Afyonkarahisar’ın yarım asırlık görsel tarihine tanıklık eden, şehrin simge isimlerinden Foto Şeref’in sahibi Şerafettin Gerçekçi, fotoğrafçılık mesleğinin dününü ve bugününü anlattı. Eski sanat anlayışının ve emeğin azaldığına dikkat çeken Gerçekçi, "Eski fotoğraflarda insanların gülüşü, masumiyeti bile farklıydı" diyerek nostaljik bir yolculuğa çıkardı.
TV3 ekranlarında yayınlanan, Gülsüm Kızılyokuş’un hazırlayıp sunduğu “Birlikte Konuşalım” programına konuk olan Afyonkarahisarlı ünlü fotoğrafçı Şerafettin Gerçekçi, dijitalleşen dünyada fotoğrafçılığın geldiği boyutu değerlendirdi. 1972 yılında adım attığı mesleğini bugün oğullarıyla birlikte sürdüren Gerçekçi, geçmişte bir kare fotoğraf çekebilmek için verilen sanatsal emeğin altını çizdi.

"En Güzel Kareyi Yakalamak İçin Kırk Takla Atıyorduk"
Siyah-beyaz fotoğraf döneminde tek bir pozun bile çok kıymetli olduğunu ve büyük bir titizlik gerektirdiğini belirten usta fotoğrafçı, dijitalleşmeyle birlikte mesleki emeğin şekil değiştirdiğini söyledi. Şerafettin Gerçekçi eski günlerdeki çalışma şartlarını şu sözlerle özetledi:
"Siyah beyaz çekimlerde kişinin duruşu, gülüşü, kıyafeti, bir pozda gözünü kapatmayışı... Objektife güzel bir poz yakalamak için büyük bir emek ve çaba sarf ediyordunuz. Sanatkarlık ve mesleğe verilen emek buydu. Stüdyomuza hayatında hiç fotoğraf çektirmemiş insanlar gelirdi. Çocuk, aile ya da gelin-damat pozlarında o mutlu anı, en güzel kareyi yakalayabilmek için tabiri caizse kırk takla atıyorduk ve insanları mutlu etmeye çalışıyorduk."
"Eski Bayramlarda Fotoğrafçılarda Sıra Beklenirdi"
Günümüzde cep telefonlarıyla saniyeler içinde yüzlerce fotoğraf çekilebilirken, geçmişte fotoğraf çektirmenin özel bir ritüel olduğunu hatırlatan Gerçekçi, eski bayramların coşkusuna değindi. Geçmişte fotoğrafçıların evlere çağrılmadığını, aksine insanların stüdyolara akın ettiğini belirten Gerçekçi:
"Eski bayramlarda insanlar bayram sabahı en güzel kıyafetlerini giyer, camiye ve mezarlığa giderdi. Bayramın ikinci ve üçüncü günü ise bizim stüdyoda fotoğraf çekilmek için sıraya girerlerdi. Çocukların o en güzel elbiseleriyle, ayakkabılarıyla yüzlerinde okunan o sevinç ve mutluluk bambaşkaydı" ifadelerini kullandı.

"Fotoğraf İnsana Yaşadığı Duyguları Yeniden Hissettirir"
Zamanın hızla geçtiğini ve insanların unutmaya meyilli varlıklar olduğunu söyleyen usta sanatçı, fotoğrafların geçmişle gelecek arasında bir köprü olduğunu vurguladı. 1972 yılındaki çekimlerle günümüz çekimlerini kıyaslayan Gerçekçi, "Bugün eski fotoğraflara bakıyorum; insanların gülüşü, masumiyeti, giyimi kuşamı her şey çok farklıydı. Fotoğraf anı ölümsüzleştirir. Bir köşeden çıkarıp baktığınızda, o an yaşadığınız duyguları bile yeniden hissedersiniz" dedi.
Dev Arşiv Afyonkarahisar Belediyesi ve AKÜ’ye Emanet
Afyonkarahisar’ın geçmişine ışık tutan dev bir arşive sahip olan Şerafettin Gerçekçi, bu kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak adına büyük bir kadirşinaslık örneği gösterdiğini belirtti. Kentin tarihi siyah-beyaz fotoğraflarından oluşan sergiler açtığını ve bu sergilerin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Gerçekçi, müjdeyi şu sözlerle verdi:
"Daha önceki yıllarda sergiler açtım. Özellikle kentin siyah beyaz fotoğraflarından sergiler açtım. Çok da ilgi gördü. Bu arada bütün arşivimi de Afyon Belediyesi'ne ve AKÜ'ye hediye ettim. Fotoğraflarla Afyonkarahisar kitabı da bu şekilde ortaya çıktı"

Next






