Sokak köpekleriyle ilgili tartışmalar Türkiye'nin gündemindeki yerini korurken, bu sorunu büyük ölçüde çözen ülkeler yeniden mercek altına alınıyor. Bu kapsamda en çok dikkat çeken örneklerden biri ise, uzun yıllardır "dünyada sokak köpeği bulunmayan ilk ülke" olarak gösterilen Hollanda oluyor.
Hayvan haklarını önceleyen politikaları, sıkı kayıt sistemi ve kapsamlı kısırlaştırma uygulamalarıyla öne çıkan Hollanda, sokak köpeği sorununu cezalandırıcı yöntemlerden ziyade planlı ve uzun vadeli politikalarla kontrol altına almayı başardı.
Sorunun Temeli 19. Yüzyıla Dayanıyor
Hollanda'da köpekler yüzyıllar boyunca hem ailelerin sadık dostu hem de sosyal statünün bir göstergesi olarak görüldü. Ancak 19. yüzyılda yaşanan büyük kuduz salgını sonrasında çok sayıda köpek sokağa terk edildi.
Artan sahipsiz köpek sayısını azaltmak amacıyla köpek sahiplerinden vergi alınmaya başlandı. Ancak bu uygulama beklenen sonucu vermedi. Vergi ödemek istemeyen birçok kişi köpeklerini sokağa bıraktı ve sorun daha da büyüdü.
1864 yılında kurulan ilk hayvanları koruma derneği ise ülkede hayvan refahı politikalarının başlangıç noktalarından biri oldu.

Hollanda Sokak Köpeği Sorununu Nasıl Çözdü?
Uzmanlara göre Hollanda'nın başarısı tek bir uygulamadan değil, yıllara yayılan çok yönlü bir stratejiden kaynaklanıyor.
Kısırlaştırma ve Aşılama Seferberliği
Ülke genelinde uygulanan "Topla, Kısırlaştır, Aşıla ve Geri Bırak" programı sayesinde sahipsiz köpeklerin kontrolsüz şekilde çoğalmasının önüne geçildi.
Yetkililer, sokak hayvanlarının nüfusunu düzenli olarak takip ederek kısırlaştırma çalışmalarını uzun yıllar boyunca aralıksız sürdürdü.
Sahiplendirme Teşvik Edildi
Hollanda'da köpek satın alımına getirilen yüksek vergiler, vatandaşları pet shoplardan hayvan satın almak yerine barınaklardan sahiplenmeye yönlendirdi.
Bu sayede hem barınaklardaki hayvanlar yeni yuvalar buldu hem de ticari üretimin azaltılması hedeflendi.
Ötenazi Yerine Hayvan Refahı
Hollanda, sokak köpeği sorununu çözerken sistematik ötenazi uygulamasını benimsemedi.
Ülkede temel yaklaşım, hayvanların yaşam hakkını korurken nüfus kontrolünü bilimsel yöntemlerle sağlamak oldu.
Hayvan Polisi Kuruldu
Hollanda'nın dikkat çeken uygulamalarından biri de hayvan hakları konusunda görev yapan özel polis birimi oldu.
Bu ekipler;
-
Hayvanlara yönelik kötü muameleleri araştırıyor,
-
İhbarlara müdahale ediyor,
-
Kurtarma çalışmalarına destek veriyor,
-
Hayvan hakları ihlallerini takip ediyor.
Bu uygulama sayesinde hayvanlara yönelik suçların önlenmesinde önemli ilerleme sağlandı.
Tüm Köpekler Mikroçiple Takip Ediliyor
Hollanda'da köpek sahipleri için oldukça sıkı kayıt kuralları bulunuyor.
Yasal düzenlemelere göre;
-
Köpekler doğumdan itibaren en geç 7 hafta içinde mikroçiple kayıt altına alınıyor.
-
Yurt dışından getirilen köpeklerin ise en geç 2 hafta içerisinde sisteme kaydedilmesi gerekiyor.
-
1 Kasım 2021 sonrası doğan veya ülkeye getirilen köpekler için hayvan pasaportu zorunlu tutuluyor.
-
Mikroçipsiz ve kayıtsız köpek satışı veya satın alınması para cezası uygulanmasına neden olabiliyor.
Bu sistem sayesinde kaybolan hayvanların sahiplerine kısa sürede ulaşılabiliyor.
Belediyelere Yasal Sorumluluk Verildi
Hollanda'da belediyeler, bulunan sahipsiz veya sahibi tespit edilemeyen evcil hayvanları en az 14 gün boyunca korumak ve bakımını sağlamakla yükümlü.
Bu süreçte;
-
Mikroçip kontrolü yapılıyor,
-
Sahibine ulaşılmaya çalışılıyor,
-
Veteriner muayeneleri gerçekleştiriliyor,
-
Tedavileri tamamlanıyor.
İki haftalık süre sonunda sahibine ulaşılamayan hayvanlar barınaklara devrediliyor ve sahiplendirme süreci başlıyor.
Barınaklar Sistemin En Güçlü Halkası
Hollanda'da hayvan barınakları yalnızca geçici barınma alanı olarak hizmet vermiyor.
Barınaklarda;
-
Veteriner tedavileri yapılıyor,
-
Davranış analizleri gerçekleştiriliyor,
-
Aşı ve kısırlaştırma işlemleri uygulanıyor,
-
Yeni sahiplerle eşleştirme çalışmaları yürütülüyor.
Ülke genelindeki yaygın barınak ağı, sistemin sürdürülebilir olmasında önemli rol oynuyor.
Hayvan Hakları Siyasi Gündemin de Bir Parçası
Hollanda'da yalnızca hayvan haklarını savunan "Hayvanlar İçin Parti" (Partij voor de Dieren) adlı siyasi parti de faaliyet gösteriyor.
Ülkede sokak hayvanları meselesi yalnızca kamu güvenliği açısından değil; etik, çevresel ve hayvan refahı boyutlarıyla da ele alınıyor.
Hollanda Modeli Neden Başarılı Oldu?
Uzmanlara göre Hollanda'nın başarısının temelinde şu unsurlar yer alıyor:
-
Uzun vadeli devlet politikaları
-
Yaygın kısırlaştırma ve aşılama programları
-
Mikroçip ve zorunlu kayıt sistemi
-
Güçlü barınak altyapısı
-
Sahiplendirmeyi teşvik eden uygulamalar
-
Belediyelerin yasal sorumluluk üstlenmesi
-
Hayvan haklarını merkeze alan yaklaşım
-
Toplumda yüksek farkındalık oluşturulması
Bu çok yönlü uygulamalar sayesinde Hollanda, yıllar içinde sahipsiz köpek popülasyonunu büyük ölçüde kontrol altına alarak dünya genelinde örnek gösterilen ülkelerden biri haline geldi.
Next




