Diyanet'in 27 Mart Cuma Hutbesi Yayınlandı: "Tevekkül Tembelliğin Değil, Uyanışın Vesilesidir"
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 27 Mart 2026 tarihli Cuma hutbesi yayımlandı. Afyonkarahisar'daki tüm camilerde ve yurt genelinde irat edilecek olan hutbenin bu haftaki konusu "Tevekkül" olarak belirlendi. Hutbede, gerçek tevekkülün sorumlulukları yerine getirdikten sonra Allah'a sığınmak olduğu vurgulanırken, tembellik ve miskinlik bahanesine dönüşen yanlış tevekkül anlayışına karşı önemli uyarılar yapıldı.
İslam dininin hayatın her alanına yansıtılmasını emrettiği en önemli ilkelerden biri olan "Tevekkül" kavramı, bu haftaki Cuma hutbesinin ana gündem maddesi oldu. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı hutbede, Müslümanlara çalışmanın, üretmenin ve tedbir almanın önemi hatırlatıldı.
Gerçek Tevekkül Nedir?
Hutbede tevekkülün tanımı; Müslümanın sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmetine sığınması, üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesi olarak yapıldı. Meşru isteklere ulaşmak için sebeplere sarılmanın, aklı ve iradeyi doğru kullanmanın tevekkülün özü olduğu belirtildi.
Hutbede hayatın içinden şu örneklere yer verildi:
-
Aile Hayatında: Ebeveynin evlatlarına güzel örnek olması ve güzel terbiye verdikten sonra onlardan erdem beklemesi.
-
İş ve Ticaret Hayatında: Bir gencin geleceğini ilim ve meslek çerçevesinde şekillendirip başarıyı Allah'tan istemesi; bir tüccarın ölçü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra helal kazanç dilemesi.
-
Tarımda: Çiftçinin toprağını doğru işleyip, hasadın bereketini Cenâb-ı Hakk'a havale etmesi.
"Tembelliğin Sığınağı Olamaz"
Yanlış tevekkül algısına karşı net mesajların verildiği hutbede, "Allah’ın dediği olur" diyerek tedbiri elden bırakmanın veya "Nasıl olsa Allah rızkımı verir" düşüncesiyle çalışmayı terk etmenin İslam'da asla yeri olmadığı vurgulandı.
Müslümanlara düşen asli görevin "Tedbir kuldan, takdir Allah’tan" şuuruyla gece gündüz çalışmak olduğu hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
"Tevekkül, tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değil, uyanışın ve kendine gelmenin vesilesidir. İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir."
Mehmet Akif'in Sözleriyle Noktalandı
Zamanın, üretmeyi ve mücadeleyi hayatın vazgeçilmez bir parçası kılma vakti olduğunun altı çizilen hutbe, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un şu unutulmaz dizeleriyle son buldu:
"Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol,
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!"




