AKÜ’de Medeni Kanun’un 100. Yılında Aile Hukuku Masaya Yatırıldı

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesinde düzenlenen “Medeni Kanun’un Kabulünün 100. Yılında Aile Hukuku Paneli”nde, Türk aile hukukunun tarihsel gelişimi, eşler arasında hukuki eşitlik, aile konutunun korunması ve yoksulluk nafakasına ilişkin güncel tartışmalar ele alındı.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla aile hukukuna ilişkin önemli başlıkların değerlendirildiği bir panele ev sahipliği yaptı. Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, aile hukukunun geçmişten günümüze geçirdiği değişim ve güncel hukuki meseleler değerlendirildi.

Panele, AKÜ Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hasibe Sena Akkışla ile Afyonkarahisar Barosu avukatlarından Nesrin Çelikbilek konuşmacı olarak katıldı.

RSP Teknik Koleji’nde 3 Bin 509 Kitaplık Eğitim Hamlesi
RSP Teknik Koleji’nde 3 Bin 509 Kitaplık Eğitim Hamlesi
İçeriği Görüntüle

Türk aile hukukunun 100 yıllık dönüşümü anlatıldı

Panelde “1926’dan 2026’ya Türk Aile Hukuku” başlıklı sunum yapan Dr. Öğr. Üyesi Hasibe Sena Akkışla, Türk aile hukukunun tarihsel gelişimini ve medeni kanunla birlikte yaşanan değişimleri değerlendirdi.

Türklerde aile ve miras hukukunun tarihsel temellerinden Osmanlı dönemindeki aile yapısına, 1917 tarihli Hukuk-ı Aile Kararnamesi’nden 1926 tarihli Türk Kanunu Medenîsi’ne uzanan süreci ele alan Akkışla, 1926’da kabul edilen kanunun kendi dönemi açısından önemli bir hukuki reform niteliği taşıdığını belirtti. Bununla birlikte, söz konusu düzenlemenin eşler arasında günümüzdeki anlamıyla tam bir hukuki eşitlik sağlamadığını ifade etti.

2002’deki Medeni Kanun değişikliklerine dikkat çekildi

Akkışla, 2002 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda önemli değişiklikler yapıldığını vurguladı. Yeni düzenlemelerle evlilik birliğinde eşitlik ve ortak sorumluluk anlayışının güçlendirildiğini kaydetti.

Edinilmiş mallara katılma rejiminin yasal mal rejimi olarak kabul edilmesinin, evlilik süresince edinilen ekonomik değerlerin paylaşımında eşlerin katkılarının dikkate alınması açısından önem taşıdığını belirten Akkışla, aile konutunun korunmasına yönelik hükümlerin de öne çıkan düzenlemeler arasında bulunduğunu dile getirdi.

Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi kapsamında, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunun devredilememesi veya konut üzerindeki hakların sınırlandırılamamasına ilişkin koruma mekanizmasına dikkat çekildi.

Aile hukukunun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akkışla, ailenin korunmasının eşlerin eşitliği, bireysel özerklik, kişilik hakları ve çocuğun üstün yararının birlikte gözetildiği bir hukuki çerçevede ele alınması gerektiğini ifade etti.

Aile konutu ve yoksulluk nafakası değerlendirildi

Panelin diğer konuşmacısı Afyonkarahisar Barosu avukatlarından Nesrin Çelikbilek ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde aile konutu ve boşanma sonrasında gündeme gelen yoksulluk nafakası konularını ele aldı.

Çelikbilek, aile konutunun korunmasına yönelik hukuki düzenlemeler hakkında bilgi verirken yoksulluk nafakasının boşanma sonrasındaki işlevini de değerlendirdi.

Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının süresiz olarak hükmedilmesine ilişkin ibareye yönelik iptal kararına da değinen Çelikbilek, kararın hukuki sonuçları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılması beklenen düzenlemeler hakkında görüşlerini paylaştı.

Panel, katılımcıların sorularının yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.