İnanç turizminin ve Mevlevi kültürünün Türkiye’deki en önemli merkezlerinden biri olan Afyonkarahisar, asırlardır korunan manevi bir mirası daha büyük bir katılımla geleceğe taşımaya devam ediyor. Hazreti Mevlânâ’nın 7. kuşak torunu ve büyük mutasavvıf Sultan Dîvânî Hazretleri’nin mülki idare sınırlarında başlattığı yaklaşık 500 yıllık köklü gelenek, Afyonkarahisar Belediyesi’nin organizasyonunda Zafer Meydanı’nda düzenlenen geniş kapsamlı bir programla yeniden hayat buldu.
Halkın ve il protokolünün yoğun bir sirkülasyon oluşturduğu anma ve aşure dağıtım merasimi, kentsel kimliğin manevi temellerini ve toplumsal dayanışma şemalarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Mehteran Takımı ve Sema Mukabelesi ile Tarihi Yolculuk
Meydandaki kültürel buluşmanın ilk safhalarında, kulakların pasını silen coşkulu bir mehteran takımı gösterisi icra edildi. Vatandaşlara tarihi ve manevi hazlar yaşatan bu askeri müzik dinletisinin ardından, tasavvuf ritüellerinin en nadide parçası olan sema mukabelesine geçildi.

Semazenlerin dualar, ney sesleri ve zikirler eşliğinde gerçekleştirdiği estetik sema gösterisi, meydanı dolduran binlerce izleyiciye huzur dolu anlar sunarken, kentin asırlık Mevlevi kimliğini de bir kez daha hafızalarda tazeledi. Programa; Vali Yardımcısı ve Belediye Başkan Vekili Celil Ateşoğlu, Belediye Başkan Vekili Bülent Eser, İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, İl Müftü Yardımcısı Sinan Cansever, AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katılım sağladı.


Belediye Başkan Vekili Eser: "Farklılıklarımız Bizim Zenginliğimizdir"
Kürsü konuşmalarında geleneğin kurumsal boyutu ve tarihsel kökleri aktarıldı. Belediye Başkan Vekili Bülent Eser, Afyonkarahisar'ın yarım asra yaklaşan bu benzersiz kültürünü yaşatıyor olmaktan ve vatandaşlarla aynı safta buluşmaktan büyük bir kıvanç duyduğunu dile getirdi. Sultan Dîvânî’nin açtığı bu yolda, dualarla örülen hatimli aşure geleneğinin sürdürülmesinde belediyenin öncü rol üstlendiğini belirten Eser; bu mirasın bugüne taşınmasında emeği geçen tüm geçmiş büyüklere, idari kadrolara ve maddi-manevi desteklerini esirgemeyen hayırsever Afyonkarahisar halkına şükranlarını sundu.
Aşure kültürünün temel harcında birlik, beraberlik ve paylaşma felsefesinin yer aldığını vurgulayan Eser, farklı malzemelerin tek bir kazanda muazzam bir lezzete dönüşmesi gibi toplumsal çeşitliliklerin de bir arada çok daha güçlü ve zengin bir bütün oluşturduğunu ifade etti.


Vali Yardımcısı Ateşoğlu: "Kerbela’nın Matemini ve Aşurenin Özünü Kavrıyoruz"
Merasimde söz alan Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu ise ilk defa katıldığı bu asırlık organizasyona dair derin duygu ve düşüncelerini paylaştı. Sultan Dîvânî Hazretleri’nin başlattığı ritüelin ilk olarak Mevlevi Dergâhı ve cami ekseninde manevi programlarla başladığını hatırlatan Ateşoğlu, meydanda ise kırk ayrı kazanda dualarla kaynatılan şifalı aşurelerin paylaşım safhasına geçildiğini aktardı.
İçinde bulunulan Muharrem ayının İslam tarihi açısından taşıdığı derin anlama dikkat çeken Vali Yardımcısı Ateşoğlu, yıllar önce bugün Hz. Peygamber’in aziz torunlarının da aralarında bulunduğu Müslüman bir topluluğun Kerbela’da şehit edildiğini hatırlattı. Bu anma toplantılarının Kerbela’daki o büyük acıyı idrak etmek ve aşurenin özündeki birleştirici ruhu kavramak adına yapıldığını belirten Ateşoğlu, şehitlerin anısını yaşatmak adına meydandaki sıcak havaya aldırmadan saf tutan tüm Afyonkarahisarlılara teşekkürlerini iletti. İl Müftülüğü kurmaylarının rehberliğinde yapılan toplu duaların ardından, kırk dev kazanda hazırlanan şifalı aşureler protokol üyeleri tarafından meydandaki binlerce vatandaşa ikram edilerek program tamamlandı.

Next




