Mısırlıoğlu, düzenlediği basın toplantısında huzurevinde kalan yaşlı vatandaşların bakım, temizlik, sağlık, personel ve beslenme koşullarıyla ilgili ciddi iddialar bulunduğunu söyledi. Söz konusu iddiaların siyasi polemik amacı taşımadığını belirten Mısırlıoğlu, konunun kamu hizmeti ve yaşlı vatandaşların yaşam koşulları açısından ele alınması gerektiğini ifade etti.

Mısırlıoğlu’nun yaptığı basın açıklaması;

Sandıklı Huzurevi’yle İlgili İddialar Gündemde

“Sandıklı ilçemizin Hüseyin Develi Huzurevi ile ilgili çok ciddi, çok vahim iddiaları ve görüntüleri içeren bir basın toplantısı gerçekleştireceğiz. İki gündür bu basın toplantısına hazırlanırken çok kötü anlar yaşadım. Çünkü insani ve vicdani tarafı ağır olan, insanların kaldırabileceği şeyler değildi. 21. yüzyılda, günümüz Türkiye’sindeyiz. En değerlilerimiz yaşlılarımız, en kıymetlilerimiz büyüklerimiz. Ancak bu kıymetlilerimizle ilgili bizler ne yapıyoruz? Ne durumdayız? Nasıl bir bakım ve huzurevi ortamında onları barındırıyoruz? Bunlar düşünülmesi ve düşündürülmesi gereken konular. Çocuklarımız da aynı şekilde. Son 25 yıla baktığınızda çocuklarımızı koruyamıyoruz, iyi bir gelecek vadedemiyor, veremiyoruz. Bunun dışında, o çocukları dünyaya getiren kadınlarımızı ve gençlerimizi de koruyamıyoruz. Milletin iki önemli ayağı olan gençlerimiz ve çocuklarımızın yanı sıra, bu milleti ayakta tutmak için bir ömür harcayıp ömrünün son deminde rahat ve huzurlu bir şekilde, büyük devletinin himayesinde yaşamını noktalamaya çalışan büyüklerimizin hâli ortadadır.”

“81 Yaşlı Vatandaşın Sağlığı ve Güvenliği Söz Konusu”

“Sandıklı Hüseyin Develi Huzurevi’nde 81 yaşlımızın kaldığını öğrendik. Huzurevi hakkında tarafımıza ulaşan bilgiler, görüntüler ve kamuoyuna taşıdığımız iddialar son derece vahimdir. Burada söz konusu olan sıradan bir kurum tartışması veya siyasi bir polemik yaratma çabası değildir. Bir siyasi partinin il başkanı olarak devleti, bir kurumu, özellikle de gözümüz gibi korumamız gereken bir kurumu zedelemek ya da zan altında bırakmak derdinde değilim. Buradan siyasi bir rant beklentim de yoktur. Kamusal bir durum söz konusu olduğu için görevimizi ifa ediyoruz. Hepimizin bu olaydan sorumlu olduğunu düşünüyorum. Burada 54 erkek ve 27 kadın olmak üzere toplam 81 yaşlı vatandaşımızın sağlığı, güvenliği, temizliği, bakımı ve insanlık onuru söz konusudur. Yaşananların üzeri birkaç açıklamayla kapatılamaz.”

Açıkça soruyoruz: Sandıklı Huzurevi’nde neler oluyor?

“Sayın Valimize ve başta ilçede görev yapan Sayın Kaymakam’a soruyoruz: Sayın Kaymakamım, siz orada ne iş yapıyorsunuz? O huzurevini bir gün lütfedip ziyaret ettiniz mi? İdarecilerle kahve içmek dışında yaşlılarımızla bir temasta bulundunuz mu? Hâl ve hatırlarını sordunuz mu? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş sık sık Afyon’a gelir; ancak Afyon’u sadece Emirdağ’dan ibaret görür. Afyon’un güneyi, doğusu, batısı yok mudur? Türkiye’nin 81 ilinden sorumlu bir bakanın Sandıklı’da yaşananlardan haberdar olması gerekmez miydi?”

Personel Yetersizliği ve Usulsüz Görevlendirme İddiaları

“Birinci iddia, vardiya ve bakım eksikliğiyle ilgilidir. 54 erkek yaşlıya sadece 7 bakım personelinin hizmet verdiği iddia edilmektedir. 2-2-2-1 vardiya sistemiyle çalışıldığı, bazı gece vardiyalarında onlarca bakıma muhtaç yaşlının tek bir bakım personeline bırakıldığı öne sürülmektedir. Yatağa bağımlı, altı bezlenen, hareket kabiliyeti olmayan veya 220 kilogram ağırlığındaki obez hastaların bakımını tek bir personelin aynı anda üstlenmesinin fiziksel olarak mümkün olmadığı açıktır. Yatağa bağımlı vatandaşlarımızın sırtlarında derin yatak yaraları oluştuğu ve adeta ölüme terk edildikleri yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu iddialara ilişkin görüntüler de tarafımıza ulaştırılmıştır.”

“Bir diğer konu ise kadro dışı görevlendirme iddiasıdır”

“Asli görevi yaşlı bakım hizmeti olan Ali Utsal isimli personelin, bakım personeli kadrosunda olmasına rağmen revirde masa başında görevlendirildiği ve fiilen yaşlı bakımına katılmadığı yönünde ciddi iddialar vardır. Buradan soruyoruz: Bu şahsın işe alımında AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya’nın referansı olmuş mudur?”

Hijyen, Tahtakurusu ve Beslenme İddiaları

“Kurumun odalarını tahtakurularının sardığı, yaşlılarımızın kollarında ve vücutlarında ciddi yaralar oluştuğu ve hijyen denetimlerinin yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Yedek yatak ve nevresim eksikliği nedeniyle odaların usulünce dezenfekte edilemediği de öne sürülmektedir.”

Bir diğer ciddi iddia sağlık personeli eksikliğidir.

Erkmen Belediyesi’nden 7,5 milyon TL’lik taşınmaz hamlesi
Erkmen Belediyesi’nden 7,5 milyon TL’lik taşınmaz hamlesi
İçeriği Görüntüle

“6 kişilik sağlık kadrosunun fiilen yalnızca 3 kişiyle hizmet verdiği, hastaneye sevki gereken yaşlılara zaman zaman temizlik personelinin refakat ettiği iddia edilmektedir. Yemek hizmetleri konusunda da son derece ciddi iddialar bulunmaktadır. Daha önce görevden çıkarılan aşçı Mehmet isimli şahsın, yemek firmasının değişmesiyle yeniden işe alındığı; kurum dışında düğün ve toplu yemek organizasyonları yaptığı, düğünlerden artan yemeklerin huzurevine getirildiği ve huzurevinde pişen bazı gıdaların kurum dışına çıkarıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır. Yaşlılara bozulmuş kıymadan köfte yapıldığı, numune ve gıda denetimlerinin yapılmadığı da öne sürülmektedir.”

Denetim Raporları Neden Açıklanmıyor?

“Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bilal Erdoğan’ın Kurumu 18 Şubat 2025, 7 Ağustos 2025 ve Ocak 2026 tarihlerinde denetlediği belirtilmektedir. Buradan soruyoruz: Yapılan bu denetimlerde hazırlanan raporlar ve tutanaklar kamuoyuyla neden paylaşılmamaktadır? Denetimler eksiklikleri tespit etmek yerine sadece bir ağırlama ve ikram ziyaretine mi dönüşmüştür? Bu kurum bir palyatif servis ya da geriatri merkezi değildir. Ancak oradaki koşulların, ağır bakım hastalarının dahi temel ihtiyaçlarının karşılanamadığı yönünde ciddi soru işaretleri oluşturduğu görülmektedir. Başta Sandıklı olmak üzere Afyonkarahisar genelindeki tüm huzurevleri, çocuk esirgeme yurtları ve bakım merkezleri derhâl bağımsız ve kapsamlı bir denetimden geçirilmelidir. İddiaların tamamı titizlikle araştırılmalı, varsa sorumlular hakkında gerekli yasal işlemler başlatılmalıdır. Bizim amacımız herhangi bir kurumu veya kişiyi peşinen suçlamak değildir. Amacımız, devletimizin himayesinde bulunan yaşlılarımızın sağlığını, güvenliğini, bakımını ve insanlık onurunu korumaktır. Burada 81 vatandaşımızın hayatı ve huzuru söz konusudur. Yetkilileri göreve, ilgili kurumları şeffaflığa ve kapsamlı bir soruşturmaya davet ediyoruz. Kamuoyunun da bu sürecin takipçisi olmasını istiyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum.”