Reklamı Geç
Reklamı Geç
Reklam

TELEFERİĞE DEĞİL 140 BİN YOLCU GARANTİSİNE KARŞIYIZ

Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan basın açıklaması yaptı.

TELEFERİĞE DEĞİL 140 BİN YOLCU GARANTİSİNE KARŞIYIZ

Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan basın açıklaması yaptı.

TELEFERİĞE DEĞİL 140 BİN YOLCU GARANTİSİNE KARŞIYIZ
17 Şubat 2020 - 13:46

Kıymetli basın mensupları, çok kıymetli dava kardeşlerim hepinizi, hürmetle selamlıyorum, Esselamü Aleyküm. Yeni haftanın ülkemize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum.Gündemimizdeki konulara geçmeden önce birkaç hususu belirtmek istiyorum.Saadet partisi olarak bizim amacımız, ülkemizde ve tüm dünyada iyinin, doğrunun, faydalının ve güzelin yapılmasını sağlamaktır.Hakkın hakimiyeti, adaletin tesisi içindir, çalışmalarımız.Bu sebeple yaptığımız eleştirileri, muhalefet etmiş olmak için yapmayız.Bir yanlışı, bir hatayı düzeltmek için yaparız.İktidarın yaptığı ve yapacağını vadettiği güzel hizmetlerden asla rahatsız olmayız, hatta memnun oluruz.Kıskançlık duygusuna asla kapılmayız, tebrik ederiz, teşekkür ederiz.Bir yanlış gördüğümüzde Peygamber efendimizin  bir hadisinde belirttiği gibi, “bir zulüm ile karşılaştığınızda elinizle düzeltin, buna gücünüz yetmezse dilinizle düzeltin, buna da gücünüz yetmezse kalbinizle buğz edin” prensibiyle bunun yanlış olduğunu belirtiriz.Bu minval üzere, geçen hafta yaptığımız basın açıklamasında, “kaleye yapılacak olan teleferiğe karşı olmadığımızı ancak, verilen müşteri  garantisinin yanlış olduğunu belirtmiştik.Yıllık 140 bin müşteri garantisi. Bu rakamın çok fazla olduğunu bir kere daha ifade etmek istiyorum.Belki ilk yıl bu rakam tutabilir, ama sonraki 24 yıl cebimizden para ödemek zorunda kalırız. Yazık, günah, yol yakınken vazgeçin.Prensip olarak bu yolcu, müşteri garantili işlerden vazgeçin.Bu işlerden hep biz zararlı çıkıyoruz” demiştik.Buna bir örnek olarak ta Zafer Havalimanı’nı göstermiştik.Bu haber basında geniş yer aldı. Kütahya-Afyon-Uşak illerini kapsayan, 2 milyon kapasiteli, bölgesel bir havalimanı yapılmasına karar verildi.
Türkiye'nin, ilk bölgesel havalimanı olarak tanıtılan projenin yatırım bedeli, 50 milyon euro olarak açıklanmıştı.Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin çalışmasına göre, 29 yıl 11 aylık işletme süresinde Hazine, Zafer Havalimanı için şirkete 205 milyon 281 bin 118 euro garanti bedeli ödeyecek.Yapımı 50 milyon Euro, garanti bedeli 205 milyon Euro. Garanti bedeline verilecek para ile, 4 tane Zafer Havalimanı yapılabiliyor.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, 2018’de Kütahya'daki Zafer Havalimanı'nda 'garantili yolcu sayısına ulaşılamadığını' ve bunun için de devletin şirkete 5 yılda (2012-2017 dönemi), toplam 26 milyon 691 bin 626 euro ödediğini açıklamıştı.2019'da 1 milyon 232 bin yolcu garantisi verilen havalimanının hizmet verdiği yolcu sayısı 82 binde kaldı.2020’de ise verilen yolcu garantisi, 1 milyon 279 bin 352.Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) verilerine göre, Ocak 2020’de hizmet verilen yolcu sayısı 5 bin 656 oldu.Bu gidişle, bu yıl müşteri sayısı da 70 bin civarında kalacak.1 milyon 200 bin, binmeyen yolcu parasını cebimizden ödeyeceğiz. Teleferikte de aynı durum bizi bekliyor. Allah sonumuzu hayretsin. Biz bu uyarılarımızı bir kardeşlik vazifesi olarak, inancımız gereği yapıyoruz.Sayın belediye başkanına düşman olduğumuz için değil. O’nu sevmediğimiz için de değil. Biz kişilere değil, yanlış olan icraat ve düşüncelere karşıyız.Biz her zaman sevgi ve kardeşlik diyoruz.Sayın valimizin belirlemiş olduğu ‘Sevgi Yılı’ projesini önemsiyor ve destekliyoruz.Özellikle siyasiler arasında olan gerilimin, mutlaka düşürülmesi gerektiğine söylüyoruz.Bu bağlamda siyasi parti liderlerinin bir araya gelebilmelerinin çok önemsiyoruz.Bu konuda sorumluluğun daha çok iktidarda olduğunu da hatırlatıyoruz.Biz her zaman, siyasi partileri, bir birinin düşmanı değil, sadece rakrakibi olduğunu belirtiyoruz.Farklı düşüncelere sahip olmamız, düşman olmamızı gerektirmez.Gündemimizin bir diğer maddesi sözde kadına şiddeti önleme ile ilgili.İmzalanan İstanbul Sözleşmesi ve çıkartılan 6284 sayılı kanunun ardından, kadına şiddet olaylarının her yıl artış gösterdiği gibi, kadın cinayetleri de 5 kat arttı.
Türkiye Aile Meclisi’nin açıkladığı istatistiklere göre;
2015 yılında, 269 bin 159,
2016 yılında 318 bin 363,
2017 yılında 410 bin 934,
2018 yılında 516 bin 132,
2019 yılında ise 553 bin 463 olmak üzere, toplamda yaklaşık 2 milyon baba,  kadının beyanı esas alınarak evinden uzaklaştırıldı.Şimdi erkeği evden uzaklaştırınca kadını korumuş mu oluyoruz? Yoksa tehlikelere karşı daha açık hale mi getiriyoruz? Bu yapılan aileyi yok etmekten başka ne işe yarar? Bu kanunlar, aileyi ayakta tutmak için değil, yok etmek için planlanmış kanunlardır.Kadına şiddeti önlemek gibi kulağa hoş gelen süslü lafların arkasındaki amaç, aile yapımızı bozmak ve yok etmektir.Eğer maksadınız aileyi ve kadını korumaksa, erken yaşta evlenen ve mutlu olan insanlara neden ceza veriyorsunuz?Erken yaşta evlendiği için, haklarında kamu davası açılan ve yıllar sonra cinsel istismar suçundan hapse atılan 8 bine yakın kişi ceza evinde.Kocalarını bekleyen kadınları her türlü tehlikeden kim koruyacak?Söz konusu durum ailelerin dağılmasına, çocukların psikolojisinin bozulmasına ve sayısız mağduriyete sebep oluyor. Ayrıca İstanbul Sözleşmesine göre erken yaşta evlenmek suç, ancak erken yaşta cinsel ilişkide bulunmak suç değil.Sadece bu bile, bu sözleşmenin ne amaçla hazırlandığının apaçık göstergesidir.Buradan bütün yetkililere sesleniyoruz, İstanbul Sözleşmesi’ni ve 6284 sayılı kanunu derhal iptal edin. Son olarak dış politika ile bitirmek istiyorum.   Beşşar Esad güçlerinin İdlib'de Mehmetçiğe yönelik saldırısını lanetliyoruz.Bu alandaki gelişmelerin endişe verici olduğunu, gerginliğin müzakere ve diyalogla çözülmesi gerektiğini bir kez daha belirtmek istiyoruz.Soçi ve Astana yok demek ister istemez savaşa sürüklenmek anlamına gelebilir. Türkiye’nin Suriye ile savaşa girmesini arzu eden çevrelerin taktiklerine dikkat etmek gerekir. Bizi beklemediğimiz yerden vurabilirler. ABD’nin bölgede oynadığı oyunu tam olarak idrak etmezsek, aldatıcı politikaları bizi yanlış politikalar uygulamaya teşvik eder.ABD’nin amacı ‘Büyük Ortadoğu Projesi’dir. Bu ABD’nin vazgeçilmez politikasıdır. ABD’ye hiçbir zaman güvenilmez.”Bazen bizim askerlerimize saldırı oluyor. Bazen de bizden oluyor. Merak ediyorum biz veya birileri bu saldırının kimler tarafından yapıldığını biliyor mu? ABD’nin kışkırtması da olabilir.Bu hükümet yanlış yaptığı zaman uyarırız. Aldıkları doğru kararlarda yanlarında olduk ama Allah rızası için, lütfen bir daha düşünün.Gaza gelip yanlış kararlar almayalım. Suriye'yi vurmak yok etmek bize fayda sağlamaz. Suriye konusunda en büyük kazancı, israilin sağladığını göz önünde tutalım.Bölgede akacak olan kan sadece israili memnun edecektir.Bu düşüncelerle hepinize teşekkür ediyor, hayırlı günler diliyorum.
Saadet Partisi Merkez İlçe Başkanı Orhan Arslan.

 
 

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Mehmet tunç
    1 ay önce
    Devletin amacı kar etmek değildir. Halka hizmet etmektir. Bu nedenle 3. Köprü olsun osman gazi köprüsü olsun bu yapilan havalimanları olsun halka hizmet için yapılır devlet kar etsin diye değil. Evet afyona havalimanı yapmak karlı bir iş değil ama vatandaş için gerekli. Ve bu işin işletmesi herhangi bir firma tarafından yapılır ve devlet arkasında durirki hizmet devam edebilsin. Teleferik harika bir fikir. Bunun yapılması şart. Ve çok yüksek maliyetleri olduğundan devlet eliyle yapılması gereksizdir. Yapan firmaya da yaptığı yatırımın tutarı ile orantılı zarar etmemesi yönünde garantiler verilebilir. Bence yapılan hizmete odaklanılması, sonrasın da yapilan isin takip edilmesi varsa usulsuzluk o zaman otiraz ve elestiri yapilmasi daha uygun olur diye dusunuyorum.
  • Nurettin
    1 ay önce
    PKK'nın safında Durana inanmayiz..feto de dinî kullandı...
  • Atakan
    1 ay önce
    Ya bu adam boş boş konuşuyor. Biri sustursun Temel in çocukları
  • Afyonlu
    1 ay önce
    Adam haklı konuşuyor yarına garantimiz varmı lütfen bu gibi memleket meseleletnde 2 defa düşünelim bu ülke hepimizin
Reklamı Geç
Reklamı Geç