Antalya, benzersiz doğası, tarihi kalıntıları ve Akdeniz'in berrak suları ile tatilcilerin akın ettiği bir destinasyondur. Her yıl milyonlarca turisti ağırlayan bu güzel şehir, görkemli dağ silsileleri, gizemli mağaralar, antik şehirler ve elbette muazzam sahilleri ile her ziyaretçiye unutulmaz anılar sunuyor.

Kaleiçi

Antalya'nın tarihi kalbi olan Kaleiçi, geçmişin izlerini taşıyan dokusuyla ziyaretçilerini adeta zaman yolculuğuna çıkarır. Daracık taş döşeli yolları, her köşesinde ayrı bir hikaye barındıran eski Antalya evleri ve misafirperver esnafıyla tanışma fırsatı sunar. Mermer döşeli yolların rehberliğinde yürürken, sizi birbirinden farklı tarihi yapılar karşılar.

Eski Roma dönemine ait Hadrian Kapısı, şehrin en görkemli tarihi eserlerinden biri olup, yapıya hayranlıkla bakmaktan kendinizi alamayacaksınız. Eğlenceli ve hareketli yapısıyla dikkat çeken hediyelik eşya dükkanlarından biraz daha ileriye gittiğinizde Antalya’nın simgelerinden biri olan Yivli Minare sizi karşılar. Kesik Minare ile devam eden rotanızda ise artık bir cami olmaktan çıkmış, büyüleyici bir tarihi mekanın atmosferini solumuş olacaksınız.

Kaleiçi'nin tarihi evleri arasında gezintiye çıkarken dikkatinizi çekecek olan o eşsiz mimari, sizi eşsiz bir sanat çalışmasının içinde hissettirecek. Bu evler arasında dolaşırken bir yandan da tarihin derinliklerinde kaybolabilir, Antalya'nın dünüyle bugün arasındaki köprüyü hissedebilirsiniz. Antik kent, tarihi mirasını korumayı başarmış evleri, dükkanları ve geleneksel Antalya lezzetlerini sunan restoranlarıyla her anınıza değer katar.

Kaleiçi sadece gündüzleri değil, geceleri de ayrı bir yaşama sahiptir. Akdeniz gecelerinin serin havasında tarihi sokaklarda yürüyüş yapabilir, canlı müzik yapan mekanların birinde keyifli bir akşam geçirebilir ve günün yorgunluğunu atabilirsiniz. Siz de tarihin ve zamanın ötesinde bir deneyim yaşamak istiyorsanız, Antalya'nın bu büyüleyici köşesini mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Antalya'ya geldiğinizde, Kaleiçi'ndeki bir otantik kafede köpüklü bir Türk kahvesi içmenin tadını çıkarın. Bu tarihi atmosfer içinde, eski zamanların ruhunu hissederek, günlük yaşamın telaşından uzaklaşmanın ve kendinize zaman ayırmanın keyfini siz de yaşayabilirsiniz. Sizlere gerçek Antalya'yı yaşatmak için tarihin dokusunu günümüze taşıyan Kaleiçi, tüm renkleri ve canlılığıyla keşfedilmeyi bekler.

Düden Şelaleleri

Antalya şehir merkezine yakın konumda bulunan Düden Şelaleleri, şehrin stresli atmosferinden kaçıp huzur bulabileceğiniz doğal bir cennettir. Üst ve alt olmak üzere iki kısımdan oluşan bu şelalelerde suyun dansını izleyebilir, etraftaki yemyeşil parklarda piknik yapabilirsiniz. Üst Düden Şelalesi, kendine özgü bitki örtüsü ve çarpıcı su sesiyle bir nehir gibi hareket ederken, ziyaretçilere sıra dışı bir doğa şovu sunar. Alt Düden ise denizle buluştuğu kıyı şeridinde bir başka görkemli manzara sergiler.

Şelalelerin çevresinde, etkileyici kaya oluşumlarını gözlemleyebileceğiniz bir yürüyüş yolu bulunmaktadır. Kanyon boyunca ilerlerken karşınıza çıkan sayısız kuş türünün sesleri ve suyun yoğun buharı, bu doğal alana mistik bir hava katar. Düden Şelaleleri'ni ziyaret ederken, gözlemevi ve seyir teraslarından fotoğraflık kareler yakalayabilirsiniz.

Özellikle sıcak yaz aylarında, serinleyebileceğiniz bir kaçış noktası olan Düden Şelaleleri hem yerel halkın hem de turistlerin vazgeçilmezlerinden biri haline gelmiştir. Şelalenin büyüleyici güzelliği, özellikle gün batımı saatlerinde öne çıkar ve ziyaretçilere rüya gibi bir atmosfer sunar.

2 yıldır komadaydı, dün şehit oldu 2 yıldır komadaydı, dün şehit oldu

Yakın konumundaki çay bahçeleri ve restoranlar, şelalelerin manzarasını izleyebileceğiniz dinlenme alanları olarak hizmet verir. Antalya'ya geldiğinizde, Düden Şelaleleri'nin tazeleyici güzelliğini ve barındırdığı doğal yaşamı deneyimlemenizi tavsiye ederiz. Bu muhteşem doğa harikasının sunduğu sakinlik ve huzur, şüphesiz şehrin karmaşasından bir anlığına olsun uzaklaşmanızı sağlayacaktır.

Zaman zaman gerçekleşen sualtı çalışmaları ve çeşitli çevre projeleri sayesinde Düden Şelaleleri'nin doğal güzelliği korunmakta ve sürdürülebilir turizm için önemli adımlar atılmaktadır. Tabiatın bu kıymetli armağanını gelecek kuşaklara aktarmak adına yapılan çabalar, şelalenin sadece bir gezi noktası olmaktan çok daha fazlasını temsil ettiğini gösterir.

Aspendos Antik Tiyatrosu

Antalya'nın tarihi zenginlikleri arasında olan Aspendos Antik Tiyatrosu, mükemmel akustiği ve etkileyici mimarisi ile ünlüdür. M.S. 2. yüzyılda inşa edilen tiyatro, bugün bile çeşitli festivallere ev sahipliği yapacak kadar sağlamdır. Antik dünyanın en iyi korunmuş tiyatrolarından biri olan bu yapı, geçmişin izlerini sürmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsattır. Aspendos, aynı zamanda dünyanın en büyük antik tiyatrolarından biri olarak kabul edilir ve özellikle yaz aylarında düzenlenen uluslararası opera ve bale festivalleriyle sanatın nabzını tutar.

Ayrıca tiyatronun yanı sıra Aspendos'un diğer yapıları arasında stadion, agora, su kemerleri ve bazilika gibi eserler yer almaktadır. Arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bu yapıların her biri, Aspendos'un geçmişteki ihtişamını gözler önüne serer. Yıl boyunca binlerce turist, Aspendos'u sadece tiyatrosu için değil, aynı zamanda tüm antik kenti ve etrafındaki doğal güzellikleri için ziyaret eder.

Tiyatronun oturma sıraları ve sahnesi günümüze kadar çok iyi şekilde korunmuş olup, 10.000'den fazla seyirciyi ağırlayacak kapasitededir. Hala kullanılan bu eski yapı, tarihi ve kültürel mirasın yanı sıra inanılmaz bir görsel şölene de ev sahipliği yapmaktadır. Festival zamanı tiyatroyu ziyaret ederseniz, antik çağlarda yapılan etkinliklerin büyüleyici atmosferini yaşama şansı bulursunuz.

Aspendos'a gelen ziyaretçiler, tiyatronun hemen arkasındaki tepelere çıkarak bölgenin muhteşem manzarasını seyredebilir ve antik çağlardaki seyircilerin de bu manzaranın tadını nasıl çıkardığını hayal edebilir. Tiyatronun mimarisinin yanı sıra, çevresindeki doğa da ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunar. Özellikle sonbahar ve ilkbahar mevsimlerinde, bölgenin doğal güzellikleri tam anlamıyla ortaya çıkar.

Aspendos Antik Tiyatrosunu ziyaret etmek için en uygun zamanlar, sabah erken saatler veya gün batımına yakın anlardır. Güneşin altında parlayan antik taşlar ve gün batımında sahnenin üzerine düşen altın ışıklar, bu tarihi mirası resmeden fotoğraflar çekmek için ideal koşulları sağlar. Tiyatronun ayrıcalıklı akustiğini deneyimlemek isteyen ziyaretçiler, sessiz bir anı seçip, tiyatronun merkezine doğru seslerini yükseltebilirler.

Olimpos ve Çıralı

Antalya'nın doğal güzelliklerle bezeli beldelerinden biri olan Olimpos, hem tarih severlerin hem de doğa tutkunlarının ilgisini çeker. Antik çağlardan kalan eserleri ve mitolojik hikayeleriyle bilinen bu bölgede, zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Etrafı çam ormanlarıyla çevrili antik kent Olimpos, eşsiz doğasıyla tarih ve doğa arasında mükemmel bir harmoni sunar.

Yanı başında yer alan Çıralı ise bir yanda denizin maviliği, diğer yanda yemyeşil ormanlarıyla tam anlamıyla bir saklı cennet gibidir. Akşamları sahil boyunca serilen caretta carettaların kumsaldaki dansını izlerken yaşayacağınız huzur, unutulmaz anlarınız arasında yer alacaktır. Eşsiz güzellikteki bu doğal yaşam alanı, dünyanın dört bir yanından doğaseverleri kendine çekmektedir.

Bu beldelerin en ilgi çekici yanlarından biri de efsanelere konu olan ve Likya yolu üzerindeki Yanartaş'tır. Likya uygarlığının izlerini taşıyan bu bölge, dağların arasında gizlenmiş ve kendine özgü atmosferiyle sizi tarihin derinliklerine götürecek. Eski Yunan mitolojisinde, ejderha Chimera'nın ağzından çıkan alevler olarak geçen bu doğal olgu, ziyaretçilere gündüz ve gece farklı güzellikler sunar.

Olimpos'ta bir günün nasıl geçtiğini anlamadan keşif ve rahatlama anları yaşadıktan sonra, Çıralı'nın huzur veren sahillerinde gün batımını izlemek, aradığınız huzuru bulmanızı sağlayacaktır. Bu doğal güzellikler arasında, yerel lezzetlerin tadına bakabileceğiniz pek çok cafe ve restoran da mevcuttur. Küçük ve samimi mekanlarda, bölgeye özgü yiyecekleri deneyimleyebilirsiniz.

Özellikle yaz aylarında, hem ulusal hem de uluslararası turistlerin akınına uğrayan Olimpos ve Çıralı, Antalya ziyaretinizde mutlaka görmelisiniz. Siz de Antalya'nın bu gizli cennetlerini keşfetmek istiyorsanız, maceraya açık bir ruh ve keşfetme arzusuyla yanınıza almanız gereken tek şey, doğaya olan saygınızdır. Olimpos ve Çıralı tam anlamıyla bir doğa harikası olarak, sizlere hem antik çağlardan kalan kültürel zenginlikleri hem de doğanın tüm güzelliklerini birlikte sunuyor.

Konyaaltı Plajı

Antalya'nın ünlü Konyaaltı Plajı, uçsuz bucaksız sahili ve kristal berraklığındaki suları ile bilinir. Antalya'nın batısında yer alan bu plajda güneşlenmek, denize girmek veya çeşitli su sporları yapmak mümkündür. Sahil boyunca uzanan kafelerde, restoranlarda lezzetli yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz. Yaz aylarında Antalya'nın kavurucu sıcaklarından kaçarak serin sularında yüzmenin keyfini çıkarabilir, akşamüzeri palmiye ağaçlarının gölgesinde yürüyüşler yapabilirsiniz.

Konyaaltı Plajı, Antalya'nın şehir yaşantısından uzaklaşıp rahat bir nefes alabileceğiniz, doğa ile iç içe olabileceğiniz bir noktadır. Belediye tarafından özenle düzenlenen bu şeritte aynı zamanda bisiklet yolu, çocuk oyun alanları ve spor aletleri bulunmaktadır. Plaj ayrıca, özellikle yaz akşamları düzenlenen konserler ve etkinliklerle kent kültürünün de bir parçası haline gelmiştir.

Deniz kenarının tadını çıkardıktan sonra Konyaaltı'nın arkasında yer alan Boğaçayı'nı ziyaret edebilir, burada nehir kenarında yürüyüş yapabilir ya da oturup muhteşem dağ manzarasının keyfini sürebilirsiz. Yemyeşil doğa içinde huzur bulabileceğiniz bu bölge, şehrin içindeki bir doğa harikası olarak da dikkat çeker.

Konyaaltı ayrıca alışveriş ve eğlence merkezleriyle de tatilcilerin uğrak noktasıdır. Beachpark adı verilen bölge birçok mağaza, restaurant ve kafeyi bir arada sunar. Burada, güneşin batışını izleyebileceğiniz şık restoranlarda Akdeniz mutfağının en özel lezzetlerini tatma fırsatı bulabilirsiniz. Gece hayatıyla da ünlü olan bu alanda, yaz boyunca süren canlı müzik performanslarının tadını çıkarabilirsiniz.

Antalya'yı ziyaret eden birçok turist için Konyaaltı Plajı, tatilin olmazsa olmaz duraklarından biridir. Plajın temizliği ve suyunun kalitesi çok sayıda ziyaretçiyi cezbetmektedir. Ayrıca, çeşitli su sporları merkezleri, plajda heyecan arayan ziyaretçilere paraşüt, jet-ski, su kayağı gibi aktiviteler sunarak tatilin keyfini artırmaktadır. Güvenli ve keyifli bir deniz tatili için Konyaaltı Plajı, Antalya'da ilk akla gelen yerlerden biri olmayı sürdürmektedir.

Termessos Antik Kenti

Termessos sadece tarihi değil aynı zamanda doğal bir harikadır. Zorlu yürüyüş yolları ve dik patikalara rağmen, ulaşıldığında sizi karşılayan olağanüstü antik kalıntılar tüm çabayı hak ediyor. Helenistik dönemde inşa edilen bu kent, Pers istilasına karşı direnişiyle de bilinir. Bu özelliği, Termessos'u tarih boyunca fethedilemeyen nadir şehirlerden biri yapar.

Termessos'un tarih sahnesine çıkışı, tarihin en büyük komutanlarından Aleksander'in bu kenti kuşatmasına kadar gider. M.Ö. 333 yılında gerçekleşen bu olay, ne yazık ki Aleksander için bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Dağlık alanda kurulu olması, şehrin savunma açısından avantaj sağlamasına neden olmaktadır. Tarih severlerin yoğun ilgisi ile karşılaşan kent, günümüzde de önemli bir arkeolojik site olarak kabul görmektedir.

Termessos Antik Kenti'nde yapılan kazı ve araştırmalar, burada yaşamış uygarlıkların kültürüne ve yaşam tarzına dair önemli bilgiler sunuyor. Özellikle gymnasium olarak bilinen gençlik merkezi, kentin toplumsal ve kültürel yaşamına ışık tutar. Bir nevi eğitim ve spor merkezi işlevi gören bu alanda gençlerin hem bedensel hem de zihinsel yeteneklerini geliştirdikleri düşünülmektedir.

Arkeoloji meraklıları için başka bir ilgi çekici nokta ise kent mezarlarıdır. Bu mezarlar, kayalar oyularak yapılmış ve zamanla doğal koşulların etkisiyle deforme olmuş durumdadır. Ziyaretçiler, bu mezar taşlarının üzerindeki yazıtları inceleyerek antik çağ insanlarının yaşamları hakkında fikir edinebilirler. Termessos'un mezar taşları, ölüm anlayışının ve ötesine dair inançların anlaşılması açısından da büyük önem taşır.

Termessos Antik Kenti'ni ziyaret etmek, tarihi bir atmosferi soluyarak, o dönemde yaşamış insanların günlük hayatlarını ve sosyal yapılarını deneyimlemenizi sağlar. Aynı zamanda bu antik şehir ziyaretçilerine Antalya'nın eşsiz doğasının tadını çıkarabilecekleri, sessiz ve dingin bir zaman sunar. Kentin yüksek noktalarından birinde durup çevreyi seyrettikten sonra Antalya ovasının sınırsız güzelliği ile karşılaşırsınız ve bu an unutulmaz bir hafızaya dönüşür.

Karain Mağarası

Anadolu topraklarının saklı tarihine kapı aralayan Karain Mağarası, Paleolitik çağdan günümüze uzanan inanılmaz bir yolculuğa çıkartır ziyaretçilerini. Yapılan kazılarda elde edilen çok sayıda kemik alet, iskelet parçaları ve mağara sanatının örnekleri, bu mağaranın bilinen en eski insan yerleşimlerinden biri olduğunu göstermektedir.

Türkiye'nin en büyük ve en eski mağaralarından biri olma özelliği taşıyan Karain, aynı zamanda etkileyici doğal bir yapıya sahiptir. Üç ana bölümden oluşan ve yüksek kaya ocakları ile çevrili olan bu tarih öncesi abidenin içerisindeki geniş galeriler ve gizemli geçitler, binlerce yıldır durmaksızın şekil alan doğanın bir eseri olarak ziyaretçilerini hayranlıkla doldurur.

Mağaraya yapılan ziyaretlerde, profesyonel rehberler eşliğinde yapılacak bir tur sayesinde, insanlık tarihiyle ilgili benzersiz bilgiler edinmek mümkündür. Bu bilgilerin ışığında Karain Mağarası, sadece görsel bir şölen sunmakla kalmaz, aynı zamanda ziyaretçilerine tarih öncesine ait yaşam tarzları hakkında değerli bilgiler de sunar. Mağaranın girişinde yer alan küçük bir müze ise, buradan çıkarılan eserlerin ve buluntuların sergilendiği bir alan olarak ziyaretçilerin ilgisini çeker.

Mağaranın içi, yazın serin, kışın ise sıcak bir sığınak oluşturur. Bu özelliği, mağaranın eski dönemlerde, hem sıcaktan hem de soğuktan korunmak isteyen insanlar için cazip bir yerleşim alanı haline geldiğini gösterir. Arkeolojik çalışmalar, mağaranın çeşitli zaman dilimlerinde defalarca kullanıldığını ve farklı kültürlerin izlerini taşıdığını ortaya koymuştur.

Karain Mağarasını ziyaret etmek, Antalya'nın sıcak plajlarından ve hareketli şehir yaşamından sıyrılmanın yanı sıra, tarihseverler ve macera arayanlar için öğretici bir deneyim sunar. Bu mağara, her yıl yerli ve yabancı pek çok turisti ağırlayarak, tarihin tozlu sayfalarını günümüze taşımaya devam ediyor.

Manavgat Şelalesi

Antalya'nın doğal güzelliklerinden bir diğer örnek olan Manavgat Şelalesi, şehrin hızlı hayatından uzaklaşıp doğa ile iç içe olabileceğiniz muhteşem bir yerdir. Şelalenin yemyeşil doğası, etkileyici su sesi ve serinletici havası insanı adeta büyüler. Bir doğa harikası olan bu şelalenin suyu, berrak ve soğuk olup aynı zamanda rafting gibi aktiviteler için de uygun koşullar sunmaktadır.

Yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline gelen Manavgat Şelalesi etrafında, hatıra fotoğrafı çektirebileceğiniz birçok manzaralı nokta bulunmaktadır. Şelalenin coşkun anlarını ölümsüzleştirebileceğiniz bu alandaki seyir terasları, ziyaretçilere benzersiz bir tabiat şovu sunar. Böylece, Manavgat'ın muhteşem doğal güzelliklerini ilk elden deneyimleme şansını yakalarsınız.

Kültürel zenginliklerden de nasibini alan Manavgat Şelalesi çevresinde, yerel el sanatlarından yapılmış eşyaları bulabileceğiniz küçük tezgahlar ve dükkanlar bulunur. Yöresel dokumalar, oyma süslemeler ve renkli taşlardan yapılmış takılar, burada unutulmaz hediyelikler arasındadır. Bu küçük dükkânlardan hatıra olarak satın alabileceğiniz el yapımı ürünler, Manavgat ziyaretinizi her zaman hatırlatacak özel hatıralar olarak kalabilir.

Şelaleyi ziyaret edenler için düzenlenen tekne turları, Manavgat Nehri'nin güzelliklerini suyun üzerinden keşfetmek için eşsiz bir fırsattır. Nehrin nazik akışını takip eden bu turlar sırasında, çevredeki flora ve fauna hakkında bilgi edinebilir, suyun üzerinde hafif bir esintiyle doğayla bütünleşebilirsiniz. Bu romantik ve huzur dolu tur, özellikle çiftler tarafından sıklıkla tercih edilmekte ve unutulmaz anılar biriktirilmektedir.

Manavgat Şelalesi'nin sunduğu doğal güzelliklerin tadını çıkardıktan sonra, şelale yakınlarında bulunan bahçelerde dinlenebilir, güneşin manzarasının tadını çıkararak şehrin karmaşasından uzakta, doğanın sunduğu huzuru yaşayabilirsiniz. Bu nedenle Manavgat Şelalesi, doğaseverler ve sakin bir atmosfer arayanlar için ideal bir destinasyon olmayı sürdürmektedir. Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bu değerli doğa harikası, Antalya'nın göz kamaştıran güzellikleri arasında önemli bir yere sahiptir.

Antalya Müzesi

Antalya'nın zengin tarihini keşfetmek isteyenler için Antalya Müzesi kaçırılmaması gereken bir duraktır. Müzede, bölgenin Prehistorik Çağ'dan itibaren farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığının kanıtlarını görebilirsiniz. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma eserlerin sergilendiği 13 sergi salonu ziyaretçilerini bekliyor.

Antalya Müzesi, hem arkeoloji tutkunlarına hem de sanatseverlere hitap eden zengin koleksiyonları ile dikkat çeker. Müzenin etnografya bölümündeki geleneksel el sanatlarından, sikke ve mücevherat koleksiyonlarına, antik dönem heykeltraşlığının en nadide örneklerine kadar çok sayıda tarihi ve kültürel hazineleri içerir. Her bir sergi salonu, kendine has temalarla düzenlenmiş olup, Antalya'nın ve çevre bölgelerin geçmişine ışık tutar.

Bir müze ziyareti düşünüldüğünde, genellikle antik eserler ve tarihi objeler akla gelir ancak Antalya Müzesi zengin bitki örtüsü ve hoş peyzajı ile de dikkat çeken geniş bir bahçeye sahiptir. Tarih öncesi dönemlerden Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş zaman dilimlerini kapsayan eserlerin yanı sıra, ziyaretçiler bu bahçede çeşitli endemik bitkiler ve Akdeniz iklimine özgü türleri de görebilirler. Müzenin rahatlatıcı atmosferi, ziyaretçilere hem eğitim hem de dinlenme imkanı sunar.

Çocuklar ve gençler için de düşünülmüş olan müze, eğitimli rehberler eşliğinde özel tur programları sunarak, tarih ve kültür bilincinin gelişimine katkıda bulunur. Müzenin düzenlediği atölye çalışmaları, interaktif sergiler ve yaz dönemi etkinlikleri, genç ziyaretçilere tarihi pek çok kavramı eğlenceli bir şekilde öğretmeyi amaçlar.

Antalya Müzesi'nin yıllık ziyaretçi sayısı milyonları bulmakta ve bununla birlikte şehrin turizm gelirlerine de önemli katkı sağlamaktadır. Özellikle turizm sezonunda müzede düzenlenen geçici sergiler ve kültürel etkinlikler, yerel ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeker. Müze bünyesinde sunulan bu etkinlikler, Antalya'nın tarihi ve kültürel mirasının yeni nesillere aktarılmasında önemli bir role sahiptir.

Saklıkent Kayak Merkezi

Antalya sadece güneş ve deniz demek değildir. Saklıkent Kayak Merkezi, kış sporları için Antalya'nın sunduğu sürprizlerden biridir. Beydağları'nın zirvesinde yer alan bu kayak merkezinde, karın tadını çıkarırken aynı zamanda Akdeniz'in eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz. Karlı zirveler ve çam ağaçlarıyla çevrili pistlerde snowboard ve kayak yapabilir, telesiyejlerle Antalya'nın büyüleyici dağ manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz.

Saklıkent, her seviyeden kayakçı ve snowboarder'a hitap eden toplamda 500 metre uzunluğunda pistlere sahiptir. Başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar herkesin keyif alacağı bu pistler, kış sporlarına yeni başlayanlar için mükemmel bir ortam sunar. Deneyimli eğitmenler eşliğinde alacağınız derslerle çok kısa sürede kaymayı öğrenebilir, kış sporlarının heyecanını güvenle yaşayabilirsiniz.

Merkezde yer alan kafeteryalar ve restoranlar, kayak aralarında dinlenmek ve sıcak içeceklerin tadını çıkarmak için birebirdir. Sıcak şömine başında dinlenirken karla kaplı dağların huzur veren manzarasını izlemek, tatilinizi daha da unutulmaz kılacak. Ayrıca Saklıkent, özellikle geleneksel Türk mutfağının lezzetlerini deneyimlemek isteyenler için muhteşem yemek seçenekleri sunar.

Kayak dışında, Saklıkent'te kar araçlarıyla yapılan safari turları ve kar yürüyüşleri gibi farklı etkinliklerle de kışın tadını çıkarabilirsiniz. Dağın zirvesinde yer alan güzergahları keşfederek veya kar üzerinde yürüyerek doğa ile iç içe bir gün geçirebilirsiniz. Bu etkinlikler aileler ve arkadaş grupları için eğlenceli ve aktif bir gün geçirmek için idealdir.

Antalya'ya olan yakınlığı sayesinde, kış tatilinizi Saklıkent'te geçirdikten sonra şehrin diğer cazibe merkezlerine kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Antalya araç kiralama hizmetleriyle Antalyanın her yerine kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.

Editör: Duygu Editör