BAKAN YARDIMCISI ÇELİK: "SOKAKLARDA SAHİPSİZ HAYVAN KALMAYACAK"
İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Afyonkarahisar Belediyesi'nin yeni merkezinin sokak hayvanlarının refahı ve toplum güvenliği için atılmış örnek bir adım olduğunu ifade etti.
Afyonkarahisar Belediyesi, sahipsiz hayvanların yaşam kalitesini yükseltecek ve sağlık ihtiyaçlarına profesyonel çözümler sunacak Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik’in katılımıyla hizmete açıldı.

"MİLLİ İRADE VE HUKUK ÇERÇEVESİNDE HAREKET EDİYORUZ"
Açılış töreninde konuşan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikleri hatırlatarak, “Hepimizin malumu, Hayvanları Koruma Kanunu çerçevesinde yapılan son değişikliklerle, sokaklarda sahipsiz ve güçsüz, güçten düşmüş hayvanların bulunmayacağı, Türkiye Büyük Millet Meclisimiz tarafından, milli irade tarafından tescil edilerek yasa kayıt altına alınmış durumda. Bu çerçevede bizlerin, kamu görevlilerin, belediye başkanlarımızın, bu anlamda kendine kanunen sorumluluk yüklenen kamu görevlilerinin yapması gereken; hem merhameti, hem sevgiyi, hem de sorumluluğu aynı anda ifa ederek bu ortak çözüm noktasını, milli iradenin bizlere emrettiği süreci sonuçları ile birlikte organize etmek. Bu anlamda da ben Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum. Bu, hem kanuni sorumlulukların yerine getirilmesi hem de içinde sevgi ve merhametin sonuçlarının yaşanabileceği bir alan tasarımıyla bize yakışanın, yani doğal yaşam alanları ve barınakların inşa edilerek canlıların huzur içinde, güven içinde kalabileceği aynı zamanda da vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde kalabileceği bir yapının bir taşını, bir merhalesini aşmış olması da bizler açısından çok değerli. Çünkü sonuçları ağır olabiliyor, hepimizin malumu; yaşadığımız süreçler sonucunda sahipsiz hayvanların sokaklarda bulunması, kontrolsüz alanların oluşması, içinde 'sevgi' adı altındaki başka farklı bakış açıları sonucunda popülasyonun giderek çoğalması, hepimizin en canından çok sevdiği hem bireylerin, hem çocuklarımızın, hem gençlerimizin, hem yaşlılarımızın hayatlarıyla ilgili riskler barındırıyordu. Sağ olsunlar, bu anlamdaki belediye başkanlarımız, kaymakamlarımız, valilerimiz, Tarım Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız bu süreci bir perspektif çizerek Meclisin çıkarmış olduğu kanun çerçevesinde sahada hızla uyguluyorlar. Bu bizim bakanlık açısından baktığımız en değerli konu başlıklarından bir tanesi.”

"GÜVENLİ SOKAKLAR VE SAĞLIKLI HAYVANLAR İÇİN ATILMIŞ ÖNEMLİ BİR ADIM"
Bakan Yardımcısı Çelik, bu tür merkezlerin sadece kanuni bir zorunluluk olmadığını, aynı zamanda insan ve hayvan refahını aynı anda koruyan stratejik bir tasarım olduğunu ifade ederek, “Özellikle Sayın İçişleri Bakanlığımız göreve başladığından itibaren, daha önceki bakanımızla beraber başlayan bir süreç var. Sahipsiz hayvanların barınaklarda, doğal yaşam alanlarında kendi yaşam alanları içerisinde daha güvende kalacakları, sevgiyle kalacakları alanlara alınması. Bunun bir parçası biraz önce Sayın Başkanımız da ifade etti. Ülkemizde de büyük bir sorun başlıklarından bir tanesi; sahipsiz hayvanların beslenmesi için mama makineleri ve üretim merkezleri. Ülkemizde 60 tona yakın atık, evsel atık yani bugün kullandığımız biyolojik olarak tabir edildiğimiz sokak hayvanlarında ya da sahipsiz hayvanlarda yiyecek olarak kullanılabilecek atık var. Bunlarla ilgili Tarım Bakanlığımız sağ olsun, bu destek, makine destekleri çıkardı. Bugün neredeyse 30 tona yakın sahipsiz hayvanların kullanabileceği, bu barınaklarda, doğal yaşam alanlarında kullanılabilecekleri mama üretilip neredeyse bedelsiz şekilde, hem Sayın Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ifadesiyle geri dönüşüm şeklinde onların ekonomiye ve topluma kazandırılması şeklinde yürütülen bir sürecin de bir parçası beraber inşa ediliyor.”
Evsel Atıklardan Mama Üretimi ile Ekonomiye Katkı
Merkezin sürdürülebilirlik yönüne değinen Çelik, Türkiye genelinde yürütülen mama üretim projelerine dikkat çekerek, “Bu çerçevede hem farklı anlam yüklenen süreçlerin önüne geçilmiş, engellenmiş oluyor hem de bu canlıların sahipsiz hayvanların sevgiyle, merhametle barındırılması için de onların yaşamlarını devam ettirecek bir şekilde bir süreç işletiliyor. Ülkemizde bu süreç başladığında yaklaşık hedef olarak 1 milyon 226 bin sokak hayvanı hedef sayısı vardı. Bunların bir an önce kanunun emredici hükmü çerçevesinde doğal yaşam alanlarına ve barınaklara alınması hedefi vardı. Çok şükür, bir önceki İçişleri Bakanımız ve Sayın İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla illerde valilerimiz, belediye başkanlarımız bu sürece yoğun bir çaba ve gayret gösteriyorlar. Şu ana kadar tüm illerimizde 1 milyon 100 bin civarında sokak hayvanının barınaklar ve doğal yaşam alanlarına alınma süreci başarıyla tamamlandı ki bu bizler açısından hepimiz açısından çok önemli. Hepinizin malumu, kontrolsüz alanda, içinde tanımlandığı şekliyle sevgi adı altında kontrolsüz bir yapının oluşması; ben Halk Sağlığı Bölümünden mezun oldum, Sağlık Meslek Lisesi mezunuyum. Orada bizdeki en önemli hususlardan biri, bu hususta kanun çerçevesinde halk sağlığının korunmasıydı. Zoonoz dediğimiz hastalıkların en tipik konakçıları sahipsiz hayvanlar üzerinden yayılıyor. Bu, kist hidatik de başta olmak üzere, hepimizin yaşam sağlığını tehlike edebilecek hastalıklar başta olmak üzere birçok konu, kontrolsüzlük hepimizin ve bu canlıların da kendi hayatlarını tehlikeye edecek şekilde yayılmasına vesile kılıyordu. Çok şükür kontrollü alanlarda, biraz önce değerli Belediye Başkanımız ifade etti, bunların kısırlaştırmadan, aşılanma sürelerine kadar her şey kontrol altında olduğu zaman kontrollülük aynı zamanda emeği getiriyor. Emek, hepimizin o çokça kullandığı 'sevgi' kelimesinin de tam da karşılığıdır. Emek ister sevgi. Bir başkasının kapısının önünde belli bir miktar artık yemeği oraya bırakarak oluşan bir süreç değildir; sevgi sahiplenmek, sorumluluk, ortaya çıkaracağı her türlü sonucundan katlanabilmek, vefası, merhameti ve sorumluluğunu ister. Bu süreç, bugün burada bulunduğumuz süreç de tam da bunun karşılığı. Sahipli, sahipsiz hayvanlar için bulunacak bu barınak ve doğal yaşam alanları da sevginin bence tam da karşılığını veriyor. Çünkü burada veterinerler var, bu canlıların süreçlerine ilişkin aşılamadan tutun da birçok şeyi kontrol altında. Mama makineleriyle atık, evsel atıklardan yemekler üretiliyor, mamalar üretiliyor ki toplumsal maliyet azaltılıyor. Velhasılı günün sonunda emekle sevgi bir araya gelip bu alanlarda hem çocuklarımızın güvenliği, sokaklarda yaşlılarımızın güvenliği açısından bir süreç inşa ediliyor; aynı zamanda sevgi ve emeğin bu canlılar açısından da kontrollü bir alan oluşturuluyor. Dolayısıyla ben değerli Belediye Başkanımıza, göstermiş olduğu bu çift yönlü, hem sokaklarımızın güvende kalması hem bu canlıların güvende ve huzur içinde kalmaları için göstermiş olduğu emek karşılığında teşekkür ediyorum.”

“Hedefimiz can dostlarımız için Yüzde 100 Kontrollü Yaşam Alanları”
Türkiye genelindeki güncel rakamlara değinen Bakan Yardımcısı Çelik, hedeflenen 1 milyon 226 bin sokak hayvanı kapasitesinin büyük bir kısmına ulaşıldığını belirterek, “Bütün Belediye Başkanlarımıza buradan sizler aracılığıyla ifade etmek istiyorum. Sahipsiz hayvanların bulunması gerektiği yerler malumunuz kanunda çok açık gibi sokaklar değil barınaklar ve doğal yaşam alanları. Bir an önce inşallah kalan kısımları da bizler bunun takipçisiyiz. Çünkü ortaya çıkardığı sonuçların vehametini kamuoyunda hepimiz yakinen takip ediyoruz. Hiçbirimiz bu sonuçların bir evladımızın, bir abimizin, büyüğümüzün, amcamızın, yakınımızın başına gelmesini arzu etmiyoruz. Dolayısıyla bunların bir an önce bu sevgi dolu, güzel mekanlarda alınıp burada barındırmalarının sağlanması, sokaklarımızın da çocuklarımız başta olmak üzere toplumumuzun her ferdinin güvende ve huzur içinde hareket ettiği alanlara dönüşmesi çok şükür ki bugün Sayın Bakanımız da bu rakamı açıkladı. Yaklaşık yüzde 88-89 bandında hedeflenen sayının büyük bir kısmı toplandı. Kalan kısımlar da belli alanlarda, onlar da hem Sayın Valilerimiz hem de değerli Belediye Başkanlarımız bu süreci yönetiyorlar. Ben hem Valilerimize hem Belediye Başkanlarımıza özelinde de değerli Afyon Belediye Başkanımız Burcu Hanımefendiye teşekkür ediyorum emekleri ve sevgisinden dolayı. Allah kolaylaştırsın işlerini. İnşallah bir kötülükten, beladan muhafaza etsin hem evlatlarımızı, hem çocuklarımızı, hem Afyon başta olmak üzere ülkemizi. Emeği geçen, çalışan, bundan sonra da emek sağlayacak, çalışacak ve merhameti ve sevgiyi büyütecek her değerli belediye çalışanına, Afyonlu hemşehrimize de saygılarımı sunuyorum. Nazik davetleri için de tekrardan teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun efendim.”
Next





