Antalya’nın Kemer ilçesinde Hazine’ye ait taşınmazların usulsüz yollarla belirli kişi ve çevrelere aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir operasyon gerçekleştirildi. Güncel piyasa değeri yaklaşık 10 milyar TL olarak hesaplanan 80 Hazine taşınmazı mercek altına alınırken, aralarında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarlarının da bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Antalya'nın yanı sıra Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de toplam 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
NE OLDU?
Soruşturmanın merkezinde Antalya'nın Kemer ilçesindeki Hazine taşınmazları bulunuyor.
Savcılık tarafından yürütülen soruşturmada, bazı Hazine arazilerinin mevzuatta öngörülen hak sahipliği, fiili kullanım ve satış şartları oluşmadığı halde belirli kişi ve aile çevrelerine geçirildiği yönünde bulgular elde edildiği belirtildi.
İddialara göre bazı işlemlerde satışa engel hukuki veya fiili durumların yeterince araştırılmadığı, kamuya ait taşınmazların belirli kişilere kazandırılması suretiyle kamunun zarara uğratıldığı ve özel kişilere ekonomik menfaat sağlandığı değerlendiriliyor.
Soruşturma kapsamında incelenen 80 taşınmazın toplam güncel piyasa değerinin yaklaşık 10 milyar TL seviyesinde olduğu açıklandı.
27 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma kapsamında 25 Ağustos 2026'da operasyon için düğmeye basıldı.
Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçelerinin yanı sıra Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de belirlenen 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Operasyonda aralarında:
-
Milli Emlak personelinin,
-
Bir tapu müdürünün,
-
Mevcut ve eski mahalle muhtarlarının,
-
Sivil kişilerin
bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.
Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adli süreç başlayacak.
SORUŞTURMA NASIL DERİNLEŞTİRİLDİ?
Dosyada yalnızca tapu kayıtlarının incelenmediği belirtildi.
Soruşturma kapsamında MASAK ve banka verileri, HTS ve baz kayıtları, tapu hareketleri, bakanlık müfettişliği ve ön inceleme raporları, bilirkişi raporları, taşınmaz satış dosyaları ile teknik ve fiziki takip çalışmaları birlikte değerlendirildi.
Savcılık tarafından yapılan değerlendirmede, elde edilen bulguların olayların birbirinden bağımsız idari hatalar şeklinde açıklanmasını güçleştirdiği; kamu görevlileri ile bazı taşınmazlardan yararlanan kişiler arasında işlem, iletişim, para ve taşınmaz ilişkileri bulunduğunun değerlendirildiği aktarıldı.
HAZİNE ARAZİLERİ NASIL EL DEĞİŞTİRDİ?
Soruşturmanın önemli başlıklarından biri, Hazine taşınmazlarının satışında gerekli şartların yerine getirilip getirilmediği.
Dosyaya yansıyan iddialara göre bazı taşınmazlarda fiili kullanım ve hak sahipliği araştırmalarının gerektiği şekilde yapılmadığı, bazı işlemlerde ise vatandaş beyanlarının esas alındığı yönünde bulgular bulunuyor.
Bu iddiaların, soruşturma kapsamında incelenen telefon görüşmeleri ve diğer delillerle birlikte değerlendirildiği bildirildi.
“KUSURSUZ YANIK BİR YER OLURSA AYARLA” İDDİASI
Soruşturma dosyasına yansıdığı aktarılan bazı telefon görüşmeleri de dikkat çekti.
Bir görüşmede H.Y.'nin “Kusursuz yanık bir yer olursa ayarla bana” dediği, Gökhan K.'nin ise buna karşılık “Ayarlarım” şeklinde yanıt verdiği öne sürüldü.
Soruşturma makamları, bu tür görüşmeleri Hazine taşınmazlarının belirli kişilerin yararına yönlendirilmiş olabileceği iddiası kapsamında değerlendiriyor.
Başka görüşmelerde ise “emanet” ifadesinin geçtiği ve bazı şüpheliler arasında para veya menfaat ilişkisine işaret ettiği değerlendirilen konuşmaların bulunduğu aktarıldı.
Ancak söz konusu telefon görüşmelerinin hukuki anlamı ve suç teşkil edip etmediği, soruşturma ve yargılama sürecinde ortaya çıkacak delillerle belirlenecek.
YAPILANMANIN BAŞINDA KİM VAR?
Soruşturma dosyasındaki mevcut değerlendirmelere göre yapılanmanın Kemer'de görev yapan bir Milli Emlak uzmanının sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği öne sürüldü.
Dosyada, Milli Emlak personelinin taşınmazların tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması ve tescil süreçlerinde; sivil kişilerin ise taşınmazların edinilmesi ve daha sonra aile veya bağlantılı kişiler arasında devredilmesi aşamalarında rol aldığı iddia edildi.
Bu iddialar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil.
10 MİLYAR TL’LİK DEĞER NASIL HESAPLANDI?
Soruşturmanın kamuoyunda en fazla dikkat çeken noktalarından biri de 10 milyar TL'lik ekonomik büyüklük oldu.
İncelemeye alınan toplam 80 Hazine taşınmazının güncel piyasa değerlerinin yaklaşık 10 milyar TL seviyesinde olduğu belirtildi.
Buradaki 10 milyar TL'nin, soruşturmanın ortaya çıkardığı kesinleşmiş kamu zararı anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekiyor. Bu rakam, inceleme kapsamındaki taşınmazların güncel piyasa değerleri üzerinden ifade edilen ekonomik büyüklüğü gösteriyor.
Kamu zararının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı, yürütülen adli ve idari incelemeler sonucunda netleşecek.
ADALET BAKANI GÜRLEK: KAMU GÜCÜ ŞAHSİ MENFAAT ARACI OLAMAZ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada kamu kaynaklarının korunması ve kamu gücünün kişisel çıkar için kullanılmaması konusundaki kararlılığa dikkat çekti.
Gürlek, devletin malının milletin ortak hakkı olduğunu belirterek, kamu görevini kişisel menfaat için kullanan veya Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan kişilerin hukuk önünde hesap vereceğini ifade etti.
Bakan Gürlek ayrıca soruşturmanın, yapılanmanın bütün boyutlarının ve elde edildiği değerlendirilen ekonomik menfaatin kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğünü açıkladı.
SORUŞTURMADA SIRADA NE VAR?
27 şüphelinin gözaltına alınmasıyla birlikte soruşturmanın adli boyutu devam ediyor.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sonrasında savcılığa sevk edilmeleri ve haklarındaki delillerin değerlendirilmesi bekleniyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında:
-
Hazine taşınmazlarının hangi işlemlerle el değiştirdiği,
-
Taşınmazları kimlerin aldığı,
-
Kamu görevlileri ile alıcılar arasındaki bağlantılar,
-
Para transferlerinin kimler arasında gerçekleştiği,
-
Devletin uğradığı öne sürülen zararın miktarı,
-
Taşınmazların daha sonra başka kişilere devredilip devredilmediği
gibi başlıkların daha ayrıntılı şekilde incelenmesi bekleniyor.
HAZİNE ARAZİSİ NEDİR?
Hazine taşınmazları, mülkiyeti Hazine'ye yani devlete ait olan arazi, arsa ve diğer taşınmazları ifade ediyor.
Bu taşınmazların satışı, kiralanması, tahsisi veya başka yollarla değerlendirilmesi belirli yasal kurallara ve idari prosedürlere bağlı.
Dolayısıyla bir Hazine taşınmazının özel kişilere devredilebilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların oluşması gerekiyor. Antalya'daki soruşturmanın temelini de bazı taşınmazlarda bu şartların ihlal edilmiş olabileceği iddiası oluşturuyor.
SORUŞTURMA SÜRÜYOR
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şu aşamada 27 şüpheli gözaltında, 80 Hazine taşınmazı ise inceleme altında.
Yaklaşık 10 milyar TL piyasa değerine sahip olduğu belirtilen taşınmazlarla ilgili soruşturmanın yeni ayrıntılarla genişleyip genişlemeyeceği önümüzdeki günlerde belli olacak.
Önemli not: Gözaltına alınan kişiler hakkındaki suçlamalar soruşturma aşamasındaki iddialardır. Şüphelilerin suçlu olup olmadığı, yapılacak adli işlemler ve yargılama sonucunda kesinleşecektir.
Next





