Zafer Haftası programları nedeniyle verilen 15 günlük aranın ardından haftalık basın toplantısını düzenleyen İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, genel siyasetten kentin idari ve siyasi gündemine kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu.
Basın toplantısına Girne ve Silivri’de yaşanan gemi kazalarında hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan İYİ Parti yönetimi, KKTC’de Ulaştırma Bakanının istifa etmesini hatırlatarak şu ifadelerde bulundu:
"Deniz kazaları neticesinde kaybolan canlarımız var, hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Kıbrıs’ta hükümet denizcilikle ilgili bakanın istifasını aldı. Son 25 yıldır ülkemizde yaşanan büyük ihmal kaynaklı kazalarda ise yetkililer sorumluluk üstlenip istifa etmedi. Nüfusla ya da büyük devlet olmakla alakası yok; bu tamamen ahlak, kültür ve yönetim anlayışıdır."
"Kimi Kimden Koruyorsunuz?"
Zafer Haftası dolayısıyla Afyonkarahisar’ı ziyaret eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un programlarında uygulanan güvenlik tertibatı ve protokol krizine değinen teşkilat, Şuhut'taki Atatürk Evi önünde yaşananları aktardı:
"Sayın Kurtulmuş'un Kocatepe ve Şuhut programlarında olağanüstü bir güvenlik tertibatı uygulandı. Şuhut'ta Atatürk Evi'nin çevresi polis bariyerleriyle kapatıldı, vatandaşı ve heyetimizi içeri almadılar; hatta Şuhut Belediye Başkanını dahi içeri sokmadılar. Büyük Taarruz'un başladığı ilçede yerel idarecileri ve halkı dışarıda tutmak kabul edilemez. Sayın Meclis Başkanımız Şuhutlulardan mı korunuyor? Devlet yetkililerinin can güvenliği zaten Afyonkarahisarlılara emanettir. Afyon’un dengelerini bilmeyen Ankara protokol ekipleri yerine işi tecrübeli Afyon Valiliği personeline bırakmalıdırlar. Kimi kimden koruyorsunuz?"

Korel Otel'deki Konuşma ve DEM Parti Tepkisi
Numan Kurtulmuş’un kentteki bir otelde yaptığı konuşmayı değerlendiren İYİ Parti İl Teşkilatı, terörle mücadele ve milli birlik vurgularını şu sözlerle eleştirdi:
"Sayın Kurtulmuş konuşmasında birlik ve beraberlikten bahsediyor. Peki, 30 Ağustos ve Malazgirt Zaferi kutlamalarında DEM'liler neredeydi? Büyük Taarruz ile ilgili tek bir açıklamalarını duydunuz mu? Ortak olmayanlar kutlama da yapmaz. Biz kardeşlikten ve huzurdan yanayız ancak vatanımıza ve bayrağımıza göz dikenlerin kardeşimiz olmasını asla kabul etmiyoruz. İktidarın bu anlayışına karşın milletimiz 26 ve 30 Ağustos ruhuna sahip çıkmaya devam edecektir."
"Makamlar Değişince Söylemler Değişti"
Geçmiş yıllardaki siyasi demeçlere dikkat çekilerek yerel basına uygulanan akreditasyon sınırlamaları gündeme taşındı:
"Sayın Kurtulmuş geçmişte başka bir partinin genel başkanıyken bugünkü iktidara 'Harun gibi geldiler, Karun gibi oldular' diyordu. İktidara katılınca birlik ve beraberlik masalları anlatmaya başladı. Afyonkarahisar’a geldiğinde ise yerel basını internet, yazılı, görsel diye ayrıştırdılar. Basını dahi bölen bir anlayış 86 milyonu nasıl bir arada tutacak? Milletimiz sandık geldiğinde iradesini net bir şekilde gösterecektir."
AK Parti Milletvekillerine ve İl Başkanlığı Sürecine Eleştiriler
AK Parti milletvekilleri Ali Özkaya ve İbrahim Yurdunuseven'in açıklamaları ile AK Parti Afyonkarahisar teşkilatındaki devir-teslim sürecine değinen İYİ Parti heyeti, Cumhuriyet savcılarına çağrıda bulundu:
"Sayın Ali Özkaya'nın 2023 yılında söylediği 'PKK'ya terörist diyemeyen teröristtir, PKK ile yol yürüyenler teröristtir' sözlerine aynen katılıyoruz. Yine Sayın Özkaya geçmişte Öcalan'ın cezaevinden çıkmasının yasal olarak imkânsız olduğunu, bunu savunanların suç işleyeceğini ifade etmişti. Şimdi ise 'af değil, tahliye' diyerek kamuoyunu yanıltıyorlar. Varsa görevini yapacak bağımsız Cumhuriyet savcıları, buyursunlar bu durumun hesabını sorsunlar."

AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı görevine getirilen Özgür Kavak’a yönelik tavsiyelerde bulunan parti yönetimi açıklamayı şöyle sürdürdü:
"Yeni atanan İl Başkanı Sayın Özgür Kavak’a hayırlı olsun derken bir tavsiyede bulunmak istiyoruz. 'Keşke Yunan kazansaydı' diyen zihniyete sempati duyanlardan milletimiz hazzetmez. Sosyal medya hesaplarından Türk ordusuna ve Atatürk’e karşı duran şahıslara övgü dizmekten derhal vazgeçmelidir. Kendisine tavsiyemiz; şahsi ikballer için değil, Afyonkarahisar'ın birikmiş dağ gibi sorunlarını çözmek için gayret göstermesidir."
"İlk 12 Sırada Büyükşehirler Var, 13. Sırada Afyonkarahisar Geliyor"
Afyonkarahisar'ın nüfus oranına göre çok yüksek sayıda konkordato başvurusuyla karşılaştığını belirten açıklamada şu verilere dikkat çekildi:
"Açıklanan son verilere göre yıllık enflasyon yüzde 31,79 oldu. Peki Türkiye sıralamasında Afyonkarahisar konkordatoda kaçıncı sırada, bunu kamuoyu biliyor mu? İlimiz ne yazık ki 13. sırada yer alıyor. 750 bin nüfuslu Afyonkarahisar’da bir yıl içinde tam 93 firma konkordato almış durumda. Sıralamanın tepesine baktığımızda 20 milyonluk İstanbul’da 1457, 5 milyonluk Ankara’da 628, Bursa’da 308, İzmir’de 285 firma var. İlk 12 sıranın tamamı büyükşehir statüsündeki illerden oluşuyor; 12. sırada tekstil krizinin derinden vurduğu komşumuz Denizli 121 firma ile yer alıyor. Ancak bir Anadolu şehri olan Afyonkarahisar, tam 93 firmayla hemen arkalarından 13. sıraya oturmuş durumda. Nüfus ve ölçek kıyaslandığında sanayicimizin içinde bulunduğu durum yürekler acısıdır."
"Yüksek Faiz, Vergi ve Enerji Maliyetleri Esnafı Rekabet Edemez Hale Getirdi"
Artan girdi maliyetlerinin reel sektörü çalışamaz noktaya getirdiği vurgulanarak konkordatonun zincirleme etki yaratacağı ifade edildi:
"Yüksek faiz oranları, aşırı vergi yükleri, akaryakıt ve enerjiye gelen zamlar, işçilik ile yan malzeme giderleri Afyonkarahisar esnafını ve sanayicisini rekabet edemez hale getirdi. Neticede 93 firma kapısına konkordato yazısını asmak zorunda kaldı. Ancak mesele yalnızca bu 93 işletmeyle sınırlı değil. Bu firmalara tedarik sağlayan, lojistiğini yürüten, parça ve hammadde veren yüzlerce işletme var. Her biri ortalama 10 alt firmayı etkilese en az 930 firma daha faaliyetini sürdüremez, tahsilat yapamaz ve çarklarını döndüremez duruma gelecektir. Bu zincirleme kriz Afyonkarahisar için doğrudan yeni bir işsizlik dalgası, istihdam kaybı, sıcak nakit akışının kesilmesi ve topyekûn yoksulluk demektir."

"Orta Direk Kalmadı, Yoksulluk Sınırı 130 Bin Liraya Dayandı"
Dar gelirli kesimlerin, çalışanların ve emeklilerin geçim sıkıntısının derinleştiğini kaydeden parti yönetimi, tablonun vahametini şu sözlerle aktardı:
"Toplumun bel kemiği olan orta direk esnaf fiilen ortadan kalkmıştır. Emeklimiz, dar gelirlimiz ve ücretli çalışanlarımız perişan durumdadır. Asgari ücret artık açlık sınırının çok altına gerilemiş, yoksulluk sınırı ise 130 bin lira seviyelerine dayanmıştır. Bir haneye en az beş asgari ücret girmelidir ki o ev yoksulluk sınırının üzerine çıkabilsin; bugün bu imkâna sahip kaç hane var? Kentin ve esnafın asıl yüzleştiği bu ekonomik gerçekleri konuşmamız ve acil çözümler üretmemiz gerekmektedir."
"Salar Belediyesi Yunanistan Sınırlarında mı?"
Güzergâhın birden fazla yerleşim yeri tarafından ana arter gibi kullanıldığını vurgulayan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Konya yolundan döndüğünüz zaman Karaaslan, Nuribey, Salar beldesi ve Şuhut yoluna bağlanan toplam 3,5 kilometrelik kritik bir bağlantı yolu var. Burayı Salar, Karaaslan ve Nuribey sakinleri kullandığı gibi, vatandaşlar Şuhut'a kestirme geçiş güzergâhı olarak da sıklıkla tercih ediyor. Geçtiğimiz yıl yatırım programına dahil edilen bu yol, 'belediye sınırları içerisinde kalıyor' gerekçesiyle bu yıl aniden programdan çıkarıldı. Salar Belediyesi başka bir ülkenin sınırlarında mı yer alıyor da bu hizmetten mahrum bırakılıyor?"
"İl Özel İdaresi Sorumluluktan Kaçamaz"
Yolun mevcut fiziki tahribatına ve İl Özel İdaresi'nin yetki devri girişimlerine tepki gösterilen açıklamada bakım çalışmalarının gecikmeksizin başlatılması gerektiği belirtildi:
"Söz konusu hat doğrudan İl Özel İdaresi'nin sorumluluk alanındadır. Yolun zemini çukurlarla dolarak âdeta kullanılmaz hâle gelmiştir. Şehrin hemen yanı başında yer alan ve birden fazla yerleşim yerine hizmet veren böylesi işlek bir güzergâh için kasaba belediyesine 'Burası sizin sınırınızda, protokol yapıp devredelim, siz yapın' demek kabul edilemez bir yaklaşımdır."
"Siyasi Tercihler Hizmete Engel Olmamalı"
Kararın siyasi gerekçelerle alındığı savunulan basın açıklamasında, bölgede yaşayan tüm vatandaşların mağdur edildiği kaydedilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu:
"Sırf yerel seçimlerde farklı bir parti kazandı diye bir kasabaya ve o güzergâhı kullanan çevre köylere bu mağduriyet yaşatılamaz. O yoldan iktidar partisine mensup Nuribey kasabasındaki vatandaş da geçiyor, genel seçimlerde iktidara oy vermiş Şuhutlu hemşehrimiz de yararlanıyor. Uzak dağ köylerinin yolları yapılırken, il merkezinin hemen bitişiğindeki bu kritik hattın kaderine terk edilmesi çifte standarttır. Yetkililer mazeret üretmeyi bırakıp bu 3,5 kilometrelik yolu derhal tamamlamalıdır."

19 Eylül Aksaray Bayrak Mitingi’ne Davet
Basın toplantısı, partinin 19 Eylül’de düzenleyeceği miting duyurusu ile tamamlandı:
"Şimdi 19 Eylül'de de cumartesi günü, Allah nasip kısmet ederse Aksaray ilimizde bayrağımızı kaldıracağız Türk bayrağımızı. Tüm Afyonkarahisarlı hemşerilerimizi Aksaray'da yapacağımız Bayrak Mitingi'ne davet ediyoruz. 19 Eylül Cumartesi günü parti il binamızın önünden muhtemelen saat 10.00 gibi arabalarımız kaldırılacaktır. Balıkesir'e gittiğimiz gibi, Ankara'ya gittiğimiz gibi, Mersin'e gittiğimiz gibi gümbür gümbür diğer programlara katıldığımız gibi hem dava arkadaşlarımızı hem Afyonkarahisarlı derdi vatan ve millet, bayrak olan hemşerilerimizi ellerinde Türk bayrağıyla mitingimize davet ediyoruz. Otobüslerimiz ücretsiz ve yeme içme parti teşkilatımız tarafından karşılanmaktadır. Herkesin başımızın üstünde yeri var. İnşallah dostlarımıza güven, düşmana, Türk düşmanlarına korku veren bir mitingi de Aksaray'da gerçekleştireceğiz."
Next





