Siyaset

Mangalda yakılan silah tiyatrolarıyla algı yapılıyor!..

Hakan Şeref Olgun, iktidarın son dönemde artan hamasi söylemlerine ve yönetim anlayışına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, iktidarın son dönemde artan hamasi söylemlerine ve yönetim anlayışına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin derinleşen ekonomik kriz, adalet sorunu ve liyakat çöküşüyle karşı karşıya olduğunu belirten Olgun, “Köşeye sıkışınca vatan-millet naraları atarak gerçekleri örttüğünüz dönem artık sona ermiştir” dedi.

Olgun açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Bugün Türkiye’de milletin yaşadığı gerçek gündem ile iktidarın anlattığı masallar arasında uçurum vardır. Vatandaş geçim derdiyle mücadele ederken, siz hâlâ algı operasyonlarıyla siyaset üretmeye çalışıyorsunuz.

Emekli ay sonunu getiremiyor, asgari ücretli her geçen gün daha da yoksullaşıyor, gençler umutlarını başka ülkelerde arıyor, esnaf kepenk kapatmamak için direniyor. Milletin mutfağında yangın büyürken siz çıkıp hamasetle gündem değiştirmeye çalışıyorsunuz.

İktidarın devlet imkanlarını millet adına kullanmak yerine siyasi propaganda düzeninin parçası haline getirdiğini ifade eden Olgun, vatandaşın alın teriyle oluşan kaynakların hoyratça tüketildiğini söyledi.

Milletin vergileriyle doldurulan kasayı sanki şahsi servetinizmiş gibi ‘müjde’ diye açıklıyorsunuz” diyen Olgun, “Oysa vatandaş artık neyin hizmet, neyin siyasi şov olduğunu ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Çünkü vatandaş marketteki fiyatı da görüyor, cebindeki paranın her geçen gün nasıl eridiğini de yaşıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomide yaşanan çöküşün yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını kaydeden Olgun, bu anlayışın devlet kurumlarında da ciddi bir çürüme yarattığını belirtti. Bugün kamuda liyakat tasfiye edilmiş, sadakat düzeni hakim kılınmıştır” diyen Olgun, şöyle devam etti:

Başta sağlık kurumları olmak üzere birçok kamu kurumunda mobbing iddiaları, yönetim krizleri ve skandallar artık sıradan hale gelmiştir. Devlet kurumları millet adına hizmet üreten yapılar olmaktan çıkarılıp belirli çevrelerin güç alanına dönüştürülmüştür. İşte tam da bu yüzden vatandaş devlete güven duymakta zorlanıyor. Çünkü adaletin olmadığı yerde güven de olmaz, liyakatin olmadığı yerde kalkınma da olmaz.

Afyonkarahisar’ın yıllardır verilen büyük vaatlere rağmen hak ettiği noktaya taşınamadığını vurgulayan Olgun, şehirde üretim gücünün giderek zayıfladığına dikkat çekti.

Afyonkarahisar’a şahlanış vaat edenler bugün ortaya çıkan tabloyu millete açıklayamıyor” ifadelerini kullanan Olgun, “Kapanan fabrikalar, elimizden alınan kurumlar, giden PTT Başmüdürlüğü ve her geçen gün gerileyen ekonomik göstergeler ortadadır. Ege Bölgesi ihracat sıralamasında dahi gerileyen bir şehir gerçeğiyle karşı karşıyayız. Buna rağmen hâlâ hamasetle siyaset yapmaya çalışıyorlar” dedi.

Terörle mücadele ve DEM Parti üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara da değinen Olgun, iktidarın geçmiş söylemleriyle bugünkü tutumu arasındaki çelişkiye dikkat çekti.

Dün meydan meydan dolaşıp en sert söylemleri kullananlar, bugün milletin karşısına çıkıp izah edemedikleri süreçler karşısında sessizliğe bürünmüştür” diyen Olgun, şu ifadeleri kullandı:

Yaklaşık bir buçuk yıldır memleketin gözünün içine baka baka konuşmaktan imtina ettiğiniz bir gerçek var. Dün meydan meydan dolaşıp ‘pazarlık yok’ diye haykıranlar, bugün yol arkadaşınız DEM ve onun uzantısı terör yapıları konusunda tek bir net cümle kuramıyor.

Mangalda yakılan silah tiyatrolarıyla millete algı yönetimi yaptınız. ‘Silah bırakılıyor’ dediniz, ‘bitiyor’ dediniz. Fakat bırakın tasfiyeyi; bugün kabuk değiştirip kendilerine yeni isim güzellemeleri yapılan bir sürecin sessiz tanıkları haline geldiniz."

Muhalefetin görevinin millet adına denetlemek ve hesap sormak olduğunu vurgulayan Olgun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

Biz; tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimlere yedirdiğinizi, milletin kaynaklarını hangi anlayışla tükettiğinizi, devlet kurumlarını nasıl liyakatsizliğe teslim ettiğinizi sormaya devam edeceğiz. Cevap veremeyip üslup bozanlara da aynı kararlılıkla, siyaset ciddiyetinden taviz vermeden karşılık vermeyi sürdüreceğiz. Çünkü bizim mücadelemiz şahıslarla değil; milletin geleceğini karartan anlayışladır. Bu ülkenin her karışı bizim için kıymetlidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin birliği, milletimizin huzuru ve memleketimizin menfaatleri uğruna sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz”