AFAD verilerine göre bugün Türkiye ve yakın çevresinde çok sayıda küçük ölçekli sarsıntı kaydedildi; en dikkat çeken Türkiye içindeki depremler arasında Baskil-Elazığ’da 3,0, Sındırgı-Balıkesir’de 2,1, Simav-Kütahya’da 2,1, Dalaman-Muğla’da 2,2 ve Ege Denizi’nde Çanakkale açıklarında 1,9 büyüklüğündeki depremler yer aldı.
2 günde 185 depremin ardından uzmanlardan kritik açıklama: Marmara’daki sarsıntıların nedeni belli oldu
Marmara Denizi’nde 18-20 Ağustos tarihleri arasında meydana gelen 185 deprem, uzmanlar tarafından mercek altına alındı. Yapılan sismolojik incelemede sarsıntıların doğrudan Adalar Fayı üzerinde değil, Adalar Fayı’nın kolları üzerinde gelişen bir sismik aktiviteden kaynaklandığı belirlendi. Uzmanlar, hareketliliğin “deprem fırtınası” niteliğinde olduğunu belirtirken, bu sarsıntıların ardından büyük bir deprem meydana geleceği yönünde kesin bir bilimsel değerlendirme yapılamayacağını vurguladı.
Marmara’da 2 günde 185 deprem
Marmara Denizi’nde ağustos ayında yaşanan deprem hareketliliği, bölgedeki deprem riskini bir kez daha gündeme taşıdı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından yapılan çalışmada, 18-20 Ağustos tarihleri arasında Marmara Denizi’nde meydana gelen 185 deprem incelendi.
En küçüğü 1,4, en büyüğü ise 3,2 büyüklüğündeki sarsıntılar üzerinde sismolojik analiz gerçekleştirildi. Yapay zeka destekli çalışmada depremlerin konumları yeniden değerlendirilerek sismik hareketliliğin hangi faylarla ilişkili olduğu araştırıldı.
Depremler doğrudan Adalar Fayı üzerinde değil
Çalışmayı yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirtti.
Sözbilir'e göre 18-20 Ağustos tarihleri arasında meydana gelen depremler doğrudan Adalar Fayı üzerinde gerçekleşmedi. Sarsıntıların Adalar Fayı'nın kolları üzerinde gelişen bir sismik aktivitenin sonucu olduğu değerlendirildi.
Uzmanlar, birkaç gün içerisinde yoğunlaşan bu hareketliliğin “deprem fırtınası” olarak nitelendirilebileceğini ifade etti.
“Ardından büyük deprem olacak diyemeyiz”
Marmara’daki sarsıntıların ardından kamuoyunda oluşan “büyük depremin öncüsü mü?” sorusuna da yanıt veren Prof. Dr. Hasan Sözbilir, mevcut verilerle böyle kesin bir değerlendirme yapılamayacağını belirtti.
Sözbilir, bu tür deprem kümelenmelerinin Marmara Bölgesi'nde geçmişten bu yana görülen sismik hareketliliğin parçalarından biri olduğunu vurguladı.
Uzmanlara göre meydana gelen küçük depremler tek başına “büyük deprem geliyor” şeklinde yorumlanamaz. Bununla birlikte Marmara’daki aktif fayların gelecekte deprem üretme potansiyeli bulunduğu ve bazı segmentlerde stres birikiminin devam ettiği biliniyor.
“Öncü deprem olduğuna dair bilimsel sonuç yok”
Çalışmada yer alan Araştırma Görevlisi Dr. Can Eytemiz de 18-20 Ağustos arasındaki deprem fırtınasının bilimsel yazılımlarla yeniden analiz edildiğini belirtti.
Eytemiz, yapılan değerlendirmede sarsıntıların kilitli segment üzerinde gerçekleşmediğini ifade etti. Depremlerin kilitli zona yakınlığı nedeniyle bölgenin detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini belirten Eytemiz, mevcut büyüklükteki sarsıntıların önemli bir tetikleme gücüne sahip olmasının beklenmediğini söyledi.
Eytemiz ayrıca söz konusu hareketliliğin “öncü deprem” olduğuna ilişkin bilimsel açıdan tutarlı bir sonuca ulaşılamadığını vurguladı.
Marmara’daki faylar neden önemli?
Marmara Denizi'nin altında bulunan aktif fay sistemleri, özellikle İstanbul ve çevresindeki deprem riski nedeniyle bilim insanları tarafından uzun süredir yakından takip ediliyor.
1999 Marmara Depremi sonrasında bölgedeki fay segmentlerinin davranışı konusunda çok sayıda bilimsel çalışma gerçekleştirildi. Özellikle Adalar Fayı ve Kumburgaz Segmenti, Marmara'nın deprem tehlikesi açısından en fazla araştırılan bölgeleri arasında bulunuyor.
Uzmanlar, küçük depremlerin meydana gelmesinin tek başına büyük bir depremin zamanını veya büyüklüğünü öngörmeye yetmeyeceğini, deprem konusunda kesin tarih veren açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye’de bugün deprem oldu mu? İşte son depremler
Marmara’daki deprem tartışmaları devam ederken, 30 Ağustos 2026 Pazar günü Türkiye'nin farklı bölgelerinde de çok sayıda küçük ve orta büyüklükte deprem kaydedildi.
AFAD’ın son depremler listesinde yer alan verilere göre günün dikkat çeken sarsıntıları şöyle:
-
Baskil (Elazığ): 3,0 büyüklüğünde deprem
-
Sındırgı (Balıkesir): 2,1 büyüklüğünde deprem
-
Simav (Kütahya): 2,1 büyüklüğünde deprem
-
Dalaman (Muğla): 2,2 büyüklüğünde deprem
-
Datça açıkları (Muğla): 2,3 büyüklüğünde deprem
-
Kaş açıkları (Antalya): 2,3 büyüklüğünde deprem
-
Pınarbaşı (Kayseri): 2,0 büyüklüğünde deprem
-
Yunusemre (Manisa): 2,0 büyüklüğünde deprem
-
Marmara Denizi, Çınarcık açıkları: 1,7 büyüklüğünde deprem
-
Ege Denizi, Gelibolu açıkları: 1,6 büyüklüğünde deprem
AFAD kayıtlarına göre 30 Ağustos sabah saatlerinde Türkiye'nin farklı noktalarında peş peşe küçük ölçekli sarsıntılar meydana geldi.
Elazığ’da 3 büyüklüğünde deprem
Günün dikkat çeken depremlerinden biri Elazığ'ın Baskil ilçesinde meydana geldi.
AFAD verilerine göre saat 11.58'de kaydedilen depremin büyüklüğü 3,0, derinliği ise yaklaşık 13,5 kilometre olarak ölçüldü.
Marmara’da da sarsıntılar kaydedildi
AFAD verilerinde Marmara Denizi'nde de çeşitli küçük ölçekli depremler yer aldı.
Saat 06.46'da Marmara Denizi'nde, Çınarcık (Yalova) açıklarında 1,7 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Ayrıca Malkara (Tekirdağ) yakınlarında da 1,4 büyüklüğünde bir sarsıntı meydana geldi.
Bu sarsıntıların büyüklüklerinin düşük olduğu ve tek başına Marmara'da büyük bir deprem yaşanacağı şeklinde yorumlanamayacağı belirtiliyor.
Deprem fırtınası ne anlama geliyor?
“Deprem fırtınası”, belirli bir bölgede kısa zaman içerisinde normalden daha fazla sayıda depremin meydana gelmesi durumunu ifade ediyor.
Ancak deprem fırtınasının ardından mutlaka büyük bir deprem meydana geleceği anlamına gelmiyor. Uzmanların vurguladığı gibi, deprem dizilerinin gelecekte nasıl gelişeceğini önceden kesin biçimde söylemek mümkün değil.
Bu nedenle Marmara'daki 185 depremin ardından “büyük deprem kesin geliyor” şeklindeki yorumların bilimsel bir dayanağı bulunmuyor.
Uzmanlardan kritik uyarı
Bilim insanları, Marmara Bölgesi'nin deprem tehlikesinin küçük depremlerden bağımsız olarak ciddiyetini koruduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre asıl önemli konu, belirli bir deprem dizisini “öncü deprem” olarak yorumlamak yerine Marmara’daki aktif fayların oluşturduğu deprem riskine karşı hazırlıklı olmak.
Deprem konusunda en güvenilir bilgilerin AFAD ve Kandilli Rasathanesi gibi resmi ve bilimsel kurumlardan takip edilmesi öneriliyor. AFAD’ın güncel son deprem listesinde Türkiye’de meydana gelen son 100 deprem yayımlanıyor.
Sonuç
Marmara Denizi'nde iki gün içerisinde meydana gelen 185 deprem, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden gündeme getirdi. Yapılan bilimsel incelemede depremlerin doğrudan Adalar Fayı üzerinde değil, bu fayın kolları üzerinde meydana geldiği tespit edildi.
Uzmanlar, yaşanan hareketliliğin “deprem fırtınası” olarak değerlendirilebileceğini ancak bunun ardından kesin olarak büyük bir deprem meydana geleceği sonucunun çıkarılamayacağını belirtiyor.
Öte yandan 30 Ağustos 2026'da Türkiye'nin farklı bölgelerinde de çok sayıda küçük deprem meydana gelmeye devam ediyor. AFAD verileri güncellendikçe son depremlerin büyüklüğü, merkez üssü ve derinliği değişebiliyor.
Next






