama, yol ve ulaşım, toprak analizi ve hangi ürünün daha verimli olacağı konusunda çalışmalar yaparak Türk çiftçisini kalkındıracağız’ deniliyor. Ancak Karacaören beldesinde 314 bin ağacın sökülmesi için bir müteahhide ihale yapılmış” ifadelerini kullandı.
İhalenin ardından müteahhidin iş makineleriyle bölgeye geldiğini belirten Mısırlıoğlu, ağaçların sökülmesinin ardından tarlaların yeniden düzenlenmesi, yolların açılması ve arazi bütünleştirme çalışmalarının yapılmasının planlandığını söyledi.
“Bölgede Büyük Korku ve Panik Var”
Karacaören’de yaşayan vatandaşların durumuna da değinen Mısırlıoğlu, bölgedeki arazi sahiplerinin büyük bölümünün bir araya geldiğini ve endişe yaşadığını ifade etti.
Mısırlıoğlu, “Vardığımızda arazisi olan Karacaörenlilerin yaklaşık yüzde 80'i orada toplanmıştı. Büyük bir korku ve panik içerisindeydiler” dedi.
314 bin ağacın sökülmesinin bölgenin ekolojik yapısına zarar vereceğini savunan Mısırlıoğlu, özellikle meyve ağaçlarının büyük önem taşıdığını belirtti.
“314 Bin Ağaç Bölgeyi Çölleştirir”
Ağaçların yalnızca tarımsal üretim açısından değil, bölgedeki doğal yaşam açısından da önemli olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, “314 bin ağacın o araziden sökülmesi o bölgeyi çölleştirir. Kuşların yuva yapacağı, arıların bal üreteceği ve çiçeklerden faydalanacağı ağaçlar olmazsa o bölgede tohum çeşitliliği ve tarımsal verimlilik açısından ciddi sorunlar yaşanır” diye konuştu.
Mısırlıoğlu, daha önce başka beldelerde gerçekleştirildiğini söylediği toplulaştırma çalışmalarına da tepki göstererek, “Diğer beldelerde bunu yapmışlar. Gidip görün, toz tozuyor. İnsanlar tarlalarını bulamıyor. Gerçekten akıllara zarar bir işlem” ifadelerini kullandı.
“Türk Çiftçisine Eziyet”
Ağaçların sökülmesine sert tepki gösteren Mısırlıoğlu, “Ağaç kesen baş keser, böyle yetiştirildik biz. Siz nasıl bir cesaretle arazi toplulaştırma adı altında milletin arazisini çölleştirip üstüne çökme girişiminde bulunursunuz? Bunun adı Türk çiftçisine eziyet ve işkencedir” dedi.
Bölgede yetiştirilen tarım ürünlerine de dikkat çeken Mısırlıoğlu, Karacaören ve çevresinin elma, vişne, kiraz, erik, domates, soğan ve farklı tarımsal ürünlerin yetiştirildiği verimli bir bölge olduğunu söyledi.
“Milletin Malı Üzerinden Rant Üretmeyin”
Mısırlıoğlu, bölgedeki tarımsal üretimin desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Bırakın insanlar kendi halinde üretim yapsın. Şu an içinde bulundukları bozulmamış yapıyla üretimlerine destek olun. Sizin göreviniz milletin malı üzerinden rant üretmek değil” ifadelerini kullandı.
Arazi toplulaştırma çalışmalarının ilerleyen süreçte rant oluşturabilecek alanlar ortaya çıkarabileceği yönünde endişelerini dile getiren Mısırlıoğlu, “ ‘Tapuları toplulaştırıyoruz’ derken milletin tapuları içerisinden rant çıkaracak araziler oluşturup bunları kimlere satacaklar, kimler üzerinden para ve rant kazanacaklar?” diye sordu.
“Çivi Bile Sökülmesine Razı Değiliz”
Bölgedeki vatandaşların yaşadığı endişeye dikkat çeken Mısırlıoğlu, çalışmaların vatandaşların rızası alınmadan sürdürülmemesi gerektiğini savundu.
Mısırlıoğlu, “Bölgeyi rant cenneti olarak görüyorlar. Gördükleri her yeri Amerikan doları gibi görüyorlar. Bölgedeki insanların huzuru kalmamış. İnsanların psikolojisi bozulmuş durumda” dedi.
Çalışmaların durdurulması çağrısında bulunan Mısırlıoğlu, “Bölgeden derhal bu tür çalışmaları sonlandırın, durdurun. İnsanların razı olmadığı, kabul etmediği hiçbir şeyi iktidar gücünüzü kullanarak dayatmayın” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı makamının da bu tür tartışmaların içerisine dahil edilmemesi gerektiğini savunan Mısırlıoğlu, Cumhurbaşkanı'nın adının kullanılarak vatandaşların çaresiz bırakıldığını ileri sürdü.
Mısırlıoğlu açıklamasının sonunda Karacaören’deki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, “Karacaören gerçekten bu konuda muzdarip. Karacaören üzerinde mutabakat sağlanmadan çivi bile sökülmesine razı değiller. Biz de razı değiliz. Bunun takipçisi olacağımızı buradan söylüyorum” dedi.
"Mutabakat sağlanmadan çivi bile sökülmemeli"
Tapu toplulaştırma çalışmalarının vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve tarımsal verimliliğin artırılması amacıyla yapıldığının ifade edildiğini aktaran Mısırlıoğlu, buna rağmen ağaçların sökülmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Çalışmaların vatandaşların rızası ve mutabakatı sağlanmadan devam ettirilmemesi çağrısında bulunan Mısırlıoğlu, Karacaören'deki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Eğitim masraflarına dikkat çekti
Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde velilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlara da değinen Mısırlıoğlu, okul kıyafetleri ve diğer eğitim ihtiyaçlarının aile bütçelerini zorladığını ifade etti.
“Kıyafet almaya gidiyorlar, işte forma, okul forması, eldeki, evdeki hesap çarşıya uymuyor. "Bir miktar para belirliyorum, ben bununla eksikleri gideririm," diyor. Ama vardığı zaman karşılaştığı rakamlar, karşılaştığı listedeki eksiklerin fiyatı cebindeki paranın 3-4 katına varıyor.
Hal böyle olunca da veliler kara kara düşünüyor. Öbür ebeveynini arıyor, akrabasını arıyor. Bankadan taksitli kredi almaya çalışıyor. Belki de dünyada tek ülkeyiz; evladına eğitim aldırabilmek için kredi başvurusunda bulunan babalar, anneler var.
Ben biliyorum. İsterlerse de o ailelerin, o babaların, o annelerin kimlikleri ifşa olmasın diye burada söylemiyorum. Merak ediyorlarsa gelsinler, merak edenlere bu babalarla, bu ebeveynlerle buluşturayım. İçine düştükleri duruma, yani akılcı bir çözüm önerileri varsa buyursunlar, biz de destekleyelim. Mümkünatı yok, insanlar çaresizlik içinde.”
Salar-Şuhut yolu için sıcak asfalt çağrısı
İl Özel İdaresi bünyesinde bulunan, Salar beldesi ile Konya yolu arasındaki Devlet Parkı’nı geçtikten sonra Şuhut yoluna bağlanan yaklaşık 3,5 kilometrelik yolun durumunu gündeme getiren Mısırlıoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Çiler ile yaptığı görüşmeyi anlattı.
Mısırlıoğlu, Çiler’in kendisine yolun mevcut durumuyla ilgili geçici bir çözüm önerdiğini belirterek, “MotoFest festival alanında geçtiğimiz haftaki basın toplantımıza istinaden beni ve oradaki siyasi parti il başkanlarını bilgilendirdi. ‘Yama düzeyinde bir kamyon bitüm ben vereyim, bir kamyon bitümü de Salar Belediyesi parayla alsın. İki kamyon bitümle orayı yamayalım. Bu seneyi böyle atlatsın’ dedi” ifadelerini kullandı.
“Bu Geçici Bir Çözüm”
Yolun yama yöntemiyle onarılmasına karşı çıkan Mısırlıoğlu, bunun kalıcı bir çözüm olmayacağını savundu.
Mısırlıoğlu, “Ben de kendisine, ‘Bu geçici bir çözümdür Sayın Başkanım. Buranın neden sıcak asfaltla buluşturulup şehre yakışır bir şekilde yapılmadığını soruyorum’ dedim. Burası şehrin kenarı. Salar beldesi Yunanistan sınırında değil. Hemen yanında Sülün var, Nuribey var, Karaaslan köyü var, az ilerisinde Halımoru köyü var. Bunların hiçbiri Yunanistan sınırında değil” diye konuştu.
Söz konusu yolun Şuhut ilçe yoluna bağlandığını belirten Mısırlıoğlu, yolun yaklaşık 3,5 kilometrelik bir bağlantı yolu olduğunu ifade etti.

“Diğer Yerlere Yapılıyorsa Salar’a Neden Yapılmıyor?”
İl Özel İdaresi'nin sorumluluk alanıyla ilgili yapılan açıklamalara da tepki gösteren Mısırlıoğlu, geçmişte farklı yerleşim alanlarında gerçekleştirilen sıcak asfalt çalışmalarını örnek gösterdi.
Mısırlıoğlu, “ ‘Efendim, orası belediyenin sınırlarında. Biz İl Özel İdaresi olarak köylere yol yapmakla mükellefiz’ deniliyor. Peki, Pazarağaç’ın köy içindeki bütün yollarına kadar sıcak asfaltını niye yaptınız? Çobanlar’ın içerisindeki, şehir merkezindeki sıcak asfaltı niye yaptınız? Bunlar İl Özel İdaresi tarafından yapıldı. Boy boy geldiler, poz verdiler. İhsaniye’de de aynı şekilde. Beyköy tarafında da aynı şekilde” dedi.
Beyköy’ün artık İhsaniye’ye bağlı mahalle statüsünde olduğunu hatırlatan Mısırlıoğlu, “Bunları yaparken yapın, iyi de yaptınız. Hiçbirini eleştirmiyorum. ‘Niye yaptınız?’ diye de sormuyorum. Ama Salar’a gelince 3,5 kilometrelik yolu ‘Bizim uhtemizde değil, belediyenin uhtesinde’ diyerek topu taca atıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“Seneye Yazı Göremez”
Yolun yalnızca yama yapılarak geçici olarak onarılmasının yeterli olmayacağını savunan Mısırlıoğlu, kalıcı çözüm çağrısında bulundu.
Mısırlıoğlu, “O yamayla bu seneyi idare ederseniz, seneye yaza çıkmaz o yol. Neden ikinci bir iş yapacağız? Orayı komple, Afyonkarahisar’a yakışır bir şekilde yapmak gerekir. Sonuçta burası bir beldenin yolu. Diğer beldeler de o yoldan faydalanıyor, diğer ilçe de faydalanıyor” diye konuştu.
Öcalan tartışması üzerinden MHP'ye eleştiri
Basın toplantısında terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara da değinen Mısırlıoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına ve MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak'a yönelik eleştirilerde bulundu.
“Adamlar çıkıp, ‘Bu yasa daha başlangıç’ diyorlar. ‘Bu daha başlangıç, siz daha hiçbir şey görmediniz’ ifadelerini kullanıyorlar. Peki bunun devamında ne var?”
MHP’nin Afyonkarahisar’daki milletvekiline de göndermede bulunan Mısırlıoğlu, “Bunların bir de Afyon’da milletvekili var. Hani bebek katiline ‘beyefendi’ diye hitap eden milletvekili var ya… Onların ifadeleriyle söylüyorum; ‘Bu beyefendiye Öcalan’a siyasallaşma ve silahsızlaşma daire başkanlığı yapacaksınız’ deniliyor. Yani MİT Başkanlığı gibi bir başkanlık istiyorlar. Kime? Bebek katiline” şeklinde konuştu.
Bu söylemlerin kamuoyunda açıkça dile getirildiğini savunan Mısırlıoğlu, yereldeki siyasi aktörlerin ise sessiz kaldığını ileri sürdü.
Mısırlıoğlu, “Onlar orada zılgıt atıyor, halay çekiyor; bizimkiler burada adeta sessizlik oynuyor. Hiçbir tanesi çıkıp ‘Haddini bil!’ diyen yok. Hiçbiri bir açıklama yapmıyor, cevap bile vermiyor” ifadelerini kullandı.

İYİ Gençlik'in pankartlı eylemine destek
İYİ Parti Afyonkarahisar Gençlik Kolları tarafından gerçekleştirilen eylemi de değerlendiren Mısırlıoğlu, gençlik teşkilatına teşekkür etti.
Eylem kapsamında Öcalan'ın fotoğrafının yer aldığı bir pankart ile maketin köprüden aşağıya sarkıtıldığını belirten Mısırlıoğlu, polis ekiplerinin müdahalesiyle pankartın indirildiğini söyledi.
Eylemin partinin gençlik teşkilatı tarafından gerçekleştirildiğini ve kendilerince milli ve manevi hassasiyetlere yönelik bir tepki olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, eylemi gerçekleştiren gençlere destek verdi.
Anket sonuçlarına tepki: "Hodri meydan"
Mısırlıoğlu, kamuoyuna yansıyan bazı anket sonuçlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Afyonkarahisar'da bazı siyasi partilere milletvekili dağılımı öngören anket sonuçlarını eleştiren Mısırlıoğlu, söz konusu sonuçların kentteki seçmen iradesini yansıtmadığını savundu.
Mısırlıoğlu, seçim yerine referandum yapılması halinde "terörsüz Türkiye" ve çerçeve yasa gibi başlıklara yönelik yüksek oranda "hayır" oyu çıkacağını söyledi.
Anket sonuçlarını kabul etmediğini belirten Mısırlıoğlu, siyasi partilere çağrıda bulunarak "Hodri meydan" ifadelerini kullandı ve sandığın kurulmasını istedi.
İlçelerde banka şubelerinin kapanmasına dikkat çekti
Afyonkarahisar'ın ilçelerinde banka ve kamu kurumlarına ait şubelerin kapanmasını da gündemine alan Mısırlıoğlu, ekonomik koşulların bu kapanışlarda etkili olduğunun belirtildiğini söyledi.
Bolvadin'de İş Bankası, Akbank, Garanti Bankası ve Yapı Kredi Bankası şubelerinin kapandığını ifade eden Mısırlıoğlu, Çay ve İhsaniye başta olmak üzere diğer ilçelerde de benzer durumların yaşandığını ileri sürdü.
Banka şubelerinin kapanmasının ilçelerdeki ekonomik hareketlilik açısından önemli bir gösterge olduğunu savunan Mısırlıoğlu, devlet bankaları dışındaki bazı banka şubelerinin ilçelerden çekildiğini söyledi.
Aksa'nın ilçe şubelerini kapatma kararını eleştirdi
Mısırlıoğlu, enerji şirketi Aksa'nın Afyonkarahisar'ın ilçelerindeki şubelerini kapatarak işlemleri dijital platformlara taşıma kararına da tepki gösterdi.
Abonelik, tahsilat ve benzeri işlemlerin dijital sistem üzerinden yapılmasının özellikle teknoloji kullanımında zorlanan vatandaşlar açısından sorun oluşturabileceğini belirten Mısırlıoğlu, şubelerin kapanmasıyla birlikte istihdam kaybı da yaşanacağını ifade etti.
İlçelerde kamu ve özel kurumların hizmet noktalarının azalmasının ekonomik küçülmenin göstergelerinden biri olduğunu savunan Mısırlıoğlu, bu sürecin devam edeceğini öne sürdü.
Sultandağı'ndaki altın madeni tartışması
Basın toplantısının son bölümünde Sultandağı'nda verildiğini belirttiği altın madeni ruhsatını gündeme getiren Mısırlıoğlu, bölgede oluşturulmaya çalışılan platforma destek verdiğini açıkladı.
Altın madenciliğinde siyanür kullanımına ilişkin eleştirilerde bulunan Mısırlıoğlu, Sultandağı'nın doğal alanlarının ve ormanlarının korunması gerektiğini söyledi.
Mısırlıoğlu, Sultandağı'nda madencilik faaliyetlerine karşı çıkacaklarını belirterek, bölgedeki gelişmeleri yakından takip edeceklerini ifade etti.

Next





