Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinde bir ilkokulda görev yapan, yıllardır özveriyle öğrencilerini yetiştiren ve mesleki çalışmalarıyla takdir topladığı belirtilen, ilçe halkı tarafından sevilen bir öğretmen, bir öğrenci velisinin asılsız şiddet iddiasıyla yaptığı şikâyet üzerine adli sürece konu oldu. Yaşanan olayın ardından öğretmenin maruz kaldığı işlemler, Türk Eğitim-Sen Afyonkarahisar Şubesi tarafından tepkiyle karşılandı.

MHP Afyon Teşkilatı Ankara’da Buluştu!
MHP Afyon Teşkilatı Ankara’da Buluştu!
İçeriği Görüntüle

Olayın ilk anından itibaren Türk Eğitim-Sen Çay İlçe Temsilciliğinin süreci takip ettiğini belirten Şube Başkanı Muhtar Demirci, kendilerine bilgi ulaşmasının ardından şube yönetimiyle birlikte Çay ilçesine giderek sorunun çözümü için girişimlerde bulunduklarını ifade etti.

“Bir İddia, Yılların Emeğini Ve İtibarını Gölgelememelidir”

Edindikleri bilgilere göre öğretmen hakkında somut bir delil ortaya konulmadığını ve darp edildiği ileri sürülen öğrencide herhangi bir darp izinin bulunmadığının ve sınıfta bulunan öğrenciler tarafından da bu durumun belirtildiğini ifade eden Demirci, buna rağmen öğretmenin yaklaşık altı saat gözaltında tutulmasının ve yaşanan sürecin kendilerini derinden üzdüğünü dile getirdi.

Öğretmenlerin mesleki onurunun ve toplumsal itibarının korunması gerektiğine dikkat çeken Demirci, şu soruları yöneltti: “Çay ilçemizde görev yapan bir rehber öğretmen eşliğinde ifade alınması neden engellendi? Gece saatlerinde Sultandağı ilçesinden öğretmen getirilmesi neden gerekti? Şikâyetçi velinin güvenlik personeli olmasının, sürecin bu noktaya gelmesinde herhangi bir etkisi oldu mu? Öğretmenimizin sağlık raporu için polis nezaretinde ve polis aracıyla hastaneye götürülüp getirilmesi neden gerekli görüldü? Hukuki süreçler elbette işletilmelidir ancak bu süreçlerde ölçülülük, insan onuru ve mesleki saygınlık da gözetilmelidir.”

“Öğretmenimiz Sağlık Sorunlarına Rağmen Öğrencilerini Yalnız Bırakmadı”

Yaşananların daha da üzücü bir boyutunun bulunduğunu belirten Demirci, öğretmenin sağlık sorunlarına rağmen tedavisini yaptırdığını, serum aldıktan sonra dahi istirahat etmek yerine öğrencilerini yalnız bırakmamak için görevine devam ettiğini ifade etti.

Demirci, “Mesleğini yalnızca bir görev olarak değil, bir gönül meselesi olarak gören; sağlığıyla ilgili sıkıntılar yaşarken bile öğrencilerini düşünen bir eğitimcinin böylesine ağır bir süreçle karşı karşıya kalması hepimizin vicdanını yaralamıştır. Yılların emeğiyle kazanılan itibarı zedelemek kolay, yeniden inşa etmek ise son derece zordur.” ifadelerini kullandı.

“Masumiyet Karinesi Ve Öğretmenin Onuru Göz Ardı Edilmemelidir”

Her türlü şikâyetin ve iddianın hukuk çerçevesinde titizlikle araştırılması gerektiğini vurgulayan Demirci, bununla birlikte masumiyet karinesinin ve insan onurunun korunmasının vazgeçilmez olduğunu belirtti. Hiçbir öğretmenin yalnızca bir iddia üzerinden peşinen suçlu ilan edilmesini ve kamuoyu önünde itibarsızlaştırılmasını kabul etmediklerini dile getiren Demirci, eğitim çalışanlarının mesleki saygınlığını zedeleyen uygulamalara karşı kararlı bir duruş sergileyeceklerini ifade etti.

Destek Verenlere Teşekkür

Demirci, yaşanan süreçte öğretmene destek veren Afyonkarahisar İl Millî Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak’a, Çay İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Akif Türk’e, Çay Belediye Başkanına ve olayın yaşandığı bölgeye gelerek öğretmeni ve sendika temsilcilerini yalnız bırakmayan eğitim çalışanlarına teşekkür etti.

Öğretmenlerin zor zamanlarında dayanışma göstermesinin önemine dikkat çeken Demirci, eğitim camiasının birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesinin, benzer olaylarda eğitim çalışanlarının yalnız bırakılmaması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

“Öğretmenin İtibarı, Eğitimin İtibarıdır!”

Türk Eğitim-Sen olarak öğretmenlerin haklarını, mesleki itibarını ve onurunu korumak için mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Muhtar Demirci, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün bir öğretmenimizin karşı karşıya kaldığı bu durum, yarın başka bir eğitim çalışanımızın da başına gelebilir. Bu nedenle mesele yalnızca bir öğretmenimizin değil, bütün eğitim camiamızın meselesidir. Öğretmenimiz yalnız değildir! Yaşanan sürecin başlangıcından itibaren takipçisi olduk, sonuna kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Öğretmenimizin haklarının korunması için gereken hukuki ve sendikal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Öğretmenlik onurlu bir meslektir. Öğretmenlerimizin itibarı, saygınlığı ve mesleki onuru asla sahipsiz değildir. ÖĞRETMENİN İTİBARI, EĞİTİMİN İTİBARIDIR! ÖĞRETMENİN İTİBARI, MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞININ NAMUSUDUR!”