24 Temmuz Basın Bayramı Gala Gecesinde konuşan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, basın mensuplarının doğru ve kaliteli haber üretmesinin hedef kitle için çok önemli hale geldiğini söyledi. Yiğitbaşı, “Son derece önemli bir görevi icra eden basın mensuplarımızı ayrı ayrı kutluyorum.” dedi.

Gözden kaçırmayın

Şuhut Gençlik Merkezi Gönüllüleri Büyük Başarı!Şuhut Gençlik Merkezi Gönüllüleri Büyük Başarı!

24 Temmuz Basın Bayramı Gala Gecesinde konuşan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, basın mensuplarının doğru ve kaliteli haber üretmesinin hedef kitle için çok önemli hale geldiğini söyledi. Yiğitbaşı, “Son derece önemli bir görevi icra eden basın mensuplarımızı ayrı ayrı kutluyorum.” dedi.

 

Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyeti (AGC) tarafından 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı nedeniyle İkbal Termal Otel’de Gala Gecesi düzenlendi. Programa; Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, AK Parti Milletvekilleri Av. Ali Özkaya, Av. İbrahim Yurdunuseven, Dr. Hasan Arslan, MHP Milletvekili Mehmet Taytak, İYİ Parti Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun, Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Karabacak, İl Emniyet Müdürü Ali Temiz, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Yılmaz Kırgel medya çalışanları aileleriyle birlikte katıldılar. CHP Grup Başkan Vekili Afyonkarahisar Milletvekili Av. Burcu Köksal, parti programı nedeniyle programa katılamadı.


KÜÇÜKKURT EMEK SAHİPLERİNE TEŞEKKÜR ETTİ
Programın açış konuşmasını AGC Başkanı Sezer Küçükkurt yaptı. 24 Temmuz Basın Bayramını kutlayan Küçükkurt, “Bugünden yarına 1984 yılında faaliyetlerine başlayan Afyon Gazeteciler Cemiyeti serüvenini geleceğe taşımak için canla başla çalışan Afyon Gazeteciler Cemiyeti'nin yönetim kurulu üyelerine, Gala Gecesinin hazırlanmasında ve 24 Temmuz Basın Bayramına özel hazırlanan bayram gazetesinin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diyerek AGC Yöneticilerini sahneye davet etti. Tüm katılımcılar Afyon Gazeteciler Cemiyeti yöneticilerini uzun süre alkışladı. 


“YEREL BASININ KENDİ KENDİNİ DENETLEYİP DÜZENLEDİĞİ BİR SİSTEM KURULMALI”
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Av. İbrahim Yurdunuseven, programda yaptığı konuşmada 24 Temmuz Basın Bayramını kutladı. Gerçek anlamda ilkeli, dürüst, tarafsız ve bağımsız habercilik yapan yazılı ve görsel basının emekçilerinin 24 Temmuz Basın Bayramını kutladığını dile getiren Yurdunuseven, “Daha nice bayramlara ulaşmayı Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Gala Gecesi’nin sabahında düzenlenen programda medya mensuplarıyla biraradaydık. Orada da dile getirdim. Ama burada da söylemekte fayda görüyorum. Cemiyet mensuplarımızla bir ziyaret sırasında milletvekilleri olarak bize bir talepler listesi verildi. Bunlar içerisinde gerçekten yapılması gereken destek olacağım bir sürü konu var. Ama bir tanesini çok önemsediğimi sabahki programda da belirtmiştim. Bu taleplerin içerisinde ilkeli, dürüst ve tarafsız gazetecilik yapıp veya habercilik yapıp diğerlerini kötüye kullanan veya diğer düzgün insanları kötüye kullanmayı sevk gösteren bir denetim mekanizması olması gerektiğini ben de uygun gördüm. Tıpkı bazı sivil toplum kuruluşlarında olduğu gibi kendisinin içerisinde ceza sisteminin olduğu üst makamlarda, itiraz mercinin olduğu bir sistemin olması gerektiği benim de kanaatimdir. Bu konuyu ilgili yerlere de ilettim. İnşallah bu konunun da takipçisi olacağız. Tabii yerel basının desteklenmesi bizim için de çok önemli. Yerel basın gerçekten bizi halkımızla, vatandaşımızla diyaloğumuzu sağlayan yazılı ve görsel basındır. Bundan dolayı gerçekten çok teşekkür ediyorum herkese. Bu vesileyle resimlere bakarken Afyon medyasının diyelim. Duayen Hakkı Özsoy amcayı da rahmetle anmak istiyorum. Gerçekten ilkeli, dürüst ve tarafsız bağımsız bir gazetecilik yaptı. Yıllarca ve belki de çoğu arkadaşımıza örnek olmuştur, önder olmuştur. Yeğenimin nişan töreni olduğu için öncelikle konuşmayı rica ettim.” dedi.


“DOĞRU HABERCİLERİ CAN-I GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM”
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek de konuşmasında 24 Temmuz Basın Bayramını kutladı. Zeybek, “Cenab-ı Hak yeni 24 Temmuz Basın Bayramlarına sağlıcakla, huzurla, bereketle erişmenizi nasip etsin. Tabii gazetecilik zor bi meslek. Gazetecilik 7 gün, 24 saat koşturmak zorunda, doğru haber, ilkeli haber yapmak zorunda. Doğru, düzgün, ilkeli haber yapan vatandaşımızı bizleri bilgilendiren arkadaşlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Ben Basın Bayramının hayırlara vesile olmasını diliyorum.” diye konuştu.


“BASIN DEĞİŞİK SANSÜRLERLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILIYOR”
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun, Atatürk’ün ifadesiyle “Türkiye basını, milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu yer olan Cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale oluşturacaktır. Bir düşünce kalesi, düşünce yolu kalesidir. Basın görevlilerinden bunu istemek, Cumhuriyetin hakkıdır.” sözleriyle konuşmasına başladı. Milletin gerçek sesi ve iradesi olduğunu belirttiği basında, sansürün kaldırılışının yıldönümünde basının değişik sansürlerle karşı karşıya bırakıldığını belirten Olgun, “Bu zorlu süreçte bile milletin her türlü sesini duyurmaya çalışan basın çalışanları ne yazık ki kendi sesini yeterince duyuramamaktadır. Çünkü basın çalışanları milletin sesini kendi sorunlarının üzerinde tutmakta ve sabretmektedir. Siz, yerel basın çalışanlarımızın her türlü zorluğa göğüs gererken, neler yaşadığınıza bizzat şahit olanlardan biriyim. Sizler gururla, özveriyle görevinizi yerine getirirken, sosyal yaşantınızdan, ailenizden fedakârlık yaptığınızı, mesai mefhumu olmadan çalıştığınızı, buna karşılık emeğinizin karşılığını yeterince alamadığınızı da biliyorum. Bunun yanında, basın kuruluşlarının sahiplerinin de ne türlü sıkıntı çektiğini biliyorum. Üzerlerindeki yükü hafifletme yerine, basının her kesimindeki insanının yükünü artırarak, yük üstüne yük bindiren bir yönetim anlayışının hâkim olduğunu da biliyorum. Basının üzerindeki sansür, sadece haberi engellemek değildir. Basını ekonomik açıdan zora sokmak da ayrı bir sansürdür. İktidara her türlü desteği veren basının, iktidar tarafından da diğer mesleklerden ayrı tutularak, vergide, SGK primlerinde indirime gitmesi ve KDV oranın sıfırlanması gerekir. Yazılı basına kâğıt ve matbaa desteği, internet medyasına yazılım ve internet desteği verilmeli, sesli ve görsel basınımıza da en azından uydu frekanslarında indirime gidilmelidir.” şeklinde konuştu.


“BİRÇOK SORUNLA UĞRAŞAN BASINIMIZIN ÖNÜ AÇILMALI”
Olgun, şu ifadelere yer verdi: “Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkının aracı olan basın özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça, 24 Temmuz hiçbir zaman gerçek bir bayram olmayacaktır. Sansürün yanı sıra, Basın Meslek Yasası eksikliğinden, ekonomik sorunlara, yetişmiş eleman sıkıntısından, teknik altyapı eksikliğine, istihdam ve etik sorunlarından, Basın İlan Kurumu uygulamalarına kadar birçok sorunla uğraşan basınımızın önü bir an önce açılmalıdır. Her gün, her ürüne gelen zamlar karşısında Basın İlan Kurumu Fiyat tarifesinin vakit geçirilmeden güncellenmesi gerekir. Basın İlan Kurumu tarafından hazırlanan ‘Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği’ uygulanabilir şekilde yeniden ve acilen düzenlenmelidir.”


“BÜROKRASİ DEVLETE HİZMET ETTİĞİNİ UNUTMAMALI
Olgun, sözlerini şöyle tamamladı: “Seçimin hemen ardından parti rozetimi bir kenara bırakarak, milletin vekili olarak göreve başladım. Kapımızı çalan insanlarımızın hangi partiye oy verdiğine bakma gibi bir lüksümüz olamaz. İlimizin tüm sıkıntıları ile ilgili bizler de elimizi taşın altına koymak isteriz. Ancak; bizleri milletvekili olarak görmeyen bir takım bürokratlarımız var. Biz yaptık oldu diyen bir siyasi anlayış içerisinde olan iktidarımız var. Bu anlayışa sığınarak yaşayan bürokrasimizin siyasi bir hükümete değil, Türkiye Cumhuriyeti Devletine hizmet ettiğini unutmaması gerekir. Bu duygu ve düşüncelerle tekrar 24 Temmuz Basın Bayramınızı kutlar, sözde değil gerçek anlamda bir basın bayramı kutlamanızı dilerim.”


“BASIN MENSUPLARIMIZIN TOKİ TALEBİ İÇİN CUMHUR İTTİFAKI VEKİLLERİ OLARAK ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, 24 Temmuz Basın Bayramını kutladı. Taytak, şöyle konuştu: “Afyon özeline baktığımızda muhterem basın kardeşlerim gece gündüz demeden bizlerin, bu bölgenin hem kamusal hem sosyal alandaki haberlerini hem de güncel haberlerini yakalamak ve yaşatmak için bizlerden önce kalkıp bizlerden sonra yatıyorsunuz. Onun için sizlerin hakkını vermek kolay değil. Ancak sizler yaptığınız mesleğin gururu ve şerefini taşıyorsunuz. Afyonkarahisar'da bugüne kadar olumsuz ya da taraflı ya da rencide edici yalan ve iddialar dolu bir haberle karşılaşmadık. Zaman zaman böyle konuşanlar, böyle ifade edenler olmuştur. Ama basınımız buna dikkat ederek kendisi süzmüş daha anlışılır şekilde ifade etmeye çalışmıştır. Hepinizin yazmış olduğu haberler sizlerin kaleminden işlenerek bizlere yeni bir umut ya da yeni bir dönemin başlangıcını gösteriyor. Onun için sizlere ne yapsak, ne söylesek azdır. Masamızdaki, 24 Temmuz Basın Bayramı Gazetesi'nde gördüm. Diyorsunuz ki; Basın mensupları, milletvekillerimizden cevap bekliyorlar. Ben cevabı veriyorum. Daha önce Cemiyet Başkanımız ve kıymetli arkadaşlarımız Afyonkarahisar'ımızda basın mensubu arkadaşlarımız için bir konut hazırlığı yapacaklardı. Önce onların istedikleri emsalde ve daha kolay ulaşımı olacak bir yeri bulduk. Sayın Başkan da bunu biliyor. Sonrasında Milli Emlak üzerinden TOKİ'ye gönderdik. İnşallah Cumhur İttifakı'nın vekilleri olarak elimizden gelen her şeyi ortaya koyacağız. Basın mensuplarımızı topyekün binasına yerleşmeler için temellerinin atılması için, yapılması için her türlü desteği vereceğiz. Bunun yanı sıra problemlerinizin olduğunu biliyoruz. Bunlardan bir tanesi internet gazetecisi arkadaşlarımızın personel fazlalığı şikâyetleri var. İnşallah TBMM açıldığında bunları tekrar dile getireceğiz ve takip edeceğiz. Ayrıca daha önceki sistemlerde olduğu gibi Basın Ahlak Yasasıyla ilgili kendi iç bünyenize de cemiyet olarak yapmanız gereken ikazla benzeri kuralları koymak için de sizlerle birlikte çalışıp Mecliste bununla ilgili önergelerimizi vereceğiz ve takip edeceğiz. Bu konuştuklarımızı verdiğimiz sözleri inşallah önümüzdeki sene 24 Temuz Basın Bayramında gerçekleştiririz.”


“BASIN DEMOKRASİNİN VAZGEÇİLMEZ UNSURUDUR”
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, 24 Temmuz Basın Bayramının hayırlara vesile olmasını diledi. Arslan, şunları söyledi: “24 Temmuz Basın Bayramı 24 Temmuz 1908 tarihinde bir grup basın mensubunun demokrasinin sesi olmak adına sansür uygulamasına karşı çıkarak kendilerini ortaya koyarak cesaretle gündeme geldikleri günün anısına her yıl kutlanmaktadır. Bu demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan basının bir göstergesidir aslında. Demokrasi de basın olmazsa olmazdır. Ama basın özgür basın olmak zorundadır. Basın özgür değilse çok seslilik sağlanamıyor ise demokrasiden bahsetmek de mümkün değildir. Dolayısıyla o nedenle ben AGC’nin kıymetli Başkanı Sayın Sezer Küçükkurt’a, Sayın Yönetim Kurulu Üyelerine, Afyonkarahisar'da, basın örgütlerimize bu birlikteliği, beraberliği yakaladkları için ben kendi adıma teşekkür ediyorum. Bundan sonra da bu birlikteliğin daha büyüyerek gideceğini, birlikteliğin güç oluşturacağını, Afyon ilimizin en iyi şekilde temsil edileceğini biliyorum. Basın tabii ki eskisi gibi değil. Eskiden Gazeteciler Cemiyeti adı altında başlamış sonra tabii internet basını v.d basın olarak çeşitlendi. Günümüzde herkesin cebinde şehrin ve ülkenin haberlerine baktığı bir dönemdeyiz. Yani basının önemi aslında eskiye göre, Gazeteciler Cemiyetinin başlangıcı olduğu döneme göre çok daha fazla aslında. Anlık haberleri herkes, bütün insanlar, işte dağda, bayırda, şehirde, anında cep telefonlarına ulaşabiliyor. Bu demokrasinin ve çok sesliliğin önemini bir kat daha ortaya çıkarıyor.”


“TÜRK MİLLETİ VE TÜRK DEVLETİ’NİN ULUSLAR ARASI ŞİRKETLERDEN DAHA BÜYÜK OLDUĞUNU YAŞAYARAK GÖRDÜK”
AK Parti Afyonkarhisar Milletvekili Av. Ali Özkaya, Afyonkarahisar Gazeteciler Cemiyetimiz, 24 Temmuz Basın Bayramı nedeniyle basın mensuplarıyla biraraya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özkaya, yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “Nice Basın Bayramında biraraya gelmeyi Allah'tan niyaz ediyorum. Basınla ilgili bazen eleştiriler iktidara yöneltir, bize de yöneltiliyor. Basının sesini kısmak v.s gibi. Ben daha önceki basın kanun çalışmalarında hem internet medyasıyla ilgili kanunda hem basın kanunda hemen hemen hepsinin mutfak çalışmasında görev aldım. 2014 yılındaki değişiklikten itibaren tüm süreçlerde bulunduk. Her basın kanunu değişikliği olduğunda bilhassa internet kanununda muhalif arkadaşlar özellikle şunu söylerler. Basının sesi kısılıyor. Sansür getiriliyor. Basına söz hakkı tanınmıyor v.s. Biz ısrarla bu bir sosyal medya kanunu. Sosyal medyada normal hayatta suç olan konu sosyal medyada suç olsun, uluslararası şirketler Türk Milletinden ve Türk devletinden daha büyük değildir. Türk Milletinin yargısına tabi olmak zorunda ve mecburiyetindedir dediğimizde eleştirmişlerdi. ‘Bunları kapatacaksınız. Bütün sosyal medya şirketleri Türkiye gelmeyecek.’ dediler. İki defa kanun değişikliği yaptık. İkisinde de bu arkadaşlarımızın dedikleri olmadı. Biz, hayır doğru bir düzenleme yapıyoruz dedik. Bunu yapmamız gerekir diyerek dediklerimiz gerçekleşti. Uluslararası şirketten, sosyal medya şirketleri Türkiye'ye geldiler. Dolayısıyla Türk Milletinin ve Türk devletinin uluslararası ve uluslararası şirketlerden daha büyük yaşarak olduğunu gördük. İkinci bir konu geçen yıl yine bu İnternek Medya Kanunuyla ilgili çalışmalar gündeme geldiğinde Baro Başkanımız bizi gazeteci dostlarımızla beraber cemiyet yöneticilerimizle Baro’da topladı ve yaklaşık 3 saatlik uzun bir sunum yaptı. Arkadaşlarımız bunun da bilhassa muhalefet partilerinin sözleri nedeniyle basına sansür gibi algıladıklarında anlattık ve en son dediler ki çok iyi hatırlıyorum. Ömer Bey, ‘Aman vekilim bu kanunu bir an önce çıkarın. Bu kanun bizi ilk defa basın mensubu kabul ediyor.’ demişti. Gerçek manada internet medyası da basın kanununun içine girmiş oldu. Elbette ki hayatta hiçbir şey tam olmuyor. Bir çocuk doğuyor, yavaş yavaş büyüyor, emekliyor, yürüyor, koşuyor. Gençlik olgunluk dönemleri oluşuyor. Bir kanunda eksiklik varsa onun tamamlanması da her zaman mümkün. Ancak yılların konuşulduğu konulan bu vesileyle çözülmüş oldu. Buradan şuraya gelmek istiyorum. Basın tarih boyunca var ve olacak. Söz söyleyecek, eleştirecek. Ama esas amacımız şehrimizi, ülkemizi yarınlara iyi taşımak, gerçek bir projektör tutup doğruları ortaya koymaktır. İktidarın ve yöneticilerinin eksiklerini gün yüzüne çıkarak, bunların düzelmesini sağlamak ise bu baş göz üzerine her zaman olacak ve devam edecek. Biz de bunu saygıyla karşılayacağız. Ama başka amaçlarla olursa kara propaganda şeklinde olursa bu hepimize zarar verir. Bu vesileyle gerçekten memleketin iyiliği, toplumun ve halkın denetim organını ve faaliyetleri yapmak için çalışan, gayret eden değerli basın mensuplarının gününü kutluyorum.” 


“ÇAĞIMIZDA SOSYALLEŞME MEDYA ÜZERİNDEN SAĞLANIYOR”
Programın son konuşmasını Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı yaptı. 24 Temmuz Basın Bayramı ve Gazeteciler Günü’nü kutlayan Yiğitbaşı, “Gala Gecesinin sabahında basın mensuplarımızla birlikte olduğumuz programda basının işlevlerine kısaca değindim. Kıymetli basın mensuplarımızdan güzel geri dönüşler aldım. Türkiye’de siyaset çok aktif ve yoğun bir şekilde hayatımızın içerisindedir. Belki basın camiası, medya denilince sürekli siyasetle birlikte bunu siyasi haberler üzerinden değerlendiriyoruz. Ancak ben konunun özellikle yerel medya sözkonusu olduğunda, şehrimiz adına konuştuğumuzda, düşündüğümüzde özellikle sosyalleşme ve eğitim işlevinin basında yer almasını ayrıca önemli buluyorum. Ayrıca üzerinde düşünülmesi daha fazla konuşulması, tartışılması gerektiğini bu anlamda paylaşmak istiyorum. Basının çok önemli işlevleri var. En temel işlevi elbette ki basının ortaya çıkışından bu yana doğru bilgi, doğru bilgilendirme, kamuoyunu doğru bir biçimde aydınlatmak, belirli konularla ilgili, belirli toplumsal olaylarla ilgili. Bu şüphesiz en kritik en önemli görevidir. Ancak bunun dışında artık hepimiz medyayı, sanki medya kuruluşlarında gördüğümüz kişileri, evimize, televizyonlarımıza gazeteler aracılığıyla evlerimize giren ya da akıllı telefonlarımız aracılığıyla her gün gördüğümüz yazılarını okuduğumuz, videolarını izlediğimiz kişileri artık ailemizden biri gibi görüyoruz. Hatta belki medya mensuplarını kendimize ailemizden çok daha yakın hissediyoruz. Dolayısıyla artık çağımızda sosyalleşmeyi medya üzerinden gerçekleştiriyoruz. Toplumsallaşma işleri medyanın bu anlamda çok kritik bir şekilde hayatımızın içindedir. Şehrimiz adına, şehrimizle ilgili konularda önemli olaylarda, önemli sorunlarda ve ileriye götürülmesi gereken konularda yerel medyanın kamuoyunu, doğru bilgilendirmesi, farkındalığı arttırıcı şekilde çalışmalarını, içeriklerini hazırlaması ve yetişkinlere özellikle eğitim işlerinde ayrıca üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum. Bunu bu vesileyle tekrar paylaşmak istedim. Bunun dışında medyanın artık önemi tartışılmaz. Artık günde en az 8 saat internette sosyal medya mecraları üzerindeyiz. Hem gençlerimiz, hem yetişkinler. Dolayısıyla kendi aile bireylerimizle, en yakınlarımızla konuşmadığımız kadar onlarla haşır neşir olmadığımız kadar artık medya mesajlarıyla, içerikleriyle haşır neşiriz.. Türkiye bu anlamda da interneti, haberleri çok sıkı takip eden, çok yoğun bir şekilde yeniliklere açıktır. Türkiye sosyal medya mecralarını, internet haberciliğini her türlü haber ve medya içeriklerini çok yakından takip eden bir ülkedir. Dolayısıyla literatürümüze farklı hastalıklar girdi. Haberi kaçırma korkusu, ya da telefonsuz kalma korkusu gibi çeşitli hastalıklar var bu çağda. Medyanın olmaması, medyanın hayatımızda bulunmaması gibi bir şey söz konusu değil. İyi ki de değil. Çünkü akıllı telefonlar hayatımıza girdiğinden beri acaba artık haberciliğin önemi azaldı mı tartışmaları gündeme gelmişti. Belki eskisinden çok daha kritik hale geldi doğru haber. Titiz bir şekilde medya içeriği oluşturmak zorunludur. Çünkü editöryal süreçlerin metni, görseli, videoyu, en ayrıntısına kadar, en doğru şekilde ulaştırmanın önemi giderek çok daha fazla arttı. Dolayısıyla basın mensuplarımızın yaptığı işin çok daha nitelikli, çok daha kaliteli olması artık alıcı için, hedef kitle için çok önemli hale geldi. Bu anlamda basın mensuplarımızı çok kritik, çok özel bir iş yaptıkları için ayrı ayrı kutluyorum.” dedi.


Program Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Türk Halk Müziği Korosu ve Solist Hanide Saygun Akkal’ın büyük beğeni toplayan konseri ile devam etti. Ardından pop müziğin ünlü seslerinden Gökçe ve orkestrası sahne aldı. Afyonkarahisarlı basın mensupları gece boyunca gaileleri ile birlikte gönüllerince eğlenme fırsatı buldular.