Cuma Hutbesi (16 Ekim 2026): Gerçek Değer "İnsan Kalabilmekte"
Diyanet İşleri Başkanlığı, 16 Ekim 2026 tarihli Cuma hutbesini yayımladı. Bu haftanın ana temasını "İnsan" olarak belirleyen Diyanet, yayımladığı mesajda insan olarak dünyaya gelmenin büyük bir lütuf olduğunu, ancak esas gayenin ömür boyu insani ve ahlaki değerleri koruyarak "insan kalabilmek" olduğunu vurguladı.
Yaratılış Gayesi ve İnsanın Sorumluluğu
Hutbede; Yüce Allah’ın insanı akıl, kalp ve irade ile donatarak müstesna bir varlık olarak yarattığına dikkat çekildi. İnsanın yaşamı boyunca Allah'ın rızasını gözetmesi, içindeki iyilik kapılarını daima açık tutarken kötülüklere karşı mesafe koyması gerektiği ifade edildi.
Kıyamet Suresi 36. ayette yer alan "İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?" ilahi hitabına atıfta bulunulan hutbede; makam, servet, bilgi ve gücün bir kibr veya üstünlük vesilesi yapılmaması gerektiği hatırlatıldı. İslam anlayışına göre gerçek değerin dış görünüşte veya varlıkta değil; takvada, öfkeyi kontrol edebilmekte ve ihtiyaç sahiplerine el uzatmakta olduğu belirtildi.

"İnsanlık Gündelik Hayatın Küçük Anlarında Saklıdır"
Toplumsal ilişkilere ve günlük hayattaki nezakete geniş yer verilen hutbede, Asr-ı Saadet’ten bir örnek paylaşıldı. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s), yaşlı bir kişiye yer açmakta ağır davranan topluluğa hitaben söylediği şu hadis-i şerif hatırlatıldı:
"Küçüğümüze merhamet etmeyen ve büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir."
Hutbede, insani değerlerin gündelik yaşamda nasıl karşılık bulduğu şu başlıklarla özetlendi:
-
Yaşlılara saygı: Hayat boyu hürmet görmenin kapısını açar.
-
Çocuklara şefkat: Kalbin sertleşmesini engeller.
-
Anne ve babaya iyilik: Huzur ve mutluluğun temelini oluşturur.
-
Yetim ve kimsesizlerle paylaşmak: Evlere rahmet ve bereket getirir.
-
Komşuluk ve akrabalık ilişkileri: Toplumda sevgi ve samimiyeti yaygınlaştırır.
İç Muhasebe ve Helalleşme Çağrısı
Görünüşe verilen özenin kalbe ve ruh dünyasına da gösterilmesi gerektiğine değinilen metinde; miras kavgaları, akrabalık bağlarının koparılması, gıybet ve küskünlükler eleştirildi. Müminlere, küçük kırgınlıkları büyütmek yerine affedici olma ve sıla-i rahmi koruma çağrısı yapıldı.
Hayatımıza Merhameti ve Dürüstlüğü Hâkim Kılalım
Hutbenin son bölümünde tüm Müslümanlar; evlerine şefkati, sokaklarına merhameti ve ticaretlerine dürüstlüğü yeniden hakim kılmaya davet edildi. Dili gıybetten, kalbi kibirden arındırmanın ve gücü zayıfları korumak için kullanmanın dünya ve ahiret saadetinin anahtarı olduğu vurgulandı.
Next






