İçişleri Bakanı Çiftçi’den CHP Genel Merkezi Baskını Açıklaması: "Polisi CHP’nin Kendi Talebi Harekete Geçirdi"

Milletvekili Özkaya’dan Kurban Bayramı Mesajı
Milletvekili Özkaya’dan Kurban Bayramı Mesajı
İçeriği Görüntüle

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CHP Genel Merkezi’ne düzenlenen ve kapıların kırılmasıyla sonuçlanan polis müdahalesine ilişkin ilk kez konuştu. Müdahalenin iktidar veya devlet eliyle başlatılmadığını vurgulayan Çiftçi, "Mahkeme kararı, yine CHP yönetiminin resmi talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak zorunda kalındı" dedi.

ANKARA - CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası tırmanan yönetim krizinde Genel Merkez binasının tahliyesi için polisin biber gazıyla müdahale etmesi ve kapıları kırması üzerine İçişleri Bakanlığı sessizliğini bozdu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gazeteci Kemal Öztürk’e verdiği röportajda, kamuoyunda infial yaratan görüntülere açıklık getirerek sürecin perde arkasını anlattı.

Bakan Çiftçi, operasyonun siyasi bir talimatla değil, doğrudan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin hukuk birimleri tarafından yapılan resmi başvurular neticesinde emniyet tarafından mecburen uygulandığını açıkladı.

"Devletin Başlattığı Bir Süreç Değil, Yargısal Zorunluluk"

Sürecin CHP içerisindeki delege ve isimlerin yargıya gitmesiyle filizlendiğini hatırlatan Bakan Çiftçi, mahkeme kararlarının infazı için emniyete başvurulduğunu söyledi. Çiftçi, tahliye krizine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Ortaya çıkan tablo, güvenlik güçlerimizin ya da devlet kurumlarımızın kendi kendine başlattığı bir sürecin ürünü değil, tamamen yargıya taşınmış hukukî bir sürecin zorunlu sonucudur. CHP içindeki taraflar kendi aralarında maalesef uzlaşamadı. Mahkeme kararı, yine CHP yönetiminin (Kılıçdaroğlu kanadı) talebi doğrultusunda güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalınmıştır."

Celal Çelik’in "Emniyete Müdahale Dilekçesi" Yeniden Gündemde

İçişleri Bakanı Çiftçi’nin bu çıkışı, geçici olarak göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne sunduğu resmi dilekçeyi yeniden spot ışıklarının altına aldı.

Avukat Celal Çelik imzalı dilekçede; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararı ile Ankara 3. Genel İcra Dairesi'nin tahliye dosyası gerekçe gösterilmişti. Dilekçede, partinin yasal temsil yetkisinin Kılıçdaroğlu ve ekibine ait olduğu vurgulanarak, binayı boşaltmayan Özgür Özel yönetimine karşı emniyet güçlerinin müdahale etmesi ve binanın kendilerine teslim edilmesi resmen talep edilmişti.

"Güvenlik Güçleri Parti İçi Kavganın Tarafı Olamaz"

Polisin ana muhalefet partisine girmesine yönelik "siyasi operasyon" eleştirilerini kesin bir dille reddeden Çiftçi, güvenlik güçlerinin profesyonel sınırda kaldığını savundu:

"Güvenlik birimlerimiz siyasi bir tartışmanın, bir parti içi çekişmenin ya da gerilimin asla tarafı olamaz. Güvenlik güçlerimiz, sadece mahkeme kararlarının eksiksiz uygulanması ve kamu düzeninin korunması sorumluluğu çerçevesinde görevini ifa etmiştir."

Kapıların Kırılması ve Biber Gazı Savunması: "Sınır Aşımı Yok"

Genel Merkez binasında arbede yaşanması, kapıların koçbaşlarıyla kırılması ve içeride biber gazı kullanılmasına yönelik tepkilere de değinen Bakan Çiftçi, müdahalenin hukuki sınırlar içinde olduğunu ileri sürdü. Çiftçi, "Güvenlik güçlerimizin oradaki tutumu hukukun çizdiği ve zorunlu kıldığı sınırlar içindedir. Bu sınırların aşıldığına, orantısız güç kullanıldığına dair herhangi bir idari tespit söz konusu değildir" dedi.

"CHP Heyetine Uzlaşmaları İçin Süre Verdik Ama Anlaşamadılar"

Bakan Çiftçi, krizin diyalog yoluyla çözülmesi için bakanlık olarak çaba sarf ettiklerini de açıkladı. Süreç esnasında CHP’den gelen bir heyetin randevu talebini kabul ederek görüştüğünü belirten Çiftçi, "Parti içindeki davalı ve davacı tarafların kendi aralarında el sıkışması ve Genel Merkez binasının kendi iradeleriyle, krizsiz boşaltılması için kendilerine makul bir zaman tanıdık. Ancak buna rağmen taraflar uzlaşamadı. Uzlaşı çıkmayınca, yargı kararını uygulamaktan başka seçenek kalmadı" diyerek sözlerini noktaladı.