Afyonkarahisar’da Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı’na bağlı Mühimmat Depo Komutanlığı bünyesindeki Şehit Uzman Çavuş Mete Saraç Kışlası’nda bulunan mühimmat deposunda, 5 Eylül 2012 saat 21.15 sıralarında patlama meydana geldi.
El bombalarının tasnifi sırasında meydana gelen ilk patlamanın ardından yangın çıktı. Kısa süre sonra ikinci patlama da yaşandı. Yeni patlama ihtimali nedeniyle bölge güvenlik güçleri tarafından kordon altına alındı ve yangına müdahale edilemedi.
Olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye, bomba imha ve sağlık ekibi sevk edildi. Patlamanın etkisiyle çevredeki bazı evlerin camları kırılırken, bölgeye yakın yerleşim alanlarında güvenlik önlemleri alındı.
Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, patlamada 25 askeri personelin şehit olduğu, 4 askeri personelin ise hafif yaralandığı bildirildi.
Patlamanın ardından şehitlerin kimlikleri belirlendi
Patlamanın etkisiyle bazı cenazelerin kimlik tespitinin güçleşmesi üzerine DNA incelemesi yapılacağı açıklandı. Ancak askeri birlikte yapılan yoklama sonucunda şehit askerlerin kimlikleri belirlendi.
Patlamada şehit olan askerler şöyle sıralandı:
- Astsubay Kıdemli Başçavuş Bedri Naim
- Astsubay Kıdemli Çavuş Murat Döger
- Uzman Çavuş Hüseyin Apaydın
- Uzman Çavuş Cüneyt Akkuş
- Ayhan Kutsu
- Kadri Aydın
- Fatih Şalgam
- Bayram Uluer
- Burak Kaplan
- Emrah Aral
- Emrah Kartal
- Hayri Kaya
- Emre Yıldırım
- Emrah Sandalcı
- Mehmet Emre Özer
- Hüseyin Gökhan Eriç
- Tolga Tostan
- Ahmet Tosun
- Burak Umut Gedik
- Onur Fikret Gülger
- Macit Coşkun
- Barış Öztürk
- Mehmet Emin Çoğun
- Abdullah Tokgöz
- Fatih Ergeç
Patlamada yaralanan askerler ise Hasan Boncuk, Fethi Tuna, Soner Güleçyüz ve Fatih Yüksel olarak açıklandı.
![]()
Patlamanın nedeni ilk açıklamalarda el bombası olarak belirtildi
Dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, patlamanın bir el bombasının kaza sonucu patlamasıyla meydana geldiğini açıkladı.
Olayın ardından idari ve adli soruşturma başlatıldı.
Mühimmat Susurluk’tan Afyonkarahisar’a getirildi
Daha sonraki yargılama sürecinde, patlayan mühimmatın Susurluk’taki 44. Mühimmat Bölük Komutanlığı’nın lağvedilmesinin ardından Afyonkarahisar’a gönderilen mühimmatlar arasında bulunduğu belirtildi.
Anayasa Mahkemesi kararına yansıyan bilgilere göre, Susurluk’taki mühimmatların farklı bölgelere dağıtılması kapsamında Afyonkarahisar 41. Mühimmat Bölük Komutanlığı’na 248 ton el bombası ile 336 ton 175 milimetre top mühimmatı gönderilmesi planlandı.
14 Haziran 2012’de Susurluk’tan gönderilen mühimmatlar, Afyonkarahisar’daki 29 ve 32 numaralı mühimmat depolarına konuldu.
Tasnif çalışmaları 4 Eylül’de başladı
Mühimmatın uygun hale getirilmesi, tasnif ve istif faaliyetlerine 4 Eylül 2012 saat 09.00 sıralarında başlandı.
Dava sürecinde verilen ifadelere göre, çalışmalar aynı gün saat 23.00’e kadar sürdü. Patlamanın meydana geldiği 5 Eylül’de de mühimmat tasnif faaliyetleri devam etti.
Patlamada hayatını kaybeden Kıdemli Başçavuş Bedri Naim’in avukatı Mustafa Karakum, daha sonraki açıklamalarında cephaneliklerde güvenlik nedeniyle gece çalışma yapılmadığını, istif ve tasnif faaliyetlerinin normal şartlarda gündüz gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Karakum, cephaneliklerde aydınlatma sistemi bulunmadığını, olay günü ise iki kamyonun cephaneliğin önüne çekilerek farlarından yararlanıldığını ifade etti.
![]()
Dört günde 220 ton mühimmatın düzenlenmesi talimatı
Dava dosyasına ilişkin değerlendirmelerde, patlamadan kısa süre önce birliğe tayin olan bölük komutanının 220 ton mühimmatın dört gün içerisinde düzenlenmesi yönünde talimat verdiği ileri sürüldü.
Avukat Mustafa Karakum, müvekkili Kıdemli Başçavuş Bedri Naim’in çalışmanın daha uzun sürede ve düzenli bir istifleme yöntemiyle yapılması gerektiğini söylediğini aktardı.
Karakum ayrıca kısa dönem erlerin mühimmat taşıma ve tasnif konusunda yeterli bilgiye sahip olmamalarına rağmen faaliyetlerde görevlendirildiklerini belirtti.
![]()
Davada üç rütbeli asker yargılandı
Patlamayla ilgili adli süreçte üç rütbeli asker sanık olarak yargılandı.
Askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından dosya sivil yargıya devredildi.
Afyon 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasında Albay V.Ö. ve Binbaşı A.D. “taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma” suçundan 13 yıl 4’er ay hapis cezasına çarptırıldı.
Üsteğmen T.A. hakkında ise aynı suç kapsamında 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi.
![]()
Sanıkların ifadeleri de dava dosyasına yansıdı
Dava sürecinde Binbaşı A.D., gece mühimmat tasnifi yapılması emrini kendisinin vermediğini savundu. Albay V.Ö. ise emrinde sekiz birlik bulunduğunu ve mühimmat faaliyetinden haberdar olmadığını ileri sürdü.
Buna karşılık, olay günü hem lojistik komutanı hem de nöbetçi olan üsteğmenin ifadesinde, çalışmaların devam ettiğini albaya bildirdiği ve albayın mühimmatların kafileler halinde yerleştirilip yerleştirilmediğini sorduğu belirtildi.
Mahkeme, savcılığın albay hakkında beraat talebine rağmen sanığı cezalandırdı.
![]()
Anayasa Mahkemesi’nden tazminat davası kararı
Patlamada hayatını kaybeden askerlerden birinin ailesi, maddi ve manevi zararlarının karşılanması amacıyla Milli Savunma Bakanlığı’na başvurdu.
Başvurunun sonuçsuz kalmasının ardından aile, Aralık 2013’te Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde tam yargı davası açtı.
AYİM 2. Dairesi, anne ve babaya daha önce SGK ve benzeri kurumlar tarafından yapılan ödemeleri dikkate alarak tazminat taleplerini reddetti. Ailenin üç kardeşine ise 7’şer bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Kararın 13 Ocak 2016’da kesinleşmesinin ardından aile Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.
Şehitlerimizi rahmetle anıyor ve kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz.
Fotoğraflar- AA
![]()
Next






