Hülya Sineması'nın İzlerini Taşıyan Efsane Bina Tarihe Karışıyor
Kent merkezinde bir dönemin sosyal yaşamına yön veren, 1980’li yıllarda binlerce vatandaşı beyaz perdenin büyüsüyle buluşturan efsanevi Hülya Sineması binası, daha sonraki yıllarda büründüğü otel kimliklerinin ardından, alınan resmi yıkım kararıyla birlikte tarihe karışıyor.
Şehrin en hareketli lokasyonlarından birinde yer alan ve yılların yorgunluğunu bünyesinde barındıran yapının ortadan kaldırılmasıyla birlikte, bölgede kent merkezindeki kronikleşen sirkülasyon problemlerine neşter vuracak vizyoner bir imar projesinin hayata geçirileceği bildirildi.

Yeşilçam Kuyruklarından Otel Konforuna Uzanan Mimari Serüven
Afyonkarahisar'ın yakın dönem sosyal tarihine tanıklık eden yapının serüveni, zengin bir kurumsal hafızayı da beraberinde barındırıyor. Geçmişte Yeşilçam sinemasının en popüler vizyon filmlerine, sanatsal gösterimlere ve kitlesel kültürel buluşmalara ev sahipliği yapan Hülya Sineması, kentsel dönüşüm ve talepler doğrultusunda zaman içerisinde kabuk değiştirmişti.

Sinema fonksiyonunun tamamlanmasının ardından konaklama sektörüne kazandırılan bina, uzun yıllar boyunca önce Grand Özer Otel, son dönemde ise Çakmak Otel unvanlarıyla yerli ve yabancı binlerce turisti, iş insanını ve misafiri ağırlayan stratejik bir merkez olarak hizmet vermeyi sürdürmüştü. Ancak yetkili teknik heyetlerce gerçekleştirilen yapı stoğu incelemeleri ve mühendislik analizleri neticesinde, binanın mevcut statik haliyle kullanılmasının can ve mal güvenliği açısından uygun olmadığı, teknik ömrünü tamamladığı saptandı.
Yıkım çalışmalarının iş makineleri eşliğinde güvenli bir şemada start aldığı alanda, Afyonkarahisar'ın modern şehircilik ihtiyaçlarına doğrudan cevap üretecek yeni bir kompleks yükselecek. Edinilen imar ve lojistik bilgilere göre, ortadan kaldırılan otel yapısının yerine yaklaşık 250 araç depolama kapasitesine sahip modern bir çok katlı otopark projesi inşa edilecek.

Yıkım sahasını takip eden Afyonkarahisar halkı ise bu gelişmeyi sadece bir betonarme yapının ortadan kalkması olarak değil, kendi çocukluk, gençlik ve aile anılarının bir parçasının eksilmesi olarak yorumluyor. Bir zamanlar kapısında metrelerce sinema kuyruklarının oluştuğu, kent kültürünün kalbi sayılan yapının yerini modern bir projeye bırakması rasyonel bir gereklilik olarak kabul edilse de, yarattığı manevi burukluk kent sakinlerinin duygusal yaklaşımlarına yansıyor. Yapının yıkım süreçlerinin tamamlanmasının ardından, bakanlık ve belediye onaylı yeni projenin temel atma takviminin ilan edileceği kaydedildi.

Next




