Almanya’dan kısa süreli tatil ve ziyaret planlamasıyla geldikleri İstanbul’da konakladıkları otel odasında fenalaşan, hastanede zehirlenme teşhisiyle tedavi altına alınmalarına rağmen kurtarılamayarak trajik bir şemada yaşamını yitiren Böcek ailesinin ölümüne ilişkin yürütülen ceza davasında yargılama süreci resmen tamamlandı. Kamuoyunda ve adli makamlarda derin bir infiale yol açan adli dosyanın karar oturumunda, mahkeme heyeti sanıkların kusur durumlarını ve ceza oranlarını karara bağladı.
Ağır Ceza Mahkemesi salonunda icra edilen son duruşmada, maktul yakınlarının adalet talepleri ile sanık avukatlarının beraat eksenli teknik savunmaları karşı karşıya gelirken, karar şemasında "bilinçli taksir" maddesi uyarınca hapis cezaları tescillendi.

Acılı Ailelerin İsyanı: En Ağır Ceza Verilsin
Duruşmanın esas hakkındaki beyanlar bölümünde söz alan maktul Çiğdem Böcek’in annesi Aysu Çelik, mahkeme heyetine seslenerek adaletin tam manasıyla tecelli ettirilmesini talep etti. Çocuklarının hiçbir suçu olmadığını, yaşanan feci olay nedeniyle kendi evinde artık yemek bile pişirilemediğini ve sanıkların vicdanen rahat olamayacağını belirten acılı anne; otel idaresinin ilk kusma belirtileri esnasında zehirlenmenin ilaçlama kaynaklı olabileceğini öngörerek hamle yapmamasını eleştirdi. Kendi ailelerinin telafisi imkansız bir şemada yandığını aktaran Çelik, zanlıların serbest bırakılmamasını istedi. Maktul Servet Böcek’in babası Yılmaz Böcek de sanıkların dört insanın ölümüne doğrudan sebebiyet verdiğini saptayarak, alacakları cezaların kendi iç acılarını dindirmeye yetmeyeceğini ancak en üst sınırdan cezalandırılmalarını temenni ettiklerini kaydetti.
Buna karşın tutuksuz yargılanan yabancı uyruklu sanıklar Rustemsha Batyrov ile otel resepsiyon görevlisi Muhammed Moeen Ud Dın Chıshtı, ölen aile yakınlarına başsağlığı dileyerek olayla bir illiyet bağlarının bulunmadığını savundu ve beraat taleplerini yineledi.

Otel Sahibi İlaçlama Firmasını, Firma Sahibi İse Gıda Zehirlenmesini Suçladı
Dosyanın en kritik tutuklu sanıklarından otel sahibi Hakan Oğlak, bacağındaki ciddi sağlık sorunları ve larva tedavisi gereksinimi nedeniyle otel idaresine sık gidemediğini, tüm saha operasyonlarının yetkilendirdiği bir personel üzerinden yürütüldüğünü ifade etti. İlaçlama işleminden haberdar olduğunu ancak odanın temizlenmesi için iki gün beklenmesi yönünde talimat verdiğini belirten Oğlak, sertifikalı olduğunu düşündüğü firmanın kusurlu olduğunu saptayarak beraatını ve tahliyesini istedi.
İlaçlama firması yetkilisi Serkan Kışı ise savunmasında adli tıp raporlarına sığındı. Ailenin olay sabahı midye tükettiğini ve bedenlerinde gıda zehirlenmesine yol açabilecek bakterilerin saptandığını ileri süren Kışı, kullanılan alüminyum fosfit maddesinin yayacağı çürümüş balık kokusunun olay yeri inceleme ve AFAD ekiplerince odada saptanmadığını vurguladı. Otel yönetiminin odayı kilitli tutarak sirkülasyonu engellediğini iddia eden Kışı, suçlamaları reddetti. Firmanın diğer yöneticisi Zeki Kışı ve maskeyle sivil kıyafetle sadece iki aydır çalışan işçi Doğan Caferoğlu da geçmiş olaylardan habersiz olduklarını belirterek suçsuz olduklarını iddia etti.

Mahkeme Heyeti Kararını Verdi: Onlarca Yıl Hapis Cezası Çıktı
Duruşmaya verilen aranın ardından nihai hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar Rustemsha Batyrov ve Muhammed Moeen Ud Dın Chıshtı hakkında yöneltilen suçlardan beraat kararı tesis etti.
Buna karşılık, Böcek ailesinin kaldığı oteldeki ölümcül ihmaller zincirinde kusurları sabit görülen diğer sanıkların "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme" suçunu işlediklerine hükmedildi. Mahkeme, otel sorumlusu Hakan Oğlak’a 13 yıl 4 ay, ilaçlama firması yöneticileri Zeki Kışı ve Serkan Kışı’ya ayrı ayrı 18 yıl, firmanın uygulama personeli Doğan Caferoğlu’na ise 12 yıl 2 ay hapis cezası verilmesini kararlaştırarak tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Kararın istinaf mahkemelerine taşınacağı bildirildi.

Next




